YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞINA


Dostlar,

  • Aşağıdaki dilekçe, 04.07.2014 tarih ve 17481 sayı ile YSK Başkanlığı’na 
    teslim edilmiştir. (Mustafa Nevruz SINACI)

Biz de bu dilekçeye imza koyuyoruz (aşağıda) ve 9.7.14. günü sabah YSK’ya
uygun araçlarla (kargo, faks, e-ileti..) yollayacağız.

Sevgi ve saygı ile.
9.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===============================================

YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞINA,

ANKARA

Bilindiği üzere 10 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı seçiminin 1. turu yapılacaktır. Kurulunuzca belirlenen seçim takvimine göre, “Kamu Görevlisi olan adaylar; adaylıklarının kesinleştiği 11 Temmuz 2014 Cuma günü mevcut görevlerinden istifa etmiş sayılırlar.” denilmektedir. Oysa 01 Temmuz 2014 tarihi itibariyle aday olduğunu açıklayan Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve AKP yetkilileri, 61. Hükümetin Başbakanı Erdoğan’ın istifa etmesinin gerekmediğini iddia ve ifade etmiş bulunmaktadırlar.
(01/02 Temmuz 2014)

Bu duruma göre : Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla “kamu ita ve icra amirliği” makamı ile iştigal eden biri, kamu görevlisi midir? Görev, yetki ve sorumluluğu gereği, tüm kamu dairelerine, memur, işçi ve çalışanlarına emir veren birinin “kamu görevlisi” olmaması kabil ve mümkün değildir. Böyle bir çelişki ileri sürülemez, tasavvur bile edilemez…

Kaldı ki; 59., 60. ve 61. hükümetlerin başı namı ve “kamu görevlisi” sıfatıyla
Recep Tayip Erdoğan’ın bu sıfatı, kezlerce Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerince
kabul ve karara bağlanıp buna göre; “Başbakan’a, yayın yoluyla hakaret edildiği gerekçesiyle TCK 125/3.a maddesine göre kezlerce para cezası hükmedilmiş” olmakla;

(1)- Adıyaman-Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/229 Karar ve 2014/78 Esas No ile (2)- İzmir-Tire Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2014/82 Karar ve 2014/279 Esas sayılı kararları ile sabit bu husus; Adli Yargı tarafından hiçbir kuşkuya yer vermeyecek açıklıkla kabul, ilân, ikrar, tescil ve ispat edilmiş bulunmaktadır.

Ayrıca, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4. maddesi’nde, Devlet Memuru (kamu görevlisini) şöylece tanımlamaktadır:

“Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu (kurum ve kurul)
tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen aslî ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu kanunun uygulamasında memur sayılır.”

Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 8, 10, 40, 104 ve 109. madde hükümleri dairesinde Cumhurbaşkanı tarafından “atama yoluyla”
yetkili ve görevli kılınarak vazife tevdii edilir. Bu görevlerin seçilmişlikle doğrudan
ilgisi yoktur. Çünkü seçilmemiş olanlar da aynı usul ve esaslara göre atanmak suretiyle görevlendirilebilirler.

Dahası: (1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.1985 tarih 410/595 sayılı kararında;

“TCK’nın 279. maddesine göre memur, Devlete ait bir iktidar ve yetkiyi kullanarak hukuksal işlem veya eylemin uygulanmasını gerçekleştirenlerle, bu hukuksal işlem ve eylemin (şahsen) uygulanmasına kamu hukuku usulüne uygun bir şekilde katılan ve yardım edenlerdir.”

(2) 6136 Sayılı Kanuna dayanılarak 21.03.1991 yıl ve 91/1779 sayı ile çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararına göre: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Yönetmeliğin
(a) bendi; “Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasının (1), (2) numaralı bentlerinde sayılanlar ile (3) numaralı bendi uyarınca “silah taşımalarına karar verilen Kamu Görevlileri”:

“Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve Yasama Organı Üyeleri ve bu görevlerde bulunmuş olanlar…” denilmektedir. Dolayısıyla, “Kamu Görevlileri” söylemi;
nerede, hangi anlam, bağlam ve kapsamda kullanılırsa kullanılsın, sonuçta çeşitli kamu kuruluşlarında çalıştırılan ve hukuksal durumları birbirinden farklı olan tüm görevlileri içine almaktadır. Yani “Kamu Görevlileri” tanımı ve kapsamına Cumhurbaşkanından, kamuya ait herhangi bir kurum, kuruluş ya da fabrikada işçi olarak çalışan kimseye kadar herkes girmektedir.

Nihayet: Anayasamızın 39, 40, 71 ve 137. maddelerinde açıklanan Kamu görev ve hizmetlerinde bulunanlar”, “Resmi Görevliler”, “Kamu hizmetine girenler”, “Kamu (kurumu) hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse” deyimleri de, bu anlam ve kapsamda “KAMU GÖREVLİLERİNİ” ifade eder.

Sonuç olarak: Seçimlerin tartışılmaz; Demokrasi, Adalet ve Hukukun vazgeçilmez, mutlak ilkesi olan eşitlik, dürüstlük ve saydamlık gereği, Başbakan Erdoğan’ın,
Cumhuraşkanı adaylığının kesinleştiği 11 Temmuz 2014 tarihinden başlayarak,
istifa etmiş sayılacağının karara bağlanmasını;

Saygılarımla arz, adalet, eşitlik ve hukukun tecelli ettirilmesini talep eylerim.

Adı ve Soyadı : Ahmet SALTIK

Adresi             : Atom Sokak 17 / 12 Cebeci

Telefon No     : 0532 661 8498

Tarih / İmza   : 09.07.2014

  • Bu dilekçe, 09.07.2014 günü sabahı YSK Başkanlığı’na teslim edilecekttir..

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir