Genelkurmay Başkanı Sn. Org. Necdet ÖZEL Paşa’ya Açık Mektup…


Genelkurmay Başkanı Sn. Org. Necdet ÖZEL Paşa’ya Açık Mektup… 

Dostlar,

Değerli E. Tuğa. Türker Ertürk, aşağıdaki yazısını 12.11.2013’te bize ulaştırmıştı..
Biraz ağır bulduk ve TSK’yı kurumsal olarak yıpratma hakkımızın olmadığını düşündük, yazıyı beklemeye aldık. Ancak aradan 8 ay geçti ve haksız – hukuksuz yasak kararının genişletilerek uzatıldığını öğrendik, ilk 6 aylık tuhaf Orduevi yasağının ardından..

Bu yazıyı, bize göre biraz “tepkisel” de olsa (Sn. Ertürk’e göre “az” bile olabilir!?) yayımlama zamanı geldi, geçiyor.. (Aşağıda sunuyoruz..)

Gn. Kurmay Bşk. Sn. Özel geçtiğimiz hafta “zona” hastalığına yakalandı.
Ağır geçiriyor olmalı ki, GATA’ya yatırıldı ve 15 gün de hekim raporu verildi.

Çook kıdemli (38 yıl!) bir hekim olarak söyleyelim.. Zona virüs etmenli (viral, virütik)
bir hastalıktır. Sinirleri tutar.. Özellikle kaburgalar arasındaki interkostal duyu sinirlerini..
O bölgede ağrılı veziküler döküntüler (içi sıvı dolu kabarcıklar) oluşur.
Hastalığın 2 temel niteliği vardır :

1. Son derece ağrılıdır (nevralji), dayanılması güçtür; güçlü ağrı kesicilerle
ağrı yönetimi yapılmalıdır.

2. Nedeni; bağışık sistemin değişik nedenlerle, başta stres olmak üzere (bulaşıcı hastalıklar, kanser, beslenme bozuklukları, aşırı yorgunluk vb.) zorlanması ve
bir ölçüde de yetersizliğe düşmesidir. Organizma bir anlamda alarm vermekte ve
“imdat” çığlığı atmaktadır gerçekte.

Sn. Org. Özel’e elbette bir insan ve hekim olarak hızla şifa dileriz öncelikle.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA‘nın deyimi ile özel Paşa ,“İyileş de gelecek olsun!”

Ancak, yaşananları açık deyimle ve üzüntüyle

  • AKP İKTİDARININ T.C. GENELKURMAY BAŞKANI ORG. NECDET ÖZEL’e ZONA DÖKTÜRDÜĞÜNÜ… saptamamız gerekecektir.

Dileriz, bu musibet bir işlev yüklensin ve Sn. Komutan Özel, “özel bir muhasebe” yapsın,
hiç yoktan kendi vicdanına özeleştiri versin daha çok gecikmeden..
Şu eli kulağında kritik Yüksek Askeri Şura öncesinde özellikle..

  • Paralel yapı” kılıflı gerici – şeriatçı kılıcın TSK’yı bir kez daha doğramasına var gücüyle karşı koyması zorunluğunu anımsatsın..

Haydi Necdet Paşa, toparla kendini.. Hala çok geç değil..

Ertürk Amiral, hiç de haksız olmamak üzere;

  • “Açılım”ın önünü açabilmek için kafeslenmiş ve zindanlara atılmış askerlerini koruyamıyor ise..”

diye çok ağır bir suçlama getiriyor size.. Siz, bundan sonra atacağınız doğru – yürekli – yurtsever adımlarla bu çoook olumsuz ve haketmemeniz gereken izlenimi silebilirsiniz..
Silmelisiniz.. Çoluk- çocuğunuza olumlu – onurlu bir kalıt bırakmalısınız..

Haydi Sayın Paşam, son kredilerimizi de size sunuyoruz..

  • Haydi Sayın Özel; yığınakta hata yaparak ülkemizi de kendinizi de bitirmeyin..

Biz, her şeye ve peeek çok kimseye karşın sizden umudumuzu kesmedik.
Siz, en azından o Peygamber Ocağı’nın ürünüsünüz ve 45 yıldır bizim de finanse ettiğimiz (15 yaşından beri çalışıyor ve vergi veriyoruz..) karavanayı yediniz..
Bunları yazmaya hem hakkımız var hem de 26+ yıllık bir hekim üniversite hocası olarak boynumuzun borcudur.

Ülkeye ve Ulusa iliklerinize, hücrelerinize dek, ölene dek.. minnet borçlusunuz..

Bu yazıda bile, inançlarınız gereği, şu Ramazan günü bir “hayır” bulabilirsiniz..
Sahi, durup dururken bu yazıyı biz neden yazdık ki Sn. Özel ??

Mektubun tek sayfa A4 pdef formu : Genelkurmay_Baskani_Necdet_OZEL’e_Acik_Mektup

Sevgi ve saygı ile.
14 Temmuz 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

===================================================

KOMUTAN KİMDİR??

portresi_sade

 

 

Türker ERTÜRK

 

 

Arkadan hançerlendiğimizi hafta sonu Milli Merkez’in düzenlediği Forum’a katılmak için gittiğim Mersin’de öğrendim. Genel Kurmay Başkanlığı yazılı emir vermiş ve bu köşenin yazarının da aralarında bulunduğu toplam 28 emekli ve muvazzaf askerin orduevlerine girişini yasaklamış. Yasaklama listesinde toplam 5 emekli general ve
amiral var. Bu 5 ismin yasaklanması bizzat Necdet Bey tarafından istenmiş.

Dün akşam Bağdat Caddesi Forumu’nun düzenlediği konferansta konuşmacı olarak Caddebostan Kültür Merkezi’ndeydim. Yarın İzmir’de, Cumartesi Beşiktaş’ta haftaya Salı Bakırköy’deyim.

İstifa ederek mesleğimden ayrılmamın üzerinden tam olarak 40 ay geçti.
Bu süre içinde çıktığım televizyon ve radyo programları, küçük çaplı sohbetler dışında ortalama olarak her hafta bir yerde konuşmuşum. Bu zaman içinde yalnız Türkiye’de değil Türklerin yoğun yaşadığı dünyanın her yerine gitmişiz. Mesafeleri üst üste toplayınca dünyanın çevresini iki kez dolaştığımızı söylersek
yanlış olmaz.

Konuştuğumuz yerlerde Atatürk’ü, Türk DevrimleriniTürkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ideolojisini, tarihimizi, ülkemizin jeopolitik ve jeostratejik önemini, denizciliğimizi, emperyalizmin ülkemiz ve bölgemiz hakkında geliştirdiği projeleri, Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi operasyonel hukuk davalarını, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan tertibi, denizcilerimizin niçin öncelikli hedef olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

TSK İç Hizmet Yönetmeliği, subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklilerinin orduevleri ve askeri gazinoların doğal üyeleri olduğunu belirttikten sonra bunların hangi durumlarda girişlerinin geçici veya sürekli olarak yasaklanabileceğini belirtmiştir. Bu durumlar şöyle özetlenebilir.

İrticacı, yıkıcı ve bölücü müyüz?

1. Orduevi ve askeri gazinolarda siyasal konuşma yapanlar, siyasal telkin ve öneride bulunanlar, yasal ve yasa dışı siyasal parti ve örgütlerin propagandalarını yapanlar,

2. Sarkıntılık, ırza tecavüz ve askeri haysiyet ve şerefe dokunan fiilleri işleyenler,

3. İrticai, bölücü ve yıkıcı faaliyetler içinde yer alanlar,

4. Emeklilerden, muvazzaflık dönemde bulunduğu görev ve görev yerleri hakkında demeç veren, yazı yazan, açıklamalarda bulunan, amir ve komutanlara karşı
güven duygusunu yok etmeye yönelik söz ve davranışta bulunanlar.

Şimdi merak ediyorum Necdet Bey,
Bu maddelerden hangisine dayanarak bizim 6 ay süre ile Orduevlerine girişimizi yasaklamıştır. Yazdıklarımız ve konuşmalarımız ortada!
Yoksa irticacı, yıkıcı ve bölücü müyüz?

Bugüne dek Necdet Bey hakkında “Ters L, Topukcan, Tombalak“ olmak üzere
neler söylenmedi ve yazılmadı ki! Arşivlere girin ve sosyal paylaşım sitelerine bakın,
ne demek istediğim daha iyi anlaşılacak. Bunların hiçbirinin yanında olmadık,
çünkü başka bir Silahlı Kuvvetleri’miz yoktu!

Nereye gitsek emeklisinden görevdekine, büyüğümüzden küçüğümüze dek her düzeyde askerin teveccühüne mazhar oluyoruz (AS: sevgisiyle karşılaşıyoruz..).
Eğer biz görevde iken emrimizdekileri satsaydık, sahip çıkmasaydık istifa ettikten sonra susup keyfimize keyif katsaydık bunlar olabilir miydi? Yasak duyulur duyulmaz yalnızca Türkiye’den değil dünyanın her yanından binlerce ileti aldığımı “Bizim evimiz sizin orduevinizdir“ çağrısı ile karşı karşıya kaldığımı biliyor musunuz?

Niçin 6 ay, deneme süresi mi? Eğer susar bu hukuksuzluklara, göz göre göre bölünmeye ve parçalanmaya doğru gidişe ve emperyalist işbirlikçiliğine ses çıkarmaz isek beni affedecek misiniz?

Yasak şeref madalyasıdır

Bu yasak benim için onurdur ve şeref madalyasıdır. Ya o listede benim adım olmasaydı, ben ne yapardım? Halkın önüne konuşma yapmak için nasıl çıkardım?

Çok sevdiğim mesleğimden ayrıldıktan sonra geçen bu 40 ay içinde 10 kez bile Orduevlerine girmediğimi biliyor musunuz? Yine bu süre içinde TSK’ya ait kış ve yaz kamplarından yararlanmadım ve yararlanma girişiminde bile bulunmadım.
Ayrıca susarak, TSK’ya ait arpalıklardan huzur haklı yönetim kurulu üyeliği istemim de olmadı!

Bu nedenle bana getirilen bu yasaklama kararı, yalnızca TSK ile olan manevi bağıma saldırıdır. Üç kuşaktır asker ve denizci olan ve istiklal savaşı madalyası taşıyan bir aileye düşmanca bir saldırıdır. Asla affedilmeyecektir.

Kimi vardır oturduğu makama şan ve şeref verir, kimi vardır oturduğu makamın saygınlığını aşındırır ve beş paralık eder.

Bir komutan, “Açılım“ın önünü açabilmek için kafeslenmiş ve zindanlara atılmış askerlerini koruyamıyor ise Reşat Çiğiltepe’yi düşünür ve gereğini yapar!

Niye Necdet Bey biliyor musunuz? Çünkü bilgisi, tavrı, önderliği ve yıkılmaz iradesi ile kıtayı, birliği, uçakları, gemileri, orduları ve donanmayı peşinden gelmeye mecbur eden kimse, komutan odur!

Saygılar sunarım.
(12.11.2013)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Genelkurmay Başkanı Sn. Org. Necdet ÖZEL Paşa’ya Açık Mektup…” üzerine 18 yorum

    1. Değerli M. Süreyya Soysal,

      Teşekkür ederiz sitemize ilginize..
      Dileriz Özel Paşa’ya da ulaşır bu yazışmalar ve bir an önce son derece yanlış uygulamadan vazgeçerler..

      Özel Paşa stresini – haksızlık/adaletsizlik yaptığı kuşkusunu ne denli giderirse o ölçüde de sağlıklı olur.
      Sonra bu işler zona ile sınırlı kalmaz..
      Bağışık sistem başta ağır stres, başka nedenlerle çökerse (dün açık mektubumuzda belirtmiştik..)
      daha ciddi hastalıklar söz konusu olabilir. Tanrı korusun kanser bunların başında ve temel nedeni de bağışık sistemin çökmesi..

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  1. Sayın paşam

    Bu halk askerimize yapılanları gayet yakından takip ediyor ve inanın kahroluyoruz.
    Dün ciddi bir araştırma şirketinin yaptığı Türkiye’deki tüm devlet kuruluşları ve basının
    2007’den bugüne güvenilirlikleri sorulmuş. Askerin puanı %9’dan % 5’e düşmüş. Biz de tepkimizi böyle gösterebiliyoruz ancak.
    Necdet Özel ve Hilmi Özkök’ü tarihin nasıl yazacağı çok açık.
    Sayın paşam, varsın sizleri Orduevi’ne almasınlar, bizim yüreğimizin kapısı özellikle size her zaman açık.

    Saygılarımla.

    1. Değerli Zühal Altıntaş,

      Hitabınız bana değil Sn. Ertürk’e ama ben de size sitemize ilginiz ve yorumunuz için teşekkür etmek istedim.

      Orduevine girme hakkının zoralımı karşısında çoooook sayıda yurtsever evlerini bu pşalara açtılar..

      Nusret Güner, Osman Özbek, Naci Beştepe ve eşi, Türker Ertürk… Türkiye’mizin yüzakı komutanlarıdır.

      Bu hukuk dışı uygulamaların öznelerini tarih yerli yerinde yargılayacaktır.

      Hatalarından bir an önce dönmelerini diliyoruz, istiyoruz yurttaşlar olarak.

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  2. Sayın Ertürk..,

    Siz ve yasaklı olanlar TSK sosyal tesislerine Necdet Bey tarafından verilmiş Hukuksuz, dayanaksız, vb. emirle giremiyorsunuz. Bu emir yıllarca TSK hizmet sonucu kazandığınız HAK’KI gasp etmiştir fakat bir Hukuksal mücadele içinde olmamanız herkes tarafından garipsenmekte ve AKLA NE GELİRSE düşüncelere neden olmaktadır. Özellikle Eski Donanma Komutanına ŞAŞIRIYORUM. Neden bu muhteremi HAK gaspından mahkemeye vermezseniz ve MAHKEME KAPILARINDA
    adını dolaştırmaz reklam etmezsiniz?

    Bu nedenle kendinize öz eleştiri yapın ve bu durumu sineye çekin.

    İyi dilek ve saygılar.

    Dz. Harb Okulu 1964 mezunu..

  3. Değerli , Cumhurbaşkanı olasıca Amiral Türker Ertürk , sizin biraz geç te olsa hakkını verdiğiniz yazısıyla , aslında , TSK’nın şerefini korumaya gayret etmiş.
    Ertürk Amiral benzerleri ortaya çıkması Özel gibilerinin de , bir ölçüde şerefini kurtarmaktadır.
    Eski bir yedek subay olarak bizler de TSK MENSUBUYUZ.
    TSK ile ilgili her durum , ölümümüze kadar , bizi de ilgilendirir , ilgilendirecektir.
    Son söz ;
    Teşekkür edecek , minnet duyacakken , teşvik edecekken , Atatürk emrinde savaş veren mensuplarına , Tayyibvari aksiyonla hakaret anlamında ceza kesen Necdet Bey’e yazıklar olsun;

    1. Değerli Savaş,

      Sitemize ilginiz ve yorumunuz için teşekkür ederiz.

      İnsandan son ana dek ümit kesilmez.. Ne de olsa bu milletin ekmeğini yemiştir Özel Paşa da..
      An gelir hatalarını anlar; hep itilirse geri dönme gücü de bulamayabilir.
      Bu tür pozitif iletiler işe yarayabilir insan psikolojisi dikkate alındığında.
      Ayrıca İLETİŞİM teknikleri bakımından da bilimseldir..

      Sabır ve yapıcılık her zaman iyidir..

      Sükunet hep işe yarar..

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  4. HHamburg vatansever
    Sn.Dr.Ahmet SALTIK,
    Mail` I “Mektup…” özellikle okuduk.COK!Yerinde ve HAKLI!Bir degerlendirme.
    PHÄNOMENAL KOMUTAN!Sn.T.ERTÜRK,BIZZZ!BÜYÜK ATATÜRK,Türklerinin
    One and only sidir.CESURCA!KAHRAMANCA! DEMOKRATISCH!En önlerde
    “savas” Leader lik yapiyor.Veee,DAVASINDA da sonuna kadar HAKLIDIR!.
    APPELLIEREN !Gen.Kurmay Bsk. Sn.Özel e.gelince,
    BIZZZ!Inanmiyoruz. “bir!“Yasama haraketi göstersin!?
    Bir Utopie dir!
    Bir Fata Morgana dir!
    Evet!Batida “ en son ümit!ölür” Derler.Ama bu
    Özel beyde basindan beri 1-BIR ümit yoktuki….bitti.
    BÜYÜK ATATÜRK!TÜRKIYE SI LAIZISMUS!SÄKULAR! CUMHURIYET I MILLET ININ VATANINDA…
    ASLA ve ASLA KATTIYEN!AFFEDILMESI MÜMKÜN OLMAYAN “suclar“ISLENMISTIR…
    HH dan Cok Cok Selamlar…

    1. Değerli Vatansever (Hamburg),

      Sitemize ilginiz ve yorumunuz için teşekkür ederiz.

      İnsandan son ana dek ümit kesilmez.. Ne de olsa bu milletin ekmeğini yemiştir Özel Paşa da..
      An gelir hatalarını anlar; hep itilirse geri dönme gücü de bulamayabilir.
      Bu tür pozitif iletiler işe yarayabilir insan psikolojisi dikkate alındığında.
      Ayrıca İLETİŞİM teknikleri bakımından da bilimseldir..

      Ayrıca bırakın en son ümit / umut ölsün..
      Türkçe’de güzel bir söz vardır : Çıkmadık canda umut vardır!

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  5. Değerli Hocam,
    E. Amiral Ertürk’ün bir önceki yazısıyla bağlantılı olarak Genelkurmay Başkanı Org. Özel’e yazdığınız açık mektubu okudum. Yaklaşımınız, sizin insan olarak, vatansever olarak, hekim olarak sergilediğiniz güzelliğe paralel. Keşke dünya sizin gibi insanlardan oluşabilseydi…
    Ancak, ben ne Akepe’ye ne de onun (dolayısıyla ABD’nin) dümen suyunda ‘ne şiş yansın ne kebap’ muhabbetiyle seyreden, milletin kendisine teslim ve emanet ettiği görev ve sorumlulukları idrak edip işletemeyen hiç bir kimseyi, “canım-cicim-aman gülüm” yaklaşımıyla görevlerinin sorumluluklarını yerine getirmeleri doğrultusunda ikna etmeyi kabul edemiyorum. Görev ve sorumluluklar, başta Anayasa olmak üzere ülkede geçerli hukuk, kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenmiş olup, bunların kişiden kişiye, algılamadan algılamaya göre değişebilecek lüksleri ve görsellikleri olmadığına inanıyorum.
    Türkiye’de hala göreve kişi değil kişiye görev verilmektedir. Kişi ya kendine verilen görev ve sorumlulukları hakkıyla yerine getirir, ya da geçerli kanunlar yerine getirtir!
    Sayın Özel o saygın kurumun saygınlığını korumaktan, idame ettirmekten acizdir! Kendisi RTE’nin iki adim gerisinden esas duruşta yürüyen bir kukla olmuştur!
    Saygıyla,
    Sefer Tan

    1. Değerli Sefer Tan,

      Sitemize ilginiz ve yorumunuz için teşekkür ederiz.

      İnsandan son ana dek ümit kesilmez.. Ne de olsa bu milletin ekmeğini yemiştir Özel Paşa da..
      An gelir hatalarını anlar; hep itilirse geri dönme gücü de bulamayabilir.
      Bu tür pozitif iletiler işe yarayabilir insan psikolojisi dikkate alındığında.
      Ayrıca İLETİŞİM teknikleri bakımından da bilimseldir..

      İnsana iş – işe insan… İkisi de doğrudur.. Bir madalyonun 2 yüzü gibi..

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  6. Çok değerli Ahmet Bey,

    Her zaman, her fırsatta ve hemen her ortamda olduğu gibi, bu yazınızla da hem bir insan,
    hem sorumluluk sahibi bir hekim ve hem de bir öğretim üyesi olarak olağanüstü duyarlı birisi olduğunuzu göstermektesiniz.

    Bu davranışınızdan dolayı sizi övmemek, zaten ancak duyarsız ve bencil insanların işi olabilirdi.
    Ancak burada söz konusu olan, TSK`ye belki de tarihinin en büyük kumpası kurulduğunda T.C. devletinin değil de,
    sözde dindar, ama aslında kindar AKP`nin memuru olduğunu kanıtlayan Necdet Bey olunca,
    ne yazık ki durum değişmektedir. İnsan olarak tabii ki ben de kendisine öncelikle acil şifalar dilemek isterim.
    Ancak öte yandan bu davranış, O’nu emperyalist ve sömürgeci BATI`nın piyonu ve kollaboratörü (işbirlikçisi),
    kısacası NATO`nun askeri olarak görüldüğünde O’ndan merhamet dilemek şahsen bana asla uymamaktadır.

    Saygı ve sevgilerimle.

    1. Değerli Ortaç,

      Teşekkür ederim öncelikle olumlu sözlerinize..

      Özel Paşa’dan merhamet dilemiyoruz.. Uyarıyoruz O’nu..
      Doğru yolu gösteriyor, oraya çağırıyoruz.
      Yurttaşlık görevimizi yapıyoruz.
      Dileriz işe yarasın..

      Sevgi ve saygı ile.
      15 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  7. İsimli davalarla (bu tanımlama Amiral Cem GÜRDENİZ’e aittir) tutsak olan silah arkadaşlarımızın tutukluluk halleri,
    Türk yargısında bir onarım sayılabilecek kararla kaldırılmıştır.
    Yeniden yargılamada ne kadar onarım, daha doğrusu “hatadan dönme” olacağını göreceğiz.
    Çünkü onarım asla mümkün değildir.
    Ancak, bu kararın alınmasında, halkımızı bilgilendirerek, kamuoyu oluşturarak,
    üstümüzü örten ölü toprağını avuçlarıyla açarak katkıda bulunan bu arkadaşlarımızın
    TSK tarafından cezalandırılması trajikomik değil mi?

    1. Değerli Yelkan H. AŞETEY,

      Sitemize ilginiz için size “sağolun” diyorum..

      Yorumunuz değerlidir ve tarafımızdan da paylaşılmaktadır.
      Amiral Cem Gürdeniz de Amiral Türker Ertürk gibi sıra dışı zeka – birikim sahibi ve ölçüsüz yurtseverdirler.

      Bu 3 temel özelliklerinin bedelini ödetiyor emperyalizm ve yerli işbirlikçileri..

      Ama insanlık onuru her zaman insan zavalılığını – sefilliğini ve bunların acınacak bir ilkel türevi olan zulmü yenecektir.

      Tarih boyunca hep böyle olmuştur..

      Dileriz Özel paşa da daha çok gecikmeden yanlışlarını düzeltir.. İnsandan ümit kesilmez..

      Sevgi ve saygı ile.
      16 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  8. Sayın hocam,

    Öncelikle yazınızın fevkalade olduğunu belirtmek isterim.
    TSK’ya bu kumpası kuranları ve bunu görüp de ses çıkarmayanları bu millet affetmeyecektir.
    Türker Paşamıza verilen bu ceza aslında bir ödül niteliğindedir çünkü bu sayede
    Türkiye’nin her yerinde istediği zaman çalabileceği milyonlarca kapısı olduğunu görmüştür.
    İleride bir gün bu yasaklar kalkar, Paşamız aslanlar gibi başı dik bir şekilde Orduevi’ne girer
    fakat bazıları, böyle bir yasak olmasa bile Orduevi’ne girmeye yüz bulamaz, cesaret edemez.

    Saygılarımla..

    1. Değerli Mert Öztürk,

      Yorumunuz ve sitemize ilginiz için teşekkür ederim.

      Görüşlerinizi paylaşıyorum..

      Hiçbir zulüm sürgit (ebedi) değildir.

      Dileriz Özel Paşa hatalarını görür ve düzeltir, bizim yazımız da bir vesile olur..

      Sevgi ve saygı ile.
      16 Temmuz 2014, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir