YAŞAMIMIZ DİZİ


YAŞAMIMIZ DİZİ

erdem_akyuz

 

Av. Erdem AKYÜZ
Hukuku Egemenliği Derneği Başkanı
erdemak@gmail.com

 

 

Yaşamımız adeta bir dizi film.

Hepimiz bu dizinin içinde figüran gibi oynuyoruz, daha doğrusu oynatılıyoruz.

Yakın geçmişte gözde olan dizi filimler “Küçük Ev” veya “Dallas” Gibi dizilerdi.

Küçük Ev”de bir çiftlikte yaşayan ve kötü insanlar arasında ailesini korumak için çalışan bir çiftçinin öyküsü anlatılmakta idi.

Dallas” dizisinde hileci ve üç kağıtcı “J. R. – Ceyar” ile kardeşinin karısı “Sue Ellen” arasında kalmıştık.

Uzay Yolu”nda “Kaptan Kirk” ve “Mr. Spark” ile uzayın derinliklerine,
Aşk Gemisi”nde okyanuslar arası aşk hilelerine dalardık.

Buruşuk, kirli pardesüsü içinde dolaşan Komiser Kolombo çok saf görünür
ama tam kapıdan çıkarken dönüp aniden sorduğu sorular ile suçluyu faka bastırırdı.

Kaçak” dizisinde karısının, tek kollu gerçek katilini ararken, komiser “Gerald” tarafından katil diye kovalanan doktor “Richard Kimble ile nefes nefese kalırdık.

“Kurtlar Vadisi”nde çoğumuz bir “Polat Alemdar” veya “Abdi Bey” idik.
Onların yediği kurşunlarla sarsılır, başarıları ile mutlu olurduk

Daha sonraları “Zengin Kız Fakir Oğlan” gibi diziler gözde oldu. Zengin iki kız kardeşten birinin nişanlısı dürüst ama şaşkın bir oğlan, diğeri ise, soyguncu bekçinin deyimi ile
üç kağıtçı ve hovarda “Zarp Bey”.

Say sayabilirsen…

Dizi uzadıkça sakalı uzayan ve nereye kadar uzayacağı belli olmayan
Muhteşem Süleyman, “Osmanlı Tokadı, Elveda Rumeli, Yalan Dünya, Galip Derviş, Boynu Bükükler, Akasya Durağı, Umutsuz Ev Kadınları, Fatih Harbiye, Huzur Sokağı,
Bu Günün Saraylısı, Bir Yusuf Masalı, Şafaktepe, Güneşi Beklerken, Seksenler, Doksanlar
” ve daha niceleri…

Daha da sonraları diziler, daha da bir yaşamın içinden yer almaya başladı.

Allah’a şükür”; yerli dizilerimiz, yerli senaryolarımız ve gerçek dizi kahramanlarımıza kavuştuk.

Yatak odalarında kasalar,
tuvaletlere kadar taşınan para sayma makineleri
,
kundura kutularına doldurulan Dolarlar – Euro’lar.

Eskiden “kundurama kum doldu, atmaya kürek ister” diye şarkılar vardı,
şimdilerde

“kundurama dolar doldu, saymaya yürek ister” diye

türküler yakılmaya başlandı.

Önceki dizi filmlerde “mubah” sayılan “dinleme, izleme, tape, CD, tutuklama,
el koyma, gizli çekim, açıktan suçlama
” gibi teknikler şimdilerde “günah” sayılıyor.

Güncel bir dizi film de “Açılım” adı ile vizyona konuldu.
Kimi kanallarda bunun adı Demokratikleşme Paketi olarak geçiyor.

İlk tanıtıcı jeneriği “Yakında iyi şeyler olacak” diye anons edilmişti.

Dizi gösterime girdi. Paket açıldı ama içinden bambaşka şeyler çıktı :

Türkçe dışında” farklı dil ve lehçede eğitim, Türkçe dışında siyasal propaganda, köylere Cumhuriyet öncesi farklı ve yabancı adların verilmesi, çok düşük oy alan siyasal partilere bile “Hazine Kapısı”nın açılması, Şapka Kanunu’nun kaldırılarak başlara
fes, takke, külah” giyme yolunun açılması.. yani kafanın içine sansür, tepesine özgürlük.

Dizilerden dizi beğen. Eh, tabii yaşamımız dizi film olunca.

Bizler de birer figüranız. Hangi rolü layık görürlerse;

O dizinin içinde, O rolü oynayacağız. Perde kapanana dek !…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir