Aşağıdaki bilançodan memnunsanız 10 Ağustos’ta sandığa gitmeyin!


Dostlar,

Emre hocanın yazısında sorduğu sorulara yanıtlarınız var mı??
Bu tablonun sürdürülmesi olanaklı mı?
Kişisel olarak katlanmak bir yana, ülke nereye sürükleniyor?
Bu karabasandan (kabustan) kurtulmak asıl sorun değil mi?
O zaman ayrıntıları, çekinceleri bir yana koyup, asıl sorunun çözümüne odaklanmak ve bu ağır tablonun yaratıcısından kurtulmak yakıcı bir öncelik olmuyor mu??

O halde;

– 10 Ağustos’ta mutlaka oy kullanalım
– Oyumuzu boş ya da geçersiz atmayalım
– RTE karşısında kazanma olasılığı olan tek adayda birleşelim..
Sevgi ve saygıyla
8.8.2014, Amasya

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

================================================

Aşağıdaki bilançodan memnunsanız 10 Ağustos’ta sandığa gitmeyin!

portresi_resmi

Emre KONGAR
Cumhuriyet, 8.8.14

1) İktidar uğruna, insan yaşamının hiçe sayılması: 

Başbakan’ın emriyle yapılan polis müdahalesi sonunda öldürülen gençler…
Haksızlık ve hukuksuzluk sonucu, hapiste veya dışarda, ölen ve intihar edenler…
İşyerlerinde her türlü kaza, inşaatlarda, tersanelerde, madenlerde yüzlerce işçinin yaşamını yitirmesi.

2) İktidar uğruna, ayaklar altına alınan,
 paramparça edilen hukuk ve adalet:

Özel yetkili mahkemelerin kurulması, kaldırılması, yeni mahkemeler kurulması…
Hallaç pamuğu gibi atılan yargıç ve savcılar, tasfiyeler ve yandaş atamalar…
KCK ve Silivri davaları…
Haksız ve hukuksuz olarak yıllarca hapis yatanlar…
Parasız eğitim pankartı açtıkları için terör örgütü üyeliğinden içeri atılan, yaşamı karartılan gençler…
Üstü örtülen uluslararası ve ulusal çaptaki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları…
Bu soruşturmaları yapanların görevden alınması ve cezalandırılması.

3) Temel hak ve özgürlüklerin
 sınırlanması ve kısıtlanması:

Herkesin her an, her yerde dinlenmesi, izlenmesi, kayda alınması, bunların doğrudan veya montajlanarak kötüye kullanılması…
Medya ve ifade özgürlüğünün çeşitli gerekçelerle sınırlandırılması ve kısıtlanması, muhaliflerin ve özgür medyanın hukuksuz baskılarla, cezalarla, satın alınarak susturulması, insanların hapse atılması…
Bilim ve sanatın ipotek altına alınışı, üniversitelerin susturuluşu.

4) Toplumun düşman kamplara
 bölünmesi, nefret söyleminin
yaygınlaştırılması: 

Muhalif görüşte olanların “milli irade” dışında sayılması, yandaşların gözünde düşmanlaştırılması…
Çeşitli kesimlere ve özellikle azınlıklara karşı kullanılan nefret söyleminin olağan hale getirilmesi.

5) Adam kayırmanın, doğa, tarih ve kent yağmasının doruğa tırmanması: 

Maddeleri yüzlerce kez değiştirilen ihale yasası, Sayıştay denetiminin sınırlanması
ve kısıtlanması…
İhaleler yoluyla zenginleştirilen aile ve yandaşlar…
Kentlerin yaşanamaz hale gelişi, tahrip edilen doğa ve tarih…
Kayrılan yandaşların ve ailenin medya patronu yapılması…
Evlerdeki kasalar, ayakkabı kutuları, az bulunduğu için reddedilen milyonlarca Dolar rüşvet.

6) Ekonomide, artan gelir adaletsizliği,
 zenginin daha zengin,
yoksulun daha 
yoksul yapılması, katlanarak büyüyen iç ve dış borçlar. 


7) Dış politikada, mezhep çizgisi, radikal
 İslamcı katillere ve teröristlere destek, ülkenin sınır güvenliğinin kalmayışı, yalnızlaşma, itibarsızlaşma, ciddiye alınmama ve tam bir başarısızlık.  

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir