MİLLÎ MERKEZ : ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUZ


MİLLÎ MERKEZ BASIN AÇIKLAMASI

ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUZ

ATATÜRK diyor ki: 

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

TBMM, 23 Nisan 1921’de, bu günü Millî Bayram ilan etmiştir. Genç Cumhuriyet’in ilk Millî Bayramı olan Ulusal Egemenlik Bayramı tüm halkımıza kutlu olsun…

Millî Anayasa Forumu da Milli Merkez’e dönüşme kararını, 23 Nisan 2013’te Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki Büyük Kurultay’da çoşkulu bir kalabalıkla  hayata geçirerek, bu günü, doğum günü yapmıştır.

Tüm Millî Merkez ailesinin de ilk yıldönümü kutlu olsun…

Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı şehit ve gazilerinin yetimleri için kurdurduğu Çocuk Esirgeme Kurumu’nun girişimleriyle aynı günde kutlanan ve daha sonra tüm çocuklara armağan edilen dünyanın ilk “Çocuk Bayramı” da tüm çocuklarımıza kutlu olsun…

Vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin birliğini tehdit eden iç ve dış unsurlar yeniden hortlamıştır. “Kayıtsız ve Şartsız Millete ait olan EGEMENLİK”, bugün Atatürk’ün Meclisinde bulunanların marifetiyle, Anayasanın 90. Maddesine göre kabul ettikleri BM İkiz Sözleşmeleri, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı Antlaşmaları, Büyükşehir Yasası vasıtasıyla ABD+AKP+PKK ortaklığıyla yürütülen Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde demokratik açılım adıyla yapılan kanunî değişikliklerle demokrasi karşıtı odaklara devredilmektedir.

Haksız, hukuksuz bir süreçle Silivri, Hasdal, Hadımköy, Sincan, Mamak gibi tutukevlerinde nedensiz esir yatan şerefli komutanların çocukları bir bayramı daha babasız geçirmektedir.

Atasına “YOLUN YOLUMUZDUR” diyen Millî Merkez olarak, hür bir vatan üzerinde birlik ve dirlik içinde yaşamak isteyen,  Atatürk’ün tarif ettiği Türk Milletinin her ferdini, Kuvayi Millîye ruhuyla bu mesuliyete ortak olmaya; Millî Merkez’de birleşmeye çağırırken tüm vatandaşlarımızın “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını” kutlar, saygılar sunarız.

 Hüsamettin CİNDORUK
Millî Merkez Başkanı

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“MİLLÎ MERKEZ : ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINI KUTLUYORUZ” üzerine 4 yorum

  1. 23 NİSAN 2005’te
    ULUS – İLK MECLİS BİNASI ÖNÜNDE, YAĞMUR ALTINDA MEGAFON İLE OKUDUĞUM
    (GÜNCELLİĞİNİ KORUYAN) BASIN DUYURUSU.

    YENİDEN ULUSAL EGEMENLİK

    Ulusumuz, çok büyük özveriler göstererek egemenliğini kazanabildi.
    Bir yandan yüzyıllarca sultanlık, padişahlık gibi despotik sülale yönetimlerinde fetihçilik uğruna kıtadan kıtaya koşturulmuş, kanı ve canı dökülmüş, bir yandan da Osmanlı’nın kapitülasyonlarıyla kaynakları emekleri yabancılara peş keş çekilmiş
    bir halk olmanın tüm acılarını çekmek zorunda bırakılmış.

    Öte yandan da, kapitalist-emperyalist Batı’nın dünyayı paylaşıp sömürme girişimleri uğruna, cepheleri mekan tutmuş, yurdundan yuvasından yıllarca uzak yaşatılmış.
    Üstelik çoğu Yemen’den, Kafkasya’dan, Çanakkale’den, Galiçya’dan dönememiş.
    Acısını türkülerine, ağıtlarına, destanlarına akıtmış.

    Yetmemiş…
    Bir de öz yurduna göz dikilip paylaşılmış.
    Mondros’lar, Sevr’ler yazılmış…
    Tarih boyunca bağımsız yaşamışken, kendi yurdunda tutsak edilmeye kalkışılmış.
    Ne var ki; küllerinden doğarcasına kalkmış kanatlanmış sonunda.
    Önünde Mustafa Kemal, “yetti gayri” deyip silkinmiş.
    “Ya bağımsızlık ya ölüm.”
    Bağımsızlık bayrağını çekip dikmiş.
    Bu kez kendi Meclisi’nin alnına.
    85 yıl önce.
    Artık egemen benim.
    Ben ulusum.
    Yurttaşım.
    Yazgım ellerimde.
    Kimseye uşaklık yok.
    Ne Sultana, ne Padişaha, ne emperyaliste.
    Yurt benim. Ürün benim. Emek benim. Yemek benim…
    “Kayıtsız ve koşulsuz”…

    Ya bugün?
    23 Nisan 2005.
    85. yıl.
    Yine yurdum parsellenip satılıyor.
    Ulusumun kaynak ve kurumları peşkeş çekiliyor.
    Yine yabancı postallar geziniyor…
    Ellerim emeğim sömürgene sunuluyor.
    Emperyalisti, gericisi, bölücüsü, işbirlikçisi yine işbaşında.
    İşbaşında ne demek?
    Meclis’te, Hükümette, Yönetimde, Medyada.
    ABD’si, AB’si, IMF’si, Dünya Bankası,
    Dünya Ticaret Örgütü ile toptan işbaşında.
    Ulusum yoksullukta, işsizlikte.
    Şimdi yine iş başa düştü.
    O nedenle buradayız sevgili dostlar, canlar.
    Burası, bugün Samsun,
    Erzurum,
    Sivas…
    İlk Meclis…
    İlk kurşun deyin isterseniz.
    Yine “Ya bağımsızlık, ya ölüm.”
    Yine “İlk hedefiniz Akdeniz.”
    Yine Ulusal Kurtuluş.

    23 Nisan 2005
    Galip KARAKUŞ
    ADD Çankaya Şube Bşk.

  2. Canım, Büyüğüm, Liderim, Resulullahım ATATÜRK’üm!

    Her yaptığı, her dediğine katılıyorum ama şu “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” sözüne içim ısınmıyor. İnanmak istiyorum, fakat içimden inanamıyorum. Biliyorum,
    iyi niyetle söylemiştir ama bugünleri senin gibi bir DAHİ göremedi mi?
    Yarabbim, CUMHURİYET’i bu hayvanlarla nasıl kurdun, bunu gerçekleştirmek ne denli olanaksızsa, bu hayvan sürüsünün egemenlik kavramına nasıl sahip çıkacağını hiç mi tahmin edemedin be ATAM?

    1. Dostlar,

      Galip Karakuş kardeşimiz, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin sonuçları, yolsuzlukları, şaibeleri, Cumhuriyet tarihinin en kuşkulu seçimleri olması karşısında isyan etmekte pek haklı olarak..

      Ancak Atatürk yanılmış değil.. O’nun kastettiği “halk” elbette Cumhuriyet’in eğitimini – ekonomik özgürlüğünü – haber alma hakkını…. sağladığı bir halk olacaktı.

      Bunlar bilerek ve isteyerek yapılmadı ve HALK bu niteliklere erşlemedi. Kalabalık, niteliksiz bir “sürü” yapılmak istendi ve büyük ölçüde de başarıldı..

      “Hayvan” sözcüğüne katılmamız bu bağlamda olanaklı değil.
      Anlık öfkenin “teşbihi” olarak değerlendiriyoruz. Biz aydınların görevi, halkımızı hakettiği eğitim – gönenç – adalet – hukuk – güvenlik ve sağlık düzeyine eriştirerek gerçek anlamda özgür kılmak ve egemenliğin gerçek sahibi yapmaktır..

      Yılgınlığa yer de hak da yok..
      Nerede kalmıştık? AYDINLANMA DEVRİMİNE devam…

      Sevgi ve saygı ile.
      24 Nisan 2014, Ankara

      Dr. Ahmet Saltık
      http://www.ahmetsaltik.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir