Trakya’da bir çevre zaferi daha!


Dostlar,

Trakya’da uzun yıllar çalıştık (1988-2004, 16 yıl). Bölgeyi yakından biliriz.
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği’nin kurucuları ve yöneticileri, üyeleri arasında yer aldık yıllarca. Sevgili Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak arkadaşımızla Trakya Üniversitesi
Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nda uzun yıllar birlikte çalıştık.
(Biz genç bir doçent, Sevgili Eskiocak da genç bir uzman hekim idi..)

Muzaffer hoca çok sevinçli bir haber geçti..
Aşağıda..
Çok sevinerek paylaşıyor, emek veren tüm arkadaşlarımızı ve
sergilenen dayanışmayı kutluyoruz.
AKP hükümetini de artık hukuka saygılı olmaya çağırıyoruz.
Karar Danıştay’ın ilgili 6. Dairesinde oybirliği ile veriliyor ve 2. kez yürütmeyi durdurma kararı. İdari Yargılama Usulü Yasası (2577) 27. maddesi çok açık :

  • 27/2. “Danıştay veya idarî mahkemeler, idarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.”

Dehşet verici bir hukuk tanımazlıkla karşı karşıyayız. Yargı yürütmeyi durdurma kararı veriyor, AKP’nin ilgili bakanlığı Planda göstermelik bir değişiklikle yasaya karşı hile ile yargıyı aldatmaya çalışıyor ve ve Yüksek Mahkeme bu kez ilk Yürütmeyi durdurma kararını uygulamayan idari işlem – eylem için bu kez 2. kez yürütmeyi durduruyor.

Apaçık sormak gerekiyor :
Siz kimin yanındasınız?
Halkınızın devletinizin mi yoksa yerel – küresel sermayenin mi?
Halk, bu sorunun yanıtını giderek daha net biçimde görüyor..
Yazıklar olsun sizlere..
Ne talihsiz bir ülke ki Türkiye, başına böylesi kadroları getirdi!
Kabus gibi..
Ama halkımız dayanışma ile bu çemberi de kıracak.

Bu tür halk direnişlerin en sağlam hukuksal dayanaklarından biri Anayasa md. 56’dır.
Bu maddeye göre sağlıklı ve güvenli bir çevrenin oluşturulması halkın ve devletin
ortak ödevidir.
Halkımız direnerek Anayasal hakkını kullanıyor ve Anayasal görevini yapıyor.

Hepimize kolay gelsin..

Sevgi ve saygı ile.
16 Haziran 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

===========================================

Trakya’da bir çevre zaferi daha !

Emeği geçenlere ve dayanışma gösterenlere teşekkürler! Prof.Dr.Muzaffer Eskiocak

DANIŞTAY, Trakya’da 1 nükleer, 5 termik santral yapımını içeren, tarım alanlarını
“enerji üretim ve depolama alanı” ve “kentsel yerleşme alanı” adları altında
yapılaşmaya açan Trakya Bölge Planı değişikliğini oybirliğiyle durdurdu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine TMMOB, Edirne Çevre Gönüllüleri Birliği ve kendi adına dava açan Av. Bülent Kaçar, “Plandaki küresel ölçek ve küresel ekonomi saptamalarıyla amaçlanan, Trakya topraklarının, doğasının talan edilip, küresel sermayeye ve enerji lobisine açılmasıdır. Bu karar hukukun zaferidir,
Bakanlık gereğini yerine getirsin.” dedi.

Yüksek Mahkeme, daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararını uygulamayan
davalı bakanlığın işlemleri için bir kez daha yürütmeyi durdurdu,
keşif için bilirkişi heyeti atayacak.

BAKANLIK MAHKEME KARARLARINI UYGULAMADI!

TMMOB avukatı Bülent Kaçar, 24 Ağustos 2009 günü onaylanan 1/100.000 ölçekli
Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı’na itiraz etti.
Yasal sürede yanıt alamayınca, planın ve 1 Temmuz 2010 tarihli onayla yapılan değişikliklerin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay 6. Dairesi’nde dava açtı. Danıştay 3 Temmuz 2012’de planın yürütmesini, 217 sayfalık bilirkişi raporuna göre şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle durdurdu. Davalı bakanlık kararı uygulamak yerine, itiraz edilen içeriğe dokunmayan küçük değişikliklerle
5 Haziran 2013’te planı onayladı. Danıştay TMMOB ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği adına bu plana açılan davada 1 Ekim 2013 günü bir kez daha durdurma kararı verdi.

Davacılar Av. Bülent Kaçar bu kararın da uygulanmadığını belirterek
mahkemeye bir kez daha başvurdu ve şu saptamaları yaptı:

PLAN DEĞİŞİKLİĞİ, 5 TERMİK, 1 NÜKLEER SANTRALİ İÇERİYOR

“2009 Plan notları ve 2013 Plan değişikliğinde esas alınan çevre koruma değil,
neye mal olursa olsun kalkınma anlayışıdır. Plan değişikliği yapılırken, ilgili kurullardan
sit alanları ile kültür ve tabiat varlıklarının, plan değişikliğinin öngördüğü yatırım ve faaliyetlerden zarar görüp görmeyeceğine ilişkin görüş alınmadı, halkın katılımı ilkesi
göz ardı edildi. Plan değişikliği ile yasal zemin hazırlanan Marmara Ereğlisi, Şarköy, Malkara, muhtemel Kıyıköy ve İğneada Termik Santralleri, İğneada Nükleer Santrali,
halk sağlığı ve doğa açısından son derece tehlikeli. 2004 üniversite bölge planı ve 2009 bakanlık bölge planında yer almayan santralleri plan değişikliği ile hüküm altına alanlar, atmosfere saldığı SO2 ve NOx gazların ve asit yağmurlarının oluşumundan sorumlular. Hiçbir filtre, termik santrallerin NOx, CO, O3 gibi atıklarını filtre etmez.
Termik santraller, sağlığı zedeleyen, hastalık ve ölümlere yol açan yapılardır.

SAKLI CENNET TEHLİKE ALTINDA, DEPREM RİSKİ GÖZETİLMEDİ

Plan değişikliği işlemi ile Malkara ve Şarköy’de kurulacak olan termik santraller,
mavi bayrağı hak eden Şarköy’ü, Marmara Denizi’ni, resmi koruma altındaki
saklı cennet Uçmakdere’yi, SİT alanı Gaziköy’ü, binlerce dönüm üzüm bağı ve zeytinlikleri mahvedecek, bölge turizmi yok olacak, hava, toprak ve su kirliliği meydana gelecektir. Kurulacak santraller Saros Körfezi’ni, Koru Dağı’nı, ormanları, tarım ve yerleşim alanlarını, bölge turizmini etkileyecek. Plan hazırlayıcıları Saros Körfezi’nin 2010’da Bakanlık Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildiğini unutmuş.
Yine bölgedeki deprem olasılığı, üzerinde bulunduğu Ganos Fay hattının aktif olduğu hiç gözetilmedi. Plan, Enerji Üretim ve Depolama, Kentsel Yerleşme alanları olarak gösterilen tarım alanlarını yapılaşmaya açıyor. İtirazlarımızın kabulü ile usul ve hukuka, hukukun üstünlüğü ilkesine, insan haklarına, çevre hakkına, kamu yararına ve
yasal mevzuata aykırı Plan Değişikliğinin ve Plan hüküm ve notlarının
iptaline karar verilmesini dileriz.”

MAHKEME KARARI UYGULANMADIĞI GEREKÇESİYLE 2. KEZ DURDURMA

Danıştay 6. Dairesi’nin son kararında şöyle denildi:

“Davalı idarece Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı’na yönelik davalarda yürütmenin durdurulması yönünde verilen kararların uygulanması yönünde bir işlem yapılmadığının belirtilmesi, gerek yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen kararlar ve dava konusu plan kararlarının alt ölçekli planlara aktarılması yolunda davalı idarece aynı gün ilan edilen 1/25.000 ölçekli il çevre düzeni planında da değişikliğe gidildiğinin görülmesi ile ortaya çıkan davanın duruma ve uyuşmazlığın niteliğine göre, taşınmazların yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alındıktan sonra yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verildi.”
(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26577402.asp, 9.6.14)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Trakya’da bir çevre zaferi daha!” üzerine bir yorum

  1. Yakında memleket birbirini yemeye başlıyınca , danıştay mutlaka yürütmeyi durdurma kararı verir.Tüm ulusumuzda hukuka aşırı saygılı olduğundan bu karara mutlaka herkez anında uyar.Demokrasi ile idare edilmek nekadarrr güzel.Fakat yürütmeyi durdurucak kararı uygulıyacak insan kalırsa.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir