Zekâ kavramı

Zekâ kavramı

Portresi_gulumseyen

 

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

 

 

Değerli arkadaşlar,

Zekâ kavramı, üzerinde tam anlaşılmamış, tartışmalı bir konudur; ama bir o kadar da ilginç olanı Zekâ testleridir. Üniversiteler (Psikoloji bölümleri) ve bir çok sosyal araştırma  kurumları bireysel Zeka (IQ) testleri yaparlar; hatta Ülke genellemesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.
Bir toplumda ortalaması 100 olarak alın IQ değerinin dağılımı aşağıdaki şekilde (çan eğrisi)gösterildiği gibidir. 


IQ değeri 85-115 arasında kalan %68’lik kesim (AS: toplumda 3 kişiden 2’si) NORMAL
 olarak kabul edilir. Örneğin, IQ değeri 140 olan bir kişi %2’lik
üst dilimde demektir.
 
***

EU-Times Gazetesinde yayınlanan bir araştırmaya göre Ülkelerin ortalama Zekâ indeksleri (IQ Değerleri) aşağıdaki haritada ve Tabloda gösterilmektedir.

Türkiye ortalaması ne yazık ki 10 puvan düşük…

Dünya genelinde Zeka, sanki Doğuya ve Kuzeye doğru gittikçe gelişim gösteriyor gibi… Dünyanın Süper zeki Ülkeleri Japonya, Kore ve Çin. 

 Kore 106
 Japonya 105
 Çin 105
 Moğolistan 102
 İtalya 102
   İsviçre 101
 Avusturya 100
 Hollanda 100
 Norveç 100
 İngiltere 100
 Almanya 99
 Belçika 99
 Kanada 99
 Finlandiya 99
 Polonya 99
 İsveç 99
 Avustralya 98
 Danimarka 98
 Fransa 98
 Macaristan 98
 İspanya 98
 ABD 98
 Belarus 97
 Rusya 97
 Ukrayna 97
  İsrail 95
 Portekiz 95
 Ermenistan 94
 Gürcistan 94
 Kazakistan 94
 Romanya 94
 Vietnam 94
 Arjantin 93
 Bulgaristan 93
 Yunanistan 92
 Malezya 92
 İrlanda 92
 Meksika 90
 Türkiye 90
 Kırgızistan 90
 Azerbaycan 87
 Türkmenistan 87
 Özbekistan 87
 Irak 87
 Brezilya 87
 İndonezya 87
 Filipinler 86
 Küba 85
 Peru 85
 Kolombiya 84
 Pakistan 84
 Iran 84
 S.Arabistan 84
 Hindistan 82
 Bangladeş 82
 Mısır 81
 Kenya 72
 G. Afrika 72
 Habeşistan 64
 Kongo 64
 
 
***
 
52 Bilim adamının üzerinde uzlaştıkları Zekâ tanımı:

A very general mental capability that, among other things, involves the ability to reason, plan, solve problems, think abstractly, comprehend complex ideas, learn quickly and learn from experience. It is not merely book learning, a narrow academic skill, or test-taking smarts. Rather, it reflects a broader and deeper capability for comprehending our surroundings “catching on,” “making sense” of things, or “figuring out” what to do.
 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Zekâ kavramı” üzerine 3 yorum

  1. Sevgili Saltık,

    Zeka sıralamasında en yukarıda olan ülkelerin pirinç tüketen Ülkeler oluşu dikkat çekici… Alttakiler buğday tüketenler.
    Ben bu zihinsel yeteneğin beslenme ve eğitim (kültür) etkili,
    ama ağırlıklı olarak ‘genetik’ olduğunu düşünüyorum.

    Not:Zeka tanımının Türkçe çevirisini de verseydin iyi olurdu. æ

    1. Pirinç tüketen uzak doğu Ülkeleri pirincin yanında balık ve her tür deniz ürünü ve soya yiyorlar, keramet balık proteini, yağı ve fosforda…

  2. Değerli hocam,

    Kuşkusuz zeka ediniminde kalıtımın payı büyük.
    Oran vermek olanaksız.
    Ancak eğitim – çevre – kültür – yetiştirilme biçimi – uyaran varsıllığı da hatırı sayılır pay sahibi.

    Son zamanlarda Daniel Goleman’ın öncülük ettiği “çoklu zeka” kuramı kabul gördü. 8 ayrı zeka alanı tanımlanıyor. Hele kişinin bu alanlardan hangisi / hangilerinde yetkin olduğu (buraya dek kalıtsal) yerinde saptanabilirse, o alanda ustaca eğitimle hem IQ’yu çok yukarılara çıkarmak olanaklı hem somut başarıları.

    Tek yumurta ikizlerinin eş (identik) kalıtsal yeti (potansiyel) taşıdığını biliyoruz.
    Bu bağlamda yapılan deneylerden birinde, bu ikizlerden birine bebek iken beşiğinde bir yabancı dilde (sanırım Romence idi?) müzik ve konuşmalar dinletiliyor her gün belli bir süre. Ötekine bu işlem yapılmıyor (kontrol bireyi).

    18 yaşlarına dek benzer ortamlarda büyüyorlar. Sonra ikisine de bu yabancı dilin öğretilmesine başlanıyor. Bebek iken dinleme yaptırılan ikiz, öbürünü belirgin olarak aşıyor..

    ****

    Beslenmeye gelince; pirinç kabuğu ile buğday kabuğunun besin ögeleri içeriği (nutrient) bakımından birbirlerine üstünlüklerini okumadım. Anadolu insanının da bulgur pilavı + kuru soğan + ayran bileşimi eşsiz bir dengeli beslenme örneği.

    Elbette konuyu ırklar – etnisite ekseninde tartışmak bilim dışıdır.

    Anne karnına düşmeden önce annenin beslenme sorunları – açıklarının giderilmesi gerekiyor (başta Folik asit, Fe, Vit D, Ca). Gebelik boyunca ve emzirme döneminde de özenle sürdürülerek.

    Yeterli – dengeli beslenme, spor, güneş, varsıl uyaranlar içeren bir aile ve toplum çevresi ve ustaca eğitim.. Doğanın armağanını işleyerek en üste çıkarmanın bugün için bildiğimiz yolları..

    Beyin araştırmaları mikro-elektronikle birlikte ilerledikçe hem zekamız gelişecek hem de onun öncelikle bellek olmak üzere kimi ögelerine gereksinimimiz azalacak. Öğrenmede de öyle.. Kimi bilgiler ve bilişsel (cognitive) beceriler merkez sinir sistemine bir biçimde kolayca yüklenebilecek!..

    Sorun us yürütmede (reasoning) ve sorun çözmede (problem solving) ve de son olarak yaratıcı eylemde.. (creative action)..

    Bu 3’ü için sanırım Doğa’nın cömertliğine daha epey süre gerek duyacağız.

    Dileriz çevresel kirlilik başta, olumsuz mutasyonlar bu bağlamda Evrim’in önünü kesmesin ve insan zekası Evrilerek daha da yetkinleşsin; içine battığı çamurlardan kendini sıyırabilsin..

    Elbette bu süreçte yolumuzu aydınlatacak temel olgu, a priori, ERDEM (virtue) olacak..

    Ve de Büyük Atatürk’ün her geçen gün doğrulanan önermesi :

    * Yaşamda en gerçek yol göstericinin
    US ve BİLİM (Bilimsel usçuluk) oluşu..

    Sevgi ve saygıyla
    30.7.2014, Kozlar Yaylası (Mut / Mersin)

    Dr. Ahmet SALTIK
    http://www.ahmetsaltik.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir