Hesaplaşma…


HESAPLAŞMA…

portresi

Lütfü Kırayoğlu 

Sizler bu satırları okuduğunuzda seçim sonuçları alınmış olacak. Kimileri sevinç içinde, kimileri de kederli olacak. Sevinenlerin kaçı bu sonucu gerçekten hak etmiş olacak. Üzülenler, nerede hata yaptıklarının muhasebesini yapmaya hazır olacak mı?

Oysa bu satırlar yazılırken seçimin başlamasına bir gün var.
Seçim gecesinin ilerleyen saatlerinde on binlerce kişinin kendisiyle hesaplaşması başlayacak.
Kimler kendini gerçekten ifade edebildi?
Kimler partilerinin politikaları uğruna inançlarından farklı şeyler söyledi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül’ün reklam filminde oynayıp “oyum Sarıgül’e” diye bağıran türbanlı kadınlara baktıktan sonra,
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın reklam filminde oynayan çağdaş giyimli kadınların “oyum Binali Yıldırım’a” demelerini şaşkınlıkla izlemediniz mi? O filmdeki kadınları görünce aklınıza başka bir fotoğraf düşmedi mi?
Hani şu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım 2005 yılında bir yurt gezisinde Samsun’da ekibiyle birlikte bir masada yemek yerken türbanlı eşinin ayrı bir masada tek başına büzülmüş yemek yerkenki hali… Bu fotoğrafla Binali Yıldırım’ın reklam filmindeki kadınlar nasıl bir uyum gösteriyor?

Kimler günlük yaşamlarında selam bile vermeyeceği kişilere sarılıp yanaklarından öptü?Kimler seçilmek için gerçekten hazır idi? Yitirenlerden kaçı “acaba seçilmiş olsaydım
bu işin altından kalkabilir miydim?” sorusunu kendine soracak?
Kazananlar girdikleri yükün altından kalkabilecekler mi?

Aynı yerde yarışan adayların programlarından parti adlarını ve aday adlarını sildiğinizde partiler arasındaki farkı ayırabileceksiniz?
Böyle bir durumda oy verdiğiniz partinizi tanıyabilecek misiniz?

Seçilen başkanlardan kaçı eldeki teknik kadroyu yönetebilecek,
onları yönlendirebilecek eğitimi aldı?

Belediye meclislerine seçilenler arasından kaç kişi yerel yönetimler yasasını biliyor? Kaç kişi, yaşamının herhangi bir döneminde bir kez olsun bir Belediye Meclisi toplantısı izledi?

Komisyonlarda görev alacakların çalışacakları komisyonların yetki ve sorumlulukları hakkında  bilgisi ne? Örneğin İmar Komisyonlarında çalışacaklar içinde şehir plancılığı ya da en azından mimarlık eğitimi almış olanlar var mı?

Aldıkları sorumlulukların sunucunda başarısız olmaları durumunda faturanın
partilerine çıkacağı konusunda uyarıldılar mı?

Belediye Meclislerinde aldıkları kararların hukuksal sorumlulukları konusunda
eğitim aldılar mı?
Yapılan yanlışlıklar sonucu yargılanan binlerce Belediye Meclisi üyesinin
varlığından haberliler mi?

Saydam olmayı başarabilecekler mi?
Saydamlığın ilk adımı olarak siyasetin finansmanı konusunda hesap verebilecekler mi? Günümüzde adaylar eskiye göre çok daha büyük paralar harcıyorlar.
Muhtar adayları arasındaki yarışta bile inanılmaz paralar harcanırken normal koşullarda karşılığı gelmeyecek olan seçim harcamalarını mantıklı biçimde açıklamaları olası mı?

Bu hesaplaşmayı ister seçilsin, ister seçilmesin bütün adaylar yapmak zorunda.
Hem de önce kendi içindeki hesaplaşmasını yapmak zorunda.
Kendine karşı hesabını verebilenler halka karşı da verebilecektir.

Türkiye’nin bu döneminde görev üstlenenler yalnızca kendilerine karşı değil,
tarihe karşı da hesap vereceklerdir. (29.03.2014)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir