BU AİLEYİ ÇANKAYA’ya GÖNDERMEMİZİ KOŞULLAR ZORUNLU KILIYOR..

Dostlar,

İnternette dolaşan ve bize de ulaşan bir ileti aşağıda..

Sevgi ve saygı ile.
19.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===============================

 

BU AİLEYİ ÇANKAYA’ya GÖNDERMEMİZİ
KOŞULLAR ZORUNLU KILIYOR..


Fotoğraftaki bu değerli insanların…;  Modern…Laik…Kültürlü… Tahsilli…Görgülü…Varlıklı…Dürüst…

Ve inançlı bir Türk Ailesi olduğuna inanıyorum… İçinde bulunduğumuz koşullar ve Ekmel Bey’in alternatifleri…
BU AİLEYİ ÇANKAYA’ya GÖNDERMEMİZİ ZORUNLU KILIYOR…
Her görüşe saygılıyım… Ama bu benim görüşüm ve burası benim sayfam…
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, eşi Füsun İhsanoğlu, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. Ailenin en büyük oğlu Tuğrul İhsanoğlu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Boston Üniversitesi’nde banka ve finans masterı yaptı, yurt dışında yaşıyor.
Ortanca oğul Aziz İhsanoğlu, Northwestern Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra INSEAD’da işletme masterı yaptı. İstanbul’da yaşayan Aziz İhsanoğlu, finansal danışmanlık yapıyor.
En küçük oğul Orhan İhsanoğlu,

University of Warwick’de Foundation’dan ardından da University of Kent İletişim Fakultesi’nden mezun oldu. Şu anda uluslararası ticaret alanında faaliyet gösteriyor.
Ailenin tek gelini, Aziz İhsanoğlu’nun eşi Başak İhsanoğlu ise Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, New York Üniversitesi fikri mülkiyet hukuku sertifika programını ve Yale Üniversitesi ticaret hukuku programını tamamladı. İstanbul’da özel bir hukuk bürosunda çalışıyor.”

 

10_Agustos'ta_tatile_cikarsan..

 

esiyle

 

ailesiyle1

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“BU AİLEYİ ÇANKAYA’ya GÖNDERMEMİZİ KOŞULLAR ZORUNLU KILIYOR..” üzerine 8 yorum

  1. Sayın Hocam,

    İlk günkü tepkim saklı kalmak kaydıyla sizinle aynı görüşteyim.
    Umarım bu seçimde hezimet olmaz.
    Yerel seçimlerde sandık görevlisiydim, maalesef sandık güvenliği yok.
    Yurttaşlık görevimi ulusal bilincim gereği oyumu tabii ki kullanacağım.

    Emeğinize, bilincinize sağlık.
    Saygılarımla.

  2. İslamdan, İslam dininden, Müslümanlıktan ve Müslüman yobazlardan nefret ettiğim için ve de
    her türlü kötülüğün bunlardan geldiğine aklım artık yattığından, İslamla ilgili hiçbir şeyi
    hoş karşılamaycağım için, dmokrasiye, hukuka hatta ATATÜRK’e inandığını söyleyen bu Müslüman kardeşime bile
    güvenim olmadığından, asgari müşterekte birleşemeyeceğim için üzgünüm.
    Bırakınız İslamcılar daha da yayılsınlar. Yayılsınlar ki, kopacak fırtınada herkes yerini daha iyi belirlesin.
    Devrim olmadan yumuşak geçişe güvenmeyin, fırsat bulunca bu namussuzlar hemen yılan başlarını tekrar dikmeye başlarlar.
    Kasırga esmeden bu memlekette sakinleşme olamaz.

  3. http://www.odatv.com/n.php?n=cumhuriyet-dusmani-osmanli-sevdalisi-1706141200

    Ekmeleddin, Türkiye üzerine düzenlenen CIA operasyonunun elamanıdır
    Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Fethullah Gülen cemaatinin her yıl düzenli olarak örgütlediği “Türkçe Olimpiyatları”ndan ödül sahibidir. İhsanoğlu 2007’deki ödül töreninde Gülen için;
    “Bu güzel tabloyu oluşturan binlerce insanı tebrik etmek istiyorum. Ve bunu dizayn eden o büyük insana da buradan saygılar gönderiyorum. Bu muhteşem tablonun oluşumunu yıllarca seyretmiş, değişik ülkelerde de bu okulları gezip görmüş biriyim. Bu insanlara büyük saygı duyuyorum.”
    Hatırlatalım, o büyük insan dediği kişi CİA nın hizmetinde, TSK ya düzenlenen operasyonların, yani ergenekon , balyoz vb. kumpasların elebaşıdır.
    Yazı ve söylemlerinin hiçbir yerinde , Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için “o büyük insana saygı gönderme” lütfunda!!! Bulunmamış birini Atatürk ün makamına çıkarmak “
    DAHA BİTMEDİ!
    Ekmeleddin, Türkiye üzerine düzenlenen CIA operasyonunun elamanıdır.
    Ekmeleddin CİA nın 2023 hedefine (T.C.’NIN TASVIYESI/ILIMLI ISLAM DEVLETI) uygundur. Ekmeleddin, Graham Fuller’in projesidir. Graham Fuller; “Türk milliyetçiliğini ve Atatürk’ü ABD emperyalizminin önündeki en büyük engel olarak gören”, günümüz şartlarında Türkiye’nin sorunlarını çözebilmesi için “Kemalizmin aşılmasını”,” Kemalizmin değişmez bir değerler paketi olarak varlığını sürdürdükçe Türkiyenin sorunlarının çözümünün olanaksız” olduğunu söyleyen bir CİA uzmanıdır.
    Türkiye kamuoyu Ekmelettin İhsanoğlu adını, 12 Eylül 1980 darbesinin ilk günlerinde, Türk-İslam sentezinin, Graham Fuller ‘in deyişiyle “Ilımlı İslam” ideolojisinin ilk uygulamalarından olan Uluslararası İslam Kültür ve Sanat Tarihi Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) kuruluşuyla duydu.
    IRCICA’ın işbirliği yaptığı kuruluşlar listesinin birinci sırasında, Uğur Mumcu’yu öldürdüğü iddia edilen Rabıta örgütü var.
    IRCICA, CIA ile birlikte çalışıyor. Amacı uluslararası alanda “Amerikancı İslam”ı yaymak.
    IKO, Arap milliyetçiliğine ve solcularına karşı kurulan; referansını şeriattan alan bir yapıdır. Tamamen Suudi Arabistan kontrolündedir. Dolayısıyla ABD gölgesindedir

    FBI’ın “İslam uzmanı” John Guandolo, CIA Başkanı Brennan’in 1990’larda Suudi Arabistan’da görev yaparken İslam dinine geçtiğini ileri surdu. Saka değil, bu konu günlerce Amerika kamuoyunda tartışıldı. Çok iyi Arapça bilen Brennan, Riyad’da “CIA İstasyon Şefi” olarak çalıştı. Kudüs’e Amerikalılar gibi “Jerusalem” demeyip, Araplar ’in kullandığı “El Kudüs” demeyi tercih eden bir Arap sevdalısı!
    Tarihe ve sanata çok meraklı Brennan ile Ekmeleddin Ihsanoglu tanışıyor mu? Tanışmamaları imkânsız. Acaba CIA başkanını Ekmel Bey mi Müslüman yaptı!? Saka bir yana…
    Hep sormak zorundayız; CIA başına Ortadoğu uzmanı biri neden getirildi? Üstelik bu hiç de kolay olmadı; çok Cumhuriyetçi senatör, Brennan’in seçilmemesi için caba sarf etti. Mesele salt Müslümanlık da değildi. Brennan, oğul Bush iktidarında dönemin CIA Başkanı George Tenet’in başdanışmanıydı ve işkence yaptırmakla kalmamış, kamu önünde bunu savunmuştu.
    Keza Iran konusunda söyledikleri şaşırtıcıydı: “Amerika’nın İran’la ilişkilerinde sorunun İran’dan değil, ABD’nin sert dilinden kaynaklanıyor!”
    Bu nedenle Cumhuriyetçi senatör John McCain kanal kanal dolaşıp, “Bir işkenceciyi, bir Iran dostunu, bir Arap aşığını, nasıl olur da kimseye hesap vermeyen CIA’nin başına getiririz?” diye bağırıp durdu. Aslında;
    Obama, Brennan’i bir önceki döneminde CIA başkanı yapmak istemiş ama yapamayınca, terör ve iç güvenlik konularından sorumlu özel danışmanlığına getirmişti.
    Brennan tüm bunlara rağmen 8 Mart 2013’te CIA koltuğuna oturdu. Demek bir mahareti vardı! Brennan koltuğuna oturduktan sonra neler oldu; CIA 3 Temmuz’daki Mısır darbesi destekledi. Libya’da darbe yaptı. Suriye iç savaşına, İran’la ilişkilerine bakisi değişti. Vs.
    Peki…
    Brennan, Çankaya Köşkü “çatı aday” Ekmel Bey’e nasıl bakıyor acaba; destekliyor mu? Bakiniz…İstiyorum ki, kafanızı sadece bizim topraklara sokmayınız; kaldırın başınızı ve dünyaya bakin neler oluyor…
    Gerçeğe ancak soru sorarak ulaşabilirsiniz. Soğuk Savaş’ın ürunu “Yeşil Kuşak Projesi”… Küreselleşmenin urunu “Ilımlı İslam” ve itibarıyla “Büyük Ortadoğu Projesi” derken; simdi sırada ne var?
    “İslami Demokrasi” mi? “İslam referanslı demokrasi” mi!

    1. Değerli arkadaşımız Sn. Mahmut ÖZYÜREK de 12. CB adaylarından Sn. Ekmelettin İhsanoğlu için yukarıdaki yazıyı yazmış..

      İnsanımızda bunca kafa karışıklığı yaratmak da emperyal planın bir parçası olsa gerek..

      Sitemizdeki Prof. Semih Koray’ın makalesini (18.7.14) okumayı
      site konuklarımıza özellikle öneriyoruz..

      SEMİH KORAY: Cumhurbaşkanlığı seçiminde doğru tutum nedir?
      http://ahmetsaltik.net/2014/07/18/semih-koray-cumhurbaskanligi-seciminde-dogru-tutum-nedir/, 18.7.14

      Sevgi ve saygıyla
      20.7.2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  4. CB seçimi bize gönlümüzdeki adayı seçmeyi değil, somut durum karşısında tavır belirlemeyi zorunlu kılıyor. Herkesin oyunun bir ÖZGÜL AĞIRLIĞI vardır. Terazinin iki kefesi var. Zorunlu olarak tüy kadar hafifde olsa oyumuz, bunu terazinin bir kefesine koyacağız. Oyumuzu kullanmasak da güçlü olana oyunu vermiş olacak. RTE bu ülkede demokrasinin, çağdaşlaşma’nın insan haklarının önündeki en büyük engeldir. Bu şahsın seçilememesi için yan çizme oy vermeme gibi bir lüksümüz yok. Aksi halde ben bunu istemiyorum diyenler de bu şahsı seçmiş olacak. Sn Dr Ali ERCAN’ın seçim analizlerini ve değerlendirmesini bir defa okumanın çok faydalı olacağına inanıyorum.

    1. Sayın Aydınlı, ne güzel söylemişsiniz. Aklınıza, net görüşünüze, kadir bilirliğinize sağlık.
      Saygılarımla,
      Perihan Aysal Adun

      1. Teşekkürler Perihan Hanım, diliyorum hak ve masumiyet kazanacak. Diktatörler toplumumuzu ayrıştırmaya çalışanlar ve geleciğimizi karartma peşinde olanlar sandıkta boğulacaklar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir