Rifat Serdaroglu : STRATEJİK İHANET

 

STRATEJİK İHANET

Rifat Serdaroglu

Hiç, bilenle bilmeyen bir olur mu? Cahile- bilmeze-bilmediğini bilmeyene verilen her işin sonu hüsrandır, hele verilen görev devlet yönetimi ise, o işin sonu hem o ülke,
hem de görev verenler için felâket olur.

Anadolu’da bir deyiş vardır; “Yüz verme ayıya; gelir pisler halıya” diye.
Buradaki “ayı” benzetmesi, cahil-iş bilmez kişiler için kullanmaktadır.

Demokrasi; Herkesin canının istediğini yaptığı, sonra da hesap vermeden çekip gittiği bir rejim değildir. Demokrasi bir kurallar ve kurumlar rejimidir.
Devlet yönetimine talip olduysanız, sırtınıza aldığınız yükün-sorumluluğun bilincinde olacaksınız.
Başarılı olursanız, ödül beklemeden görevini yapan insanların iç huzuru ile görev süreniz bitince köşenize çekilirsiniz. Fikrinizi soran olursa, tecrübelerinizi aktarırsınız.
Yanlışı-ihaneti görürseniz, bizim gibi hem yönetenleri ikaz edersiniz,
hem de toplumu uyarma çabası içinde olursunuz.
Ammaa, başarısız olursanız hesabınızı hem sandıkta, hem de yargıda verirsiniz, mecbursunuz. Bundan kaçamazsınız.

12 senelik “tek başına” AKP iktidarı sonucu geldiğimiz nokta tam bir felaket.
Tabii ki gören, bilen, iktidar ile çıkar ilişkisi olmayan vatanseverler için.
Dönemin Başbakanının sorumlu olduğu konulara kısaca bakalım mı?

Tarım;
Bademler iktidara gelmeden evvel, tarımda dünyada kendi kendine yeten
7 ülkeden biri idik. Şimdi “SAMAN” ithal eden bir ülke olduk. Yalnızca insanımızı değil, hayvanımızı da kendi ürettiğimizle besleyemiyoruz, maalesef!

Ekonomi;
Erdoğan istediği kadar yalan söylesin, rakamları çarpıtsın. Tek örnek vereceğim.
Dün, yani 11 Haziran 2014 Çarşamba günü Dünya Bankası bu yıl için Türkiye’nin “Büyüme” rakamını % 4,5’tan, % 2,4’e düşürdü. Yıllık nüfus artış hızımızı düşerseniz,
ne kadar ve nasıl büyüdüğümüzü görürsünüz!

İç Güvenlik;
AKP ve Erdoğan, Türk Askerini kışlaya, Türk Polislerini karakollara kapattı.
Ne kadar it-uğursuz-terörist-katil-uyuşturucu müptelası-profesyonel katil varsa “VİZELERİ KALDIRDIK” aldatması sonucu, hepsini Türkiye’ye doldurdu.
Suriye’den gelen 1 milyona yakın mülteciyi de sayarsanız, 2 Milyona yakın
ayaklı bomba Türkiye’de dolaşıyor.

  • PKK Narko-Terör örgütü tüm Güneydoğu Bölgemizde ve ülkenin hemen
    her yerinde eylem yapıyor; vuruyor-kırıyor-yakıyor-yaralıyor-öldürüyor.

İç Güvenlikte AKP hükümeti güvenlik kuvvetlerini öylesine bağladı ki, teröristler
Askeri Garnizona girip gönderdeki Bayrağımızı indirip yakacak cürete sahip oldular.

Dış Politika;
Yukarıda başlıklar halinde saydığım konularda, AKP Hükümetinin yaptığı ihanet derecesindeki yanlışları, zaman içinde Türk Milleti olarak beraberce düzeltiriz.
Canımız yanar, zaman yitiririz, para yitiririz ama mutlaka düzeltiriz.
Fakat Dış Politikada yapılan büyük yanlışlar, yıllar boyunca Türk Milletinin
canını yakacaktır. Telafisi çok zor olacak ve önümüzdeki on yıllara sarkacaktır.

Gül-Erdoğan-Davutoğlu-Özel-Fidan beşlisi Tunus-Libya-Mısır’da emperyalist devletlerin tetikçiliğini yaptılar. Milyonlarca insanın ölümünde, sakat (AS: engelli) kalmasında, yerini yurdunu terk etmesinde figüran oldular.
Suriye’de tarihin en büyük yanlışını yaptılar. Hem mevcut yönetimi kaybedip,
yeni bir düşman kazandılar, hem de Büyük Kürdistan’ın Suriye bölümünün kurulmasına yol açtılar.
Irak’ta Barzani denen eşkıyaya güç verip, merkezi Irak Hükümetini küstürdüler.
Suriye ve Irak’taki yanlış politikalar sonucu, tüm bölgeyi kana boyayacak
Mezhepler-Irklar savaşının içine attılar. Çok yakında açığa çıkacak gerçeklerle
hem El-Kaide; El-Nusra-IŞID gibi kan içicileri bölgemizin başına bela ettiler.
Bölgede yeni bir Arap-Kürt savaşının kapısını araladılar.

  • Oluk-oluk Türkmen kanı akıyor; bademler seyrediyor.

“Haftaya Şam’da Emevi Camisinde namaz kılacağız” saçmalığıyla çıktıkları yolda, “Dünya Devleti” olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başını eğdirdiler.

Gül – Erdoğan – Davutoğlu – Özel – Fidan Beşlisi o kadar körler ki; Başkonsolosluğumuzun IŞID militanları tarafından çevrildiğini,
diplomatlarımızın esir alınacağını dahi göremediler.

Yıllardır bu bademleri uyarıyoruz; Türk Ordusunun yapısı ile oynamayın.
Küçücük aklınızla Cengiz Çandar gibi Ordu düşmanlarının oyununa gelmeyin.
Bu bölgede Güçlü bir Türk Ordusunun gölgesi, Ortadoğu dengeleri açısından
çok önemlidir. Yapmayın, dedik ama dinletemedik. Türk Ordusu’nun komuta heyetinin yarısını AKP-Cemaat işbirliğiyle KUMPAS kurarak zindana attılar.
Hadi şimdi gönderin o sahte seccade şeytanlarını, haram havuz medyasının
Türk Ordusu düşmanı yazarlarını, hem diplomatlarımızı kurtarsınlar,
hem de PKK ile savaşsınlar.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, başımıza bu belaları açan,
dönemin Başbakanı Erdoğan; sırtında,

* hırsızlık-yolsuzluk-rüşvet-kalpazanlık dosyaları,
* haram havuzları,
* villalar,
* imar yolsuzlukları,
* haram paraları,
* haram vakıfları ile…

Çankaya Köşküne çıkıp, Cumhurbaşkanı olmak istiyor!

Tüm bunların sorumlusu stratejik öngörüleri olmayan, tarih cahili, ihanete meyilli,
devleti Belediye Encümeni gibi yönetmeye kalkan “Stratejik Körlük” içindeki
badem iktidarıdır.

Bundan böyle akacak her damla Türk kanının vebali bunların üzerindedir.

Yazıyı değerli eğitimci Halil Arık Beyefendiden duyduğum bir söz ile bitirelim :

Kendisini, önündeki eşeğin çekmesine rıza gösteren devenin,
sırtındaki yükten yakınma hakkı yoktur
.

Anladın mı Türk Milletiiii??…

Sağlık ve başarı dileklerimle.
(12 Haziran 2014)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir