TÜM ADD ŞUBELERİNE – KEMALİST KAMUOYUNA


Dostlar,

Uzuuuun yıllar, 15 yıla van bir süre ADD İsparta Şubesi’nin kurucusu ve başkanlığını yapan Tarih Öğretmeni (şimdilerde emekli) Sayın Mamut Özyürek ile epey çalışma yaptık İsparta ADD ve ilçelerinde.. Kendisinin mütveazi aracıyla ve yakıtıyla, kumanyalarımız da cebimizden (Edirne – İsparta yolculuk bedellerimiz de
bizim cebimizden)..

Sanırız 20+ dolayınca görsel konferansımız oldu okullarda, ilçelede, Üniversitede (Rektör Sn. Prof. Dr. Lütfü Çakmakçı ve Prof. Dr. Lütfü Baydar döneminde)..
Ayrıca bir ziyaretimizde bu ilde İsparta Ulusal Güçler Birliği‘ni kurduk ve
temel ilkeleri belirledik. Sanırız örgütlenme hala işlevsel.

Bu yiğit arkadaşımızın başına nedense “bir şeyler” gelmeye başladı..

Maalesef ADD Genel Merkezimiz de sahip çıkmak yerine dışlamayı seçti..
Bizim GYK üyesi olduğumuz 2004-6 döneminde Genel Başkan Şener Eruygur
iken de Mahmut beye disiplin cezası verilmek istenmiş, önceki genel başkan
Sn. Ertuğrul Kazancı, biz ve 3 arkadaşımız daha karşı oy yazısı yazmıştık.

Sonraki dönemde ne yazık ki Sevgili Mahmut Özyürek‘in kesin ihracına dek
işler tırmandırıldı. Ama Mahmut beyi durdurmak olanaklı mı?
Arslanlar gibi haklarını savunuyor. Çok sayıda dava açtı ve pek çoğunu da kazandı.

  • ADD yönetiminin bu hukuksuz – insafsız infazını gözden geçirmesi
    ve Sn. Özyürek’e saygınlığını bu genel kurulda iade ermesi gerek.

Mahmut bey bu sıralarda Ulusal Eğitim Derneği İsparta Şubesi başkanı..
Görüldüğü gibi “hizmette sınır yok!”
Yitiren ADD oldu..
Hem de bilmem kaç on tane tarikatın kol gezdiği kritik İsparta coğrafyasında..

Benzer biçimde Kocaeli Şubesi Başkanı Sn. Mustafa Güner de Tansel hanımın
genel başkanlığı döneminde ADD’den kesin ihraç edildi. (Başkaları da var, epey!)

Çoook ilginçtir ki, Sn. Mustafa Güner de Mahmut bey ölçüsünde özverili, çalışkan, zeki, birikimli ve Kocaeli ve ilçelerinde, okullarında… çok sayıda Aydınlanma Konferansları verdiğimiz bir arkadaşımız. Her ikisi de katıksız Kemalistler ve birer ateş parçası gibiler.
Sn. Güneri’in de ADD aleyhine açtığı davalar sürüyor, kazandıkları var..

Tansel hanım ve arkadaşlarının bu anlamsız ve çoook yanlış gidişe dur demeleri gerek. Üstelik Tansel hanım Danıştay Başsavcılığından emekli bir yüksek hukuk kişisi!
Genel Kurulun bunları bilmesi gerek..

Sn. Özyürek’in içimizi acıtan tarihsel mektubu aşağıda..

Sevgi ve saygı ile.
8 Haziran 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=======================================

TÜM ADD ŞUBELERİNE – KEMALİST KAMUOYUNA

HAZİRAN 2012 ADD Genel Merkez Genel Kurulunda, delegelerle “belge” olarak paylaştığım, daha sonra çok sayıda e-gazetede yayınlanan
AKP FAŞİZMİNİN PANZEHİRİ KEMALİZM” başlıklı yazımda şu satırlar
yer alıyordu.

  “Emperyalizmin ve içimizdeki müttefiklerinin kaçacak köşe aramaya başladıkları Mitingleri organize eden, başta Kemalistler ve toplumsal muhalefeti örgütleyen öncü örgütlerin, bir kez daha bu denli yığınsal direnişi harekete geçirememeleri için gereken önlemleri almayı da unutmadılar. “içimizdeki yedek kuvvetleri ve
Truva atları”
görevlerini eksiksiz yerine getirmeleri konusunda uyarıldılar ve harekete geçmeleri istendi.

Tabanın baskısı ile bu güne dek Soros ve AB fonlarından beslenmeyen,
Anti-emperyalist, Antifaşist özünü koruyan Demokratik Kitle örgütlerinin
üst yönetimlerine
, örgütleri dirençsiz, “uysal- uyumlu” hale dönüştürecek, geçmişinde ne emperyalistler ve işbirlikçileri, ne de Kemalistlerle bir sorunu olmayan “parlatılmış” kimlikleri sürdüler. Böylece Kemalist hareketin stratejik öncelikleri değiştirildi. Faşizme karşı savaşımın aynı zamanda Emperyalizme karşı savaşım olduğu gerçeği ötelendi.
Savaşımın ana merkezi yalnızca laik-Anti laik/AKP baskısına kaydırıldı.” http://www.1mart2003.com/makale/mahmut-ozyurek/akp-fasizminin-panzehiri-kemalizm/140.html

Bu değerlendirme; o günün koşullarında Kimi demokratik kitle örgütlerinin yönetimine ardı- ardına getirilen kişilerin ve özellikle ADD Genel Başkanlığına “parlatılarak” getirilen Tansel Çölaşan’ın davranış, söz, yazı ve eylemleri üzerine yapılmıştı.

Yanılmış olmayı çok isterdim. Yanılmamışım. Önce; Haziran 2012’de toplanan genel kurulda, ADD Tüzüğünde “Genel Kurulun görev ve yetkileri arasında sayılan” Şube Yönetimlerini “görevden alma” yetkisi Genel Yönetim Kuruluna
bir oldu-bitti ile devredildi.

ADD Genel Başkanlığına “özel görevli” olarak getirilen Tansel Çölaşan ve ekibi; Genel hukuk kurallarına- Türk Medeni Kanunu’na aykırı olan bu “görevden alma” yetkisine dayanarak, Kemalist ilkeleri savunan, Genel yönetimin Kemalizm karşıtı, hukuka aykırı söylem ve eylemlerini “deşifre eden” şube başkan ve yönetimlerini hemen görevden almaya başladılar. Bu işlemde kullanılan yöntemler
“Silivri hukukunu” aratmıyordu.

Önce kimin / kimlerin görevlerinden alınacağına Tansel Çölaşan ve kimi GYK üyelerince karar veriliyor. Sonra görevden alınması kararlaştıran şube başkan ve yöneticileri hakkında; “gayri ahlaki yöntemlerle”, Atatürkçü düşünceye karşıtlığı mahkeme kararları ile belgeli kimi karşı devrimci elamanların yalancı tanıklıklarıyla elde edilen sözde, uydurma deliller üretiliyordu.

Böylece hazırlanan kumpaslar sonucu görevden alınan şubelerden biri de
ADD Isparta Şubesi Başkanı Mahmut Özyürek ve O’nun görevden alınmasına yasal çerçevede itiraz eden Şube Yönetim Kurulu oldu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şube Yönetimine karşı, Özel görevli Tansel Çölaşan’ın tertiplediği, Kemalist kamuoyunda “Ajan-provokatör (KIŞKIRTICI) olarak bilinen” ADD GYK üyesi ve Batı Akdeniz Bölge sorumlusu olan Mehmet PINAR’ın önemli rol üstlendiği, Isparta’daki Atatürkçülüğü şaibeli kimilerinin marifeti ile sahneye sürülen kumpas, “yıkım-çökertme” sürecine karşı yasal olarak başlattığımız
hukuksal süreç devam ediyor.

1-   ADD Genel Yönetim ve Disiplin Kurulunun; ADD Isparta şube başkanı Mahmut ÖZYÜREK’in “ADD üyeliğinden ve şube başkanlığından kesin ihracına” ilişkin kararlarında, yakınma ve tanıklığını, temel dayanak olarak  değerlendirdikleri
Hacer ÇİMENLİ; Mahmut ÖZYÜREK’in şeref ve haysiyetine, onuruna alenen hakaret suçu nedeniyle, yani “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak” suçu nedeniyle, Isparta 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin, 09.04.2013 tarih ve 2013/137 sayılı kararı ile “TCK’nin 125/4 maddesi uyarınca” cezalandırılmıştır.(Ek:2)

2-   Hacer Çimenli hakkında açmış olduğumuz tazminat davası karar aşamasındadır.

3-   Yine Tertibi düzenleyen Tansel ÇÖLAŞAN ve ekibine, ADD Isparta Şube Başkan ve Yöneticilerinin görevlerinden alınmalarını sağlayacak gerçeğe aykırı belge ve bilgileri, duyumlara dayalı gayri ahlaki, olmamış, olması olanaksız olayları olmuş gibi aktaran Akdeniz Bölge sorumlusu, GYK üyesi Mehmet Pınar; “ISPARTA 2. SULH CEZA MAHKEMESİNİN; 05.03.2014 TARİH VE 2014/188 Esas sayılı kararları ile Türk ceza Kanunu 125/1 (Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak” ve Türk ceza Kanunu 125/2(Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.) maddeleri gereğince “CEZALANDIRILMASINA” karar verilmiştir.

4-    Mehmet PINAR aleyhine ayrıca tazminat davası açılmış ve dava devam etmektedir. 28.04.2014

MAHMUT ÖZYÜREK

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“TÜM ADD ŞUBELERİNE – KEMALİST KAMUOYUNA” üzerine 4 yorum

  1. ADD’leri ilk duyduğumuzda, ciddi bir fikir kulübü, bütün aydınların toplanacağı gerçek bir aydınlar kulübü kurulduğunu sanmıştık…

    Malatya ADD’de bir etkinlik düzenleyip; VALİLERLE, BELEDİYE BAŞKANLARIYLA, ÜNLÜ KONUKLARLA PROTOKOL KOLTUĞUNDA FOTOĞRAF ÇEKTİRMEKTEN başka bir şey düşünmeyen adamları gördüğümüzde; gözlerimize ve kulaklarımıza inanamadık.

    Ankara’ya geldik, Genel Merkezdekileri sorduk, gözlemledik ve anladık ki; Ankara’daki yüksek yöneticiler de Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcıları ve Bakanlarla PROTOKOL KOLTUĞUNDA FOTOĞRAF ÇEKİYORLAR VE Protokol koltuğunda Devlet Büyükleriyle fotğraf çektirmeyi de AYDINLANMA, ÇAĞDAŞLAŞMA, DÜŞÜNME SANIYORLAR…

    Hatta bir kısım ADD’ci daha da ileri gidiyor, Protokol Koltuğunda Fotoğraf Çektirmeyi, Anti Faşizm, Anti Emperyalizm olarak yutturmaya çalışıyor; ünlü 1930’lu, 1940’lı yılların CHP Faşizmini de izlenecek tek yol olarak gösteriyordu.

    Ne 1930’lu, 1940’lı yıllarıın CHP Faşizmi ne Protokol Koltuğunda Fotoğraf Çektirme Derneği!..

    Düşünmek Dernekle, Dernek Başkanları ve Yöneticileriyle değil; beyinle ve akılladır…

    Aklından memnun olmayan, aklını beğenmeyen, aklından kuşkusu olan varsa; ADD’ye gitsin!.. Gitmelidir, gitmesi de gerekir…

    1. Rıza bey,

      Size gösterilen hoşgörüyü kötüye kullanmamanın sorumluluğunuzda olduğunu daha önce birkaç kez anımsatmıştım.

      Burası halka açık anonim bir site değil, kişisel.

      Dolayısyla, görüşlerlnize, bize ne denli aykırı gelse de acaba yararlanabilecek bir yanı olur mu umuduyla çooook geniş bir demokratik hoşgöryle katlanıyoruz.

      Rolleri değiştirdiğimizde sizin bize ne denli hoşgörü gösterebileceğinizi kestirmek çok güç değil.

      Ama ayrımında iseniz eğer, kendi kendinizi tüketmektesiniz.
      Size yanıt veren yok gibi..
      Kimsenin size birşey yapmasına gerek yok.
      Siteye anlamlı – değerli katkılar vermek yerine düşünleri ve sahiplerini aşağılamak başlıca eyleminiz. Bu bir hastalık!

      Yine ne denli ayrımındasınız bilinmez ama bu davranışınızla
      derin bir aşağılık kompleksinin girdaplarında boğulduğunuzu
      dışa vuruyorsunuz.

      Son iletinize bakar mısınız?

      – Aklından memnun olmayan, aklını beğenmeyen, aklından kuşkusu olan varsa; ADD’ye gitsin!.. Gitmelidir, gitmesi de gerekir…

      Demektesiniz.. Bu sitede Yüce ATATÜRK’ün sizi de Rıza Güner yapan düşün ve eylemleri savunulmaktadır. Sizin entellektüel yeti olarak olup biteni kavramada bir sorununuz varsa, asparagas haber yapan bir dizi eğlencelik – satılık – kiralık – ajanın boy gösterdiği siteler var. Belki size, çok gereksindiğiniz parasal katkı da sağlar?

      Keşke “o yüksek zekanızı” biraz da, apaçık ülkeye savaş ilan etmiş, başarırlarsa sizin de defterinizi ivedilikle dürecek olan
      ajan provokatörlere dönük kullansanız.

      Yoksa halimiz tasvire elvermiyor mu??

      Ne işiniz var sizin ADD’deki
      “Aklından memnun olmayan, aklını beğenmeyen, aklından kuşkusu olan” lar ile?? (aynen sizin sözleriniz)

      Lütfen eleştirilerinizde insanları aşağılamayı bırakın; edeple ve ağırbaşlılıkla karşı tezlerinizi yazın, eğer yapabiliyorsnız.
      Bir insan sorumluluğuyla ülkenin yakıcı sorunlarına katkı verin..

      Sevgi ve saygı ile.
      8 Haziran 2014, Ankara

      Dr. Ahmet Saltık
      http://www.ahmetsaltik.net

  2. Ahmet bey,

    Benim sitem yok, kendi facebook sayfamdan başka, AleviManifesto ve Aü Sbf Basın Yayin Şeref Grubu adında iki facebook sayfam var… Yazı yazdığımda beş on bin kişi tarafından görülebiliyorlar…

    Ben ana avrat küfür dışında her yoruma yer veriyorum…

    Benim, bir sitem olsaydı; her şeyden önce AKIL, BİLGİ, İNANÇ VE DÜŞÜNEBİLME DÜZEYİNİ YÜKSELTEN YAZILARI SEÇERDİM… Ciddi bir fikir sitesi haline getirmek isterdim…

    Evet… Benim yorumlarıma nadiren ve yazı sahiplertinin akıl ve zekası oranında cevap veriliyor…

    Hayır… Ahmet bey, benim zerre kadar kusurum yok… Ne diyorsunuz; “BENİM SİTEM, ANONİM BİR HALK SİTESİ DEĞİL; KİŞİSEL…”

    Kusur sizde ve sizinkilerde…

    Sitenizin; akıl, zeka, bilgi, inanç ve muhamekeme seviyesini yükseltmeniz gerekiyor…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir