GELECEĞİMİZİ HIRSIZLAR MI KURACAK??


Dostlar
,

Sn. Rifat Serdaroğlu bu yazısında çooook haklı olarak çok sert..
Kalemine sağlık..

Sevgi ve saygı ile.
21 Temmuz 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

=======================================

GELECEĞİMİZİ HIRSIZLAR MI KURACAK??

portresi3

 

 

Rıfat Serdaroğlu

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına talip (AS: istekli) olan bir siyasetçide aranması ve mutlaka bulunması gereken vasıflar (AS: nitelikler) şunlardır :

-Namuslu olacak,
-Gerçek Demokrat olacak,
-Bilgili ve öğrenmeye açık olacak.
-İçeceği Ant’a sadık kalacak.

Bir siyasetçide bunlar varsa onu sıkı tutacaksınız ki, hırsızlar adamı ürkütüp kaçırmasınlar. Fakat bunlar yoksa Anadolu deyimiyle, bu kişiden dinlenip-dinlenip uzağa kaçacaksınız. Kendinize gelince yine kaçacaksınız, yorulunca dinlenip-dinlenip yine kaçacaksınız.
(Asla oy vermeyeceksiniz!)


Dün, oldukça kalabalık bir sohbete katıldık.

Ben olanak olduğunca dinlemede kalmaya çabaladım.
Eğitimli ve yönetici konumunda olan biri;

“Tamam adam ve çevresi için ‘Hırsız’ diyorlar ama bunun gibi çalışanı şimdiye dek gelmedi.” dedi.


Bir spor dalında Milli Takım düzeyine dek çıkmış olan biri;

“Tamam çalıyorlar ama eskiler çalmıyor muydu? Böyle gelmiş böyle gider, kardeşim.” diye konuştu.
Tuzu kuru, yılın yarısını yurt dışında geçiren biri ise;
“Ne uğraşıyorlar kardeşim, verin güneydoğuyu kurtulalım yahu!” diye saçmaladı.
Eee insan sabır taşı olsa tam da orta yerinden çat diye çatlar!

Onlara şunları söyledim :


-Geçmiş siyasetçilerden yolsuzluğa bulaşmış kişiler olabilir. Bugün eski siyasetçilerin hiçbirinin dokunulmazlıkları yok. Bu konularda bir şey bilen namuslu-haysiyetli insanların dedikodu yerine bildiklerini Cumhuriyet Savcılarına iletmeleri gerekir.

Geçmişte niçin yolsuzluklar karşısında sustunuz? Geçmişte susan adam, şimdi yapılan hırsızlıkları görmezden geliyorsa, o da ortak demektir.

Geçmişte yolsuzluk yapılması, bugün için de yolsuzluk yapılmasını haklı kılar mı?

Bu mantıkla yürürsek, ileride iktidar olacaklar şunu demeye hak kazanmış olmazlar mı?
“Bizden öncekiler çalıyordu, onlardan öncekiler de çalıyormuş, eee biz niçin çalmayalım? Demek ki böyle gelmiş, böyle gidecek…”

Böyle yapılırsa, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini hırsızlara mı kurduracağız?
Böyle bir rejim, böyle bir devlet yaşayabilir mi?


“Çalıyormuş ama çok çalışıyormuş.” Lanet olsun, böyle bir anlayışa.
Böylesi bir anlayış çürümenin, çöküntünün başlangıcıdır.


Eğer bir ülke, baştakilerin çalmasına rıza gösteriyorsa, kime “namuslu kal” diyebilirsiniz? Böyle bir toplum, sosyal barışı sağlayıp huzur ve dayanışma içinde yaşayabilir mi?

Gücü yetenin zayıfı-yoksulu ezdiği, eline olanak geçirenin devleti-milleti soyduğu bir düzen nasıl devam eder?

“Verelim kurtulalım” diyen oğlaklara gelince;


Neyi veriyorsunuz? Kimin malını kime veriyorsunuz. Bu cennet vatan yalnızca bizim mi? Biz bu vatanı, önceki kuşaklardan emanet olarak almadık mı?

Bir kez vermeye kalktınız mı, arkasının gelmeyeceğini mi zannediyorsunuz?
Vatan denen kutsalın bir hava gibi, su gibi, ekmek gibi aziz olduğunu bilmeyen zavallılar, Suriye’den, Ortadoğu’nun despot idarelerinden kaçanların sefil hallerini görmüyorlar mı?
Kim çocuklarının, torunlarının böylesine sefil bir yaşam sürmesini ister ki?

*****

Değerli Okurlar,

Sonucu ne olursa olsun, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçimleri hırsızlık-dini istismar-insanları aldatma-yalan söyleme düzeni olarak tarihe geçen
“Badem Düzeni
nin” sonu olacaktır.

Gelecek iktidarın en önemli görevi, halktaki “gelen çalıyor, giden çalıyor” algısını yıkmak olmalıdır. 
Çıkarılacak tek maddelik bir yasayla, “Her türlü zamanaşımının dışında olmak üzere, şimdiye dek görev yapan tüm siyasetçilere, bürokratlara ve medya patronlarına, “NEREDEN BULDUN?” diye sorulacak bir yasal zorunluk getirilmelidir.
Kim devletin-milletin tek kuruşunu yediyse, burnundan fitil-fitil getirilmeli ve sonuç milletle paylaşılmalıdır.

Hem çalacaksın, hem çalmaya göz yumacaksın, hem çaldıracaksın sonra da o haram parayla milleti ezip, “Ben Müslüman’ım” (!?) diyeceksin.


De si..ir git lo.
Cehenneme kadar yolun var…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir