Ekmeleddin İhsanoğlu Hakkında 40 Yıllık Meslektaşının Mektubu..


“Efendiler, sırası gelmişken, aziz Milletime şunu tavsiye ederim ki;

başının üzerine çıkaracağı adamların kanındaki öz cevheri
çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an bile geri kalmasın.”
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Ekmeleddin İhsanoğlu Hakkında 40 Yıllık Meslektaşının Mektubu..

Dostlar,

Türkiye 10 Ağustos’a (2014) doğru doludizgin bir geri sayım düzleminde sürüklenmekte. Ülkenin yaşamsal sorunları ana gündemde değil..
Varsa yoksa, 11,5 yıldır siyasal ihtiraslarını bir türlü doyuramayan bir siyasal kadronun yeni ve bitmeyen beklentileri ülke gündeminin ana konusu..

Sorun salt bir Cumhurbaşkanı seçimi değil..
Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmez zaten Parlamenter rejimlerde.
Bu amaçla halkın önünde sandık konduğunda artık Parlamanter demokratik rejim başkalaştırılmış (metamorfoz) demektir. “Sandıklı Cumhurbaşkanı” da artık Başkan’dır ve ülke büyük ölçüde “Başkanlık rejimine kaydırılmış” demektir.
Siz buna dilerseniz “yarı başkanlık” da diyebilirsiniz geçiş döneminde ve kimi tepkileri yumuşatmak için..

  • Başkanlık rejimi federal devletlerin rejimidir!

Dolayısıyla ilk fırsatta Türkiye’ye dayatılacak olgu budur;
tepeden tabana indirilerek federatif yapı ülkemize de dayatılacaktır..

Bu politik stratejinin kaldırım taşlarıdır döşenen.. Ancak biz ülkenin sokulduğu
bu uğursuz rotayı unuttuk, bize unutturuldu, 3 adayı konuşur olduk sabah akşam…

Bize ulaşan bir yönlendirilmiş iletide CB adaylarından Sn. Ekmeleddin İHSANOĞLU anlatılmakta.. Prof. Dr. A. Tarık Pekel imzalı kısa yazıda, Prof. Pekel Ankara Üniv. Kimya Bölümünde uzun yıllar birlikte çalıştıklarını belirterek O’nu 40 yıldır tanıdığını
hatta daha iyi tanıyan olmadığından bu yazıyı yazmayı görev bildiğini aktarıyor..

T.C. 12. Cumhurbaşkanı adayı Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bir BİLGE olduğunu belirtiyor.. O’na referans veriyor apaçık..

“Referans yazısı” aşağıda  (imla yanlışları düzeltilerek) :

*****

Yönlendirilmiş ileti
Kimden: Enis Akdağ 
Tarih: 13 Temmuz 2014 08:31
Konu: Good Morning

Referans yazısı 

EKMELEDDİN İHSANOGLU

Cumhurbaşkalığı seçiminin yaklaştığı bu günlerde çatı adayı olarak tanıtılan Sn. Ekmeleddin İhsanoğlu için kendisini tanıyan veya tanımıyan herkesin fikir beyan ettiği bir kaotik ortamda bulunmamız nedeni ile Türkiye’de O’nu benden daha iyi tanıyabilecek başka
hiçbir kişi olmaması, bu yazıyı yazma sorumluluğunu bana hissettirdi.
Kendisine “Ekmel” olarak hitap ettiğimiz aziz dostumu ilk olarak Türkiye’ye geldiğinde ve benim de doktora çalışmasını yürütmekte olduğum Ankara Üniversitesi Organik kimya bölümünde tanıdım.
Mısır’da aldığı kimya eğitimi ve yüksek lisans tezi Üniversitenin ilgili kurullarında denkliği kabul edildikten sonra, benim de çalışmalarımı yürüttüğüm laboratuvarda doktora çalışmasına başladı. Senelerce gece gündüz laboratuvarda birlikte çalıştık, birlikte yaz tatiline gittik, ailece birlikte yaz tatilleri yaptık, İngiltere’de bile farklı üniversitelerde doktora sonrası çalışması yaparken gene birlikte olduk.
40 yılı aşan bir birliktelik, çocuklarımız büyürken, iyi günde, kötü günde hep beraber olduk. Kendisini bu kadar yakın tanıyan bir kişi olarak
işte Ekmeleddin İhsanoğlu :

Atatürk ve Cumhuriyete inanmış (ne acı değil mi bu çağda hala bunu sorguluyoruz) pozitif bilime ve düşünceye, tertemiz bir geçmişe sahip, tutucu ve bağnaz olmayan ama öte yandan politika için değil inandığı için namaz kılan, laikliğe kesinlikle gönülden inanmış, entellektüel, janti, modern, barışsever bir BİLGEdir kendisi. Ne yazık ki toplumun %100’ünün ‘işte benim Cumhurbaşkanım’ demesi gereken kişi, adaletsiz bir seçim yarışı içinde kendini bulmuştur. Ülkesini seven herkesin oturup bir kez daha düşünmesi gereken bir andır bu an. Ekmel’in seçimi kazanması milletin kazanması, kaybetmesi milletin kaybetmesidir. Keşke dost meclislerinde vatan kurtarma sohbetleri yapmayı seven bizler, oturup bir kez daha düşünsek ve sorumluluk bilinciyle hareket etsek. Aksi takdirde hiç sızlanmaya hakkımızın olmadığını bilerek KARAR VERMELİYİZ.

Prof. Dr. A. Tarık Pekel
******************

Prof. Pekel, “Atatürk ve Cumhuriyete inanmış (ne acı değil mi bu çağda hala bunu sorguluyoruz)” diye giriş yapıyor tanıtımına..

Evet Sn. Pekel, “Atatürk ve Cumhuriyete inanmış”  olmayı çok önemsiyoruz.. Biz bu Cumhuriyeti kolay kurmadık. O’nunla sorunu olan insanları başımıza getirmek istemeyiz. Zaten O’nunla derdi olanlar da
bu görevlere soyunmasalar ne iyi ederler. Öte yandan “Atatürk ve Cumhuriyet’e inanmış” olmak, pozitif bilimin tam da içinde olmak demektir. Sn. Pekel,
ATATÜRKÇÜLÜK = KEMALİZM bilimsel akılcılık ana eksenlidir. Bu olguyu siz de tam olarak anlayamamış olmalısınız ki küçümseyerek yeriyor ve çok yaman bir çelişkiye düşüyorsunuz..

*****
Bu boyutu önemli bir çekince olarak koyduktan sonra, Prof. Pekel’in
Sn. Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında yazdıklarını kişisel görüşü olarak saygı ile karşılıyor ve gerekçesini de dikkate alarak önemsiyor,
site okurlarımızla paylaşmak istiyoruz..
Takdir okuyanlarındır.

Biz, yazımızın başına koyduğumuz Yüce ATATÜRK’ün altın öğüdü
hiç aklımızdan çıkarmıyoruz…

“Efendiler, sırası gelmişken, aziz Milletime şunu tavsiye ederim ki; 

başının üzerine çıkaracağı adamların kanındaki öz cevheri
çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an bile geri kalmasın.”

Sevgi ve saygıyla
14.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir