SUSUZLUK KAPIMIZDA! HASTALIKLAR ve DERTLER DE…

Istanbul_Tabip_Odasi_logosu

SUSUZLUK KAPIMIZDA! HASTALIKLAR ve DERTLER DE…

SU KESİNTİLERİ ile BİRLİKTE TOPLUMU BEKLEYEN TEHLİKE ve

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

 

 

 

Başta İstanbul olmak üzere ülkemizin pek çok bölgesinde gündeme gelen susuzluk tehlikesi sağlık açısından birçok olumsuz sonuca yol açabilecek tehdit ve tehlikeleri birlikte getirmektedir. Sağlıklı olmanın en temel koşullarından biri
yeterli ve güvenli su” sağlanmasıdır. İçme ve kullanma suyunun
yeterli ve güvenli olmaması durumunda, kimisi oldukça tehlikeli olan
çok sayıda hastalık görülebilmektedir.

Barajlardaki, su toplama havzalarındaki ve su kaynaklarındaki kötü kullanım ve endüstriyel Kirlenme, yeterli yağış olmaması gibi mevsimsel nedenlerle de birleştiğinde kullanılabilir, güvenli, yeterli içme ve kullanma suyu sağlanmasında toplum sağlığını olumsuz etkileyebilecek önemli sorunlara yol açmaktadır. Sürecin saydam, bilimsel, akademik-demokratik ve toplumsal çevrelerle eşgüdümlü yönetil(e)memesi, gerekli ve yeterli kamusal ve bireysel önlemlerin zamanında alınamaması, önceki yıllarda olduğu gibi bir yandan vatandaşlarımızda bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere endüstriyel kirlilik kaynaklı, kimyasal ve ağır metallerden kökenli sağlık sorunların oluşabileceğine ilişkin ciddi endişelere neden olurken, öte yandan spekülatif ve manüplatif
ticari faaliyetler için uygun bir ortam oluşturmaktadır.

Karşılaşacağımız sorunları 6 aşamalı olarak değerlendirebiliriz :

  1. Kaynakta kirlilik. Evsel atıklar, tarımsal atıklar (gübre ve tarım ilaçları) endüstriyel atıklar (kimyasallar, ağır materyaller vb.), araçlardan kaynaklı kirlilik,
  1. Su biriktirme alanlarındaki sorunlar. Baraj ve göletlerin su toplama havzalarının yerleşime ve endüstriyel faaliyetlere açılması, (aşırı yapılaşma ve doğanın, ormanların tahrip edilmesi yeraltı ve yüzeysel su miktarında azalma ve kirliliğe neden olmaktadır.)
  1. Arıtma işlemlerinden kaynaklı sorunlar (arıtma sistemleri, kapasiteleri.
    Ağır metaller, kimyasallar tam olarak arıtılabiliyor mu, klorlama eksik
    ya da fazla mı vb.)
  1. Dağıtım şebekesi ile ilgili sorunlar (dağıtım şebekelerinin içinden ve dışarıdan kaynaklı sorunlar. Kanalizasyon sistemi ile ilgili sorunlar (kesintiler, arıza gibi durumlarda sızdırmazlık, negatif basınç vb.)

5. Bireysel kullanıcılardan kaynaklı sorunlar (evlerdeki depolardan kaynaklanan sorunlar, zamanında ve yeterli temizlik, uzun süreli bekletmeler vb.)

  1. Denetimli ya da denetimsiz kişisel su sağlayıcılarından kaynaklı sorunlar
    (tanker, damacana vb.)
    İstanbul’daki baraj doluluk oranlarının % 20’lere düşmüş olması, yakın gelecekte planlı-plansız su kesintilerinin gündeme gelmesine neden olacaktır.
    Bugüne dek alındığı ifade edilen önlemlerin sorunun çözümünde yeterli hatta etkili olmadığı dikkate alındığında, sorunun çözümünde acil ve toplumca benimsenebilecek ve uygulanabilecek önlemlerin alınabilmesi için katkıda bulunabilecek tüm kişi ve kurumlara görev düşmektedir.

Alınacak önlemler ve dikkat edilecek noktalar
aşağıdaki başlıklarda sıralanabilir  :

  1. Su kesintilerinde temel strateji, “kesinti yapmak zorunda kalmamak” olmalıdır.
    Bu açıdan hazırlıklılık en önemli konudur. Su kesintisine yol açabilecek olası durumlar (kuraklık, olağandışı durumlar, afetler vb.) öngörülerek hazırlık ve
    acil su yönetimi planları yapılmalıdır.

Bu planlar halkın katılımıyla hazırlanmalı ve güncellenmelidir.

  1. Alınacak önlemler kesinti öncesi, kesinti sırası ve kesinti sonrası olmak üzere
    3 başlıkta belirlenmelidir.
  1. Hazırlık planlarında yerleşim yerlerinde olası sorunlara karşı yedek su kaynakları ve gerektiğinde kullanımı ile ilgili yapılacaklar da yer almalıdır.
    Bu noktada unutulmaması gereken konu, yedek su kaynaklarının da
    “içilebilir” nitelikte olmasıdır.
    Bu açıdan kaynaklar dikkatle incelenmeli ve analiz edilmelidir.
  1. Suyun yeterli olmaması kişisel temizliği, ortam temizliğini, malzeme temizliğini, gıda hijyenini olumsuz etkiler ve bulaşıcı hastalık riski doğurur. Özellikle toplu bulunulan alanlarda bu risk çok daha yüksektir ve salgınlar ortaya çıkabilir!
  1. Su kesintilerinde kesintinin boyut ve yaygınlığına göre aşamalı bir plan
    devreye sokulmalıdır. Güvenli su kaynakları kullanıma sokulmalı,
    toplumla iyi bir iletişim kurulmalıdır. Kaynağı bilinmeyen suların
    (su tankerleri, kuyu suyu vb.) kullanımı konusunda duyarlı olunmalı gerekirse kullanımları önlenmeli ve bu amaçla iyi bir denetim sistemi kurulmalıdır.
  1. Kesintiler sonrası suyun dezenfeksiyonu sağlanmalı suda 0.5 mg/Lt serbest klor bulunacak biçimde sular klorlanmalıdır. Kesinti sırasında kullanılacak suların da dezenfeksiyonu gereklidir. Bu amaçla topluma sunulacak yedek su kaynakları dezenfekte edilerek kullanıma sunulmalı,
    bireysel klorlama konusunda eğitim yapılmalıdır.
  1. Kesintiler sırasında gereksinimden çok su depolamak çeşitli sorunlara
    yol açabilmektedir. Depolama amacıyla kullanılan araç-gerecin temizliği,
    suyu kirletme riski göz önüne alınmalıdır. Bu açıdan bireysel düzeyde alınacak önlemler konusunda toplumla iyi iletişim sağlanarak aralıklı olarak duyurulmalıdır.
  1. Başta sağlık kurumları olmak üzere okullar, bakımevleri, huzurevleri gibi kurumlarda Özel önlemler alınmalıdır.
  1. Tüm bu vb. önlemlerin etkili olabilmesi için kamuoyu karşısında güven verici,
    açık ve denetlenebilir çabalara ve işbirliğine ivedilikle gereksinim vardır.

TTB ve İstanbul Tabip Odası olarak kamuoyunu bilgilendirmeye,

etkili önlemlerin alınması için tüm örgütlerle ve vatandaşlarımızla birlikte konuyu izlemeye, önerilerimizi iletmeye devam edeceğiz.

Daha büyük felaketlerle karşılaşmak istemiyorsak, doğayı kirleten ve tüketen,
Yaşamlarımızı ve geleceğimizi yok eden, tüketim çılgınlığına dönüşen, her düzeyde eşitsizliği, adaletsizliği, yoksulluğu ve yoksunluğu büyüten
hastalıklı kapitalist yaşam tarzına ve politikalarına itiraz etmeliyiz.
Çevrenin, doğal kaynaklarımızın ve insan emeğinin üretim ve tüketim süreçlerinde ekolojik ve ekonomik kullanımı, sağlıklı ve güvenli bir çevrenin oluşturulması, korunması, doğaya ve insana saygılı bir yaşam biçimin geliştirilmesi için
hep birlikte mücadele etmeliyiz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ İSTANBUL TABİP ODASI (17.7.14)

*******************

Dostlar,

Sonunda alarm zilleri çalmaya başladı..
Çevre ve Şehircilik Bakanı kezlerce A, B,C.. planları olduğunu kamuoyuna duyurdu.
Ancak bu güne dek nedense bir açıklama duymadık..
Artık o an geldi çattı.. Sorumlu Bakanlık tüm seçenekleri halka açmalıdır.
ÖNLEMLER İVEDİ DURUMA GELMİŞTİR.. Yumurta kapıya dayanmıştır.

Toplum sağlığı ve yaşamı çok ciddi sorunlarla yüz yüze kalabilecektir.
Politik ve yönetsel sorumluluk çok ağırdır.

Bu sitede uzun zamandan beri konuya ilişkin kezlerce uyarı yapılmış ve
öneriler sunulmuştur.. Yalnızca 2 yazı aşağıdadır..

KURAKLIK KIRMIZI ALARM VERİYOR, YÖNETİCİLER AYRIMINDA MI??

(http://ahmetsaltik.net/2014/03/23/kuraklik-kirmizi-alarm-veriyor-yoneticiler-ayriminda-mi/, 23 Mart 2014)

AKP’yi KURAKLIK BİTİRECEK!
(http://ahmetsaltik.net/2014/03/25/akpyi-kuraklik-bitirecek/, 25.3.14)

Bizi, bir HALK – TOPLUM SAĞLIĞI UZMANI
hekim, öğretim üyesi olarak bu güne dek hiçbir yetkili aramamştır.

Hükümeti ve İstanbul Belediyesini – Valiliğini
ivedi olarak eylem planlarını açıklamaya çağırıyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
19.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir