AKP’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Girişimi Anayasaya Aykırı

AKP’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Girişimi Anayasaya Aykırı

Dostlar,

AKP hükümeti yaşamın her alanını, her hücresini, her santimetrekaresini egemenliği altına almak üzere sitemli, planlı, kararlı, inatçı hatta yapışkan ve saldırgan eylemlerini sürdürüyor..

Ehh, epey yabancı danışman da vargüçleriyle AKP’yi yönlendirmekte..

Türkiye’nin “gürültülü kılınan” ve acımasızca oynanan gündeminde
istenen kimi girişimler de pek ala halkın dikkatinden kaçırılabiliyor.

3 Kasım 2002 seçimini “kazanıp” (“Kazandırılıp” !?) 14 Kasım 2002’de güvenoyu aldıktan bu yana, kabul edelim “çok iyi” hazırlanmış bir strateji bağlamında Türkiye, “2023 Hedefi” ne sürüklenerek taşınmakta. 11,5 yılda ne çok yol alındığı ortada.
9 kritik yıl kaldı “2023” ün tümüyle dönüştürülerek başkalaştırılmış Türkiyesi için.

“Hedef 2023”. kodlu bir slogan olarak bu parti yöneticilerince, özellikle de Başbakan R.T. Erdoğan‘ca ustalıkla, özel mimik – jestler ve tonlama eşliğinde kullanılarak tabana ileti verilmekte..Örtük söylemle açık “kutsal ittifak” pekiştirilmekte..

Bu bağlamda oldukça önemli bir dönüştürücü olarak AKP hükümetince hazırlanan bir Yasa (Kanun) Gücünde (Hükmünde) Kararname (TGK, KHK) hazırlığı sürdürülüyor.

Kurulması planlanan “Sağlık Bilimleri Üniversitesi“.. sorunu..

Konuya ilişkin olarak Tıp Fakülteleri Dekanları Konseyi’nin görüşünü paylaşmak istiyoruz.  Hemen belirtelim ki, Anayasa’nın 130. maddesi şöyle başlıyor :

  • “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan
    kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler
    Devlet tarafından kanunla kurulur..”

Buna göre, AKP hükümetince kurulması planlanan “Sağlık Bilimleri Üniversitesi” nin İLK özellliği “BİLİMSEL ÖZERKLİĞE SAHİP” olmaktır.

İkincisi, kurucu işlemin hukuksal yöntemi – biçimi ile ilgili olup, Anayasa koyucu bu özneyi “Kanunla kurulur” diyerek TBMM olarak tanımlamıştır. Daha açık söylemek gerekirse,

Yasa Gücünde Kararname ile üniversite kurulması söz konusu değildir“.

Böylesi davranış “erk” gaspı olup, apaçık anayasaya aykırıdır.

Esas olarak TBMM, ancak yürütülmesinde ivedilik olan olağan devlet işlerinde,
TBMM tatilde ya da kapalı iken kullanılmak üzere Hükümete (3 ana erkten biri olan Yürütme organına) kapsamı ve süresi sınırlı olmak üzere YGK çıkarma yetkisi tanımaktadır.

Bu yetkinin zorlanarak genişletilmesi Anayasanın güçler ayrılığı ilkesini çiğnemektir.

Anayasa’nın 6. maddesi şöyledir :

Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

  • “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

İzleyen 7, 8 ve 9. maddelerde ise teker teker 3 ana erki (Yasama, Yürütme ve Yargı) ve egemenlik alanını tanımlamaktadır.

Bu bağlamda, düzenleyici bir işlemle (YGK – KHK) yapılacak bu idari işlem, apaçık Anayasaya aykırı düşmektedir. Hükümet, “yalnızca” (münhasıran, exclusively) TBMM’nin yasa çıkararak kullanacağı yasama erkini, üniversite kurma hak ve yetkisini gaspederek onun yerine geçmekte ve aşkın bir zorlama ile YGK eliyle bu münhasır yetkiyi ele geçirmektedir.

Türkiye Tıp Dekanları Konseyi‘nin 9 sayfalık kapsamlı raporunda da bu noktaya vurgu yapılmaktadır. Bu raporu okumak için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklayınız..

Turkiye_Saglik_Enstitüleri_Baskanligi_icin_YGK_Hk._Tip_Dekanlari_Konseyi_Gorusu

Sıradan bir hukuk devletinde bile böylesi bir girişim kimsenin aklından geçmez.

Dolayısıyla ilk iş olarak AKP Hükümetinin bu girişimini geri çekerek Anayasa
md. 88 uyarınca TBMM önüne bir yasa önerisi ile gitmesi anayasal zorunluktur
(AY md. 88: Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.)

İşin özünü derinden etkilemekle birlikte bu yöntem (usul) hatası giderilse bile sorun çözülmüş olmuyor..

İkinci sorun ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİDİR.. Üniversiteyi evrensel bağlamda üniversite kılan onun BİLİMSEL ÖZGÜRLÜĞÜDÜR. Bunun da 2 ön koşulu yönetsel (idari) ve akçal (finansal, mali) özerkliktir.

Sağlık Bakanlığı, söz konusu SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ’nin apaçık patronu olmayı öngörmektedir.

“Benim olsun, ben yöneteyim, ben karar vereyim, istediğime ünvan vereyim,
istediğimi atayım, istediğim konularda güdümlü tezler yaptırayım……….”

Bu güç hastalığı neyin nesidir??

Siz hiç “demokrasi” terbiyesi almadınız mı?

Hak ve yetkileri demokratik hukuk kurallarına uygun olarak paylaşmak ve toplumu birlikte, katılımcı olarak yönetmek….. gibi kavramlar sizin kültürünüzde, dağarcığınızda
yok mudur?

3. olarak YGK’nin içeriği                          :

Türk Yükseköğretim yaşamını, sağlık bilimleri alanında uzun yıllarda oluşturulan geleneklerini, kurumlarını akılcı hiçbir gerekçesi olmadan darmadağın etmektedir. Batı’ya da da dünyanın gelişmiş üniversiter sistemlerine referans vermemektedir.
Kerameti kendinden menkuldür!

“12 Eylül ürünü” diye hep eleştirilen YÖK düzeni bu hükümetçe 11,5 yılda değiştirilmemiş, tersine sağladığı yetkiler katı biçimde kullanılagelmiş,

– çok yoğun biçimde kadrolaşılmış,
– Anadolu’ya bu üniversiteler üzerinden AKP ideolojisi dayatılmış,
– Yandaşlara parasal ve türlü olanaklar ve sürekli rant aktarımı sağlanmıştır.

“Her ilde 1 Üniversite” sloganının hazin ve korkutucu ardalanı (background) böyledir.

Sonuç                       :

Söz konusu YGK derhal geri çekilmelidir.
YÖK düzeni, gelişmiş ülkeler bağlamında demokratikleştirilmeli,
kesin olarak LAİK ve seküler olarak düzenlenmelidir.

Hedef, Üniversitelerin 21. yy’ın ağır yarışmacı koşullarında Türkiye’yi küresel dünyada ileri taşıyacak kadroları yetiştirmektir..

Hedef, Üniversitelerin 21. yy’ın ağır yarışmacı koşullarında Türkiye’yi ileri taşıyacak bilim ve teknolojiyi üretmektir..

Kurulması tasarlanan “Sağlık Bilimleri Üniversitesi” de bu 2 temel işlevi özellikle
sağlık sektöründe üstlenecektir.

Hedef; “badem”ler – “mollalar” – “rabia” lar yetiştirmek, arka bahçeler oluşturmak ve üniversiteleri daha da gericileştirererek medreseleştirmek asla ol-MA-malıdır.

Elbette bunları AKP iktidarından beklemek gerçekçi değildir

Sorun; Türkiye’de çağdaş – demokratik – Cumhuriyetçi kadroların iktidar sorunudur!

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“AKP’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Girişimi Anayasaya Aykırı” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir