Türker ERTÜRK : DÖNE DÖNE AŞAĞI İNİYOR…


DÖNE DÖNE AŞAĞI İNİYOR…

portresi_gulumseyenTürker ERTÜRK

Her gün ve neredeyse her saat yeni bir kaset sürprizi ile irkiliyoruz. İnanılacak gibi değil! Namus, şeref, haysiyet ve onur gibi kavramlar adeta ayaklar altına alınmış durumda. Belli ki, Erdoğan’ın müttefikleri yani O’nu iktidara getirenler ve destekleyenler, zamanı gelince ipini çekebilmek için de O’nun arşivini tutmuşlar ve suç dosyasını oluşturmuşlar.

Sifon çekilmiş ve Erdoğan delikten aşağıya doğru dönerek akmaktadır!

Bu gidişi tersine çevirebilmek artık olanaksızdır.
Erdoğan’ın karakteri gereği vuruşmadan ve savaşmadan gitmesi de zordur. Yerinde bir başkası olsaydı şimdiye dek çoktan çözülmüştü.

Sanırım merak etiğiniz konu sifonu kimin çektiğidir?

Sifonu çektiren belirleyici irade ABD,
destekleyici ve tamamlayıcı iradeler ise İsrail ve AB’dir.

Bu operasyonun tetikçiliğini ise CIA ve F Tipi Örgüt yapmaktadır.

Eski memurları ve taşeronları

  • Deliğe süpürme operasyonu Erdoğan-Cemaat kavgası olarak takdim edilmekte, halk hırsızlık ve yolsuzluk üzerinden yönlendirilmeye çalışılmaktadır.
  • Bugün kavga eden Erdoğan da, Gülen de ABD’nin eski memurları
    ve taşeronlarıdır.
  • Erdoğan’ı keşfeden, parti kurduran, destekleyen ve iktidara getiren ABD’dir.

1999’dan beri 15 yıldır CIA gözetiminde Pensilvanyan’da yaşayan Gülen;
dershaneleri, camileri, mescitleri, mali olanakları ile yalnız Türkiye’de değil
aynı zamanda Asya, Avrupa ve Afrika’da da çok önemli emperyal bir araçtır.

Gülen okullarının 18. ve 19. yüzyılın Hıristiyan misyoner okullarından farkı yoktur.
Son amaç aynıdır, yalnızca geçmişten alınan dersler paralelinde yöntemi değişmiştir.

Yanıtlarını merak edeceğinizi umduğum öbür önemli sorular;

ABD niçin Erdoğan’ın ipini çekti ve buna tam olarak ne zaman karar verdi?

Yıprandı ve yüzü eskidi

AKP’nin 2011’de 3. kez, hem de oylarını artırarak kazanmasından sonra Erdoğan artık daha bağımsız hareket etmeye, denetlenemez olmaya ve iktidarını kimseyle paylaşmak istememeye başladı.

Daha da önemlisi Erdoğan, önüne konan ve Türkiye’nin intiharı olan emperyal projelerle çok yıprandı ve yüzü eskidi.

Hala Erdoğan ile bu projelerin sürmesini zorlamak, bugüne dek sağlanan kazanımları tehlikeye atar ve zaten yükselmekte olan Amerikan karşıtı eğilimlerin denetleneemez boyutlara ulaşmasına neden olabilir.

Düğmeye basılmaya Haziran 2013’te Gezi olayları sonrasında başlayan ve gelişen
halk hareketi sonucunda karar verildi. 

Bu halk hareketini farklı farklı yorumlayanlar oldu. Hatta bunu Soros’un renkli devrimler girişimine benzetenler de oldu!

Esasında bu halk hareketi, Erdoğan liderliğinde AKP’nin ülkemizin çıkarına olmayan, emperyalizme taşeronluk eden ve bize kan, kin ve göz yaşından başka bir şey getirmeyen 11 yıllık icraata karşı bir birikimin sonucunda toplumun kolektif bilincinin patlaması ve dışa vurumuydu.

Ama sonrasında bu halk hareketini itibarsızlaştırmak ve sönümlendirmek için manüplasyon yapıldı.

Canınızı, malınızı, ırzınızı koruyun

Dün aynı kaba yapan ama bugün savaşan her iki tarafın ortak özelliği din satmalarıdır.

Ortaya saçılan kepazelikleri görüyorsunuz, saç saça ve baş başa kavgalarını izliyorsunuz, bu nasıl Müslümanlıktır, bu nasıl dindir?!

Bir kez daha görüyoruz ki; din siyaset, din ticaret olursa oradan ancak ve ancak ahlaksızlık çıkar.

Eğer birisi veya birileri size veya bulunduğunuz topluma din satarak yaklaşırsa tetikte bulunun ve ondan veya onlardan canınızı, malınızı, namusunuzu ve ırzınızı koruyun!

  • Erdoğan’ı deliğe süpürmeye karar verenin, yerine kimi koyacağına da
    karar vermiş olması gerek Bu gitsin de kim gelirse gelsin.. denmez, denemez.
    Çünkü emperyal projelerde epeyce yol kat edilmiş ve son aşamaya gelinmiştir.

Eğer Erdoğan beklendiğinden de güçlü ve dayanıklı çıkar ve deliğe süpürülmesi
çok uzarsa, F Tipi Örgüt (Gladio) bundan zarar görür ve bu istenmez.

O zaman askeri müdahaleye da hazırlıklı olun!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir