Paralel devletin CEO’su olur da Ananasçı – paralel işadamı olmaz mı?


Paralel devletin CEO’su olur da Ananasçı – paralel işadamı olmaz mı?

 


Geçen gün TÜSİAD Başkanı, demokrasinin işleyişi ve hukuk devleti isimli bir konferanstaydı. Güçler ayrılığından, çağdaş demokrasiden söz eden
bir konuşma yaptı.

Gelin görün ki, aynı gün TÜSİAD üyesi kimi holding ve medya patronlarının
cemaat görünümlü F- Tipi silahlı örgütün başı ile yaptığı telefon görüşmeleri,
internette ve AKP yanlısı gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandı.

Tam ibretlik bir durum.

Çağdaş Atatürk Cumhuriyetinin “koca – koca” işadamları Pensilvanya’daki bir emekli vaize bağlılıklarını, sadakatlarını bildiren konuşmalar yapıyorlar ve görülmemiş
samimi ilişkiler içindeler.

Atatürk Cumhuriyetinden ve Türk Milletinden kazandıkları paraları, gücü ve statüyü, sanki paralel devlet CEO’suna borçlularmış gibi biat eden bu işadamlarının, yayınlanan konuşmaları, herhalde TÜSİAD Başkanı Sn. Muharrem Yılmaz‘ın yüzünü kızartmıştır.

Öyle ya, TÜSİAD Başkanı hukuk devletinden söz ediyor; fırsatçı, uyanık, güce tapan, kimi üyeleri ise, Cemaat görünümlü örgütün, paralel devlet CEO’luğuna soyunan
vaizi ile iş tutuyor.

Bu ülke bu duruma durup dururken gelmedi. İş dünyasında işadamı sıfatını “fırsatçılık, uyanıklık, rantçılık, kayırmacılık, partizanlık, yağmacılık, yavşaklık” niteliklerine
maske olarak kullananlar yüzünden de bu hale geldi koca ülke.

İktidara çıkar için yanaşan, Allah ile aldatan dinci gizli örgüt liderine yağ çeken, gözünü hırs bürümüş, paragöz, ilkesiz, Cumhuriyetin düşmanlarıyla bile “iş” yapmayı marifet sayan, arsız ve küstah bir sözde işadamı kitlesi oluştu.

İşadamı demek, yatırım yapan, risk üstlenen, istihdam yaratan, vergisini dürüstçe ödeyen, gereğinde ülkesinin çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koyabilen,
alınteri ile çalışan ve kazanan insan demektir.

Devletten bakan çocuklarıyla, bacanak ilişkileriyle, ihale, özelleştirme, arazi kapatmak imtiyaz ve kredi ayrıcalığı almak, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin düşmanlarıyla bile
iş tutmak işadamlığı değildir.

Böyle tiplere işadamı denemez, denmemelidir. Çıkarcı – uyanık- yağcı – yalaka – fırsatçı tiplere ne deniyorsa o denilmelidir bunlara.

TÜSİAD, işadamları örgütü mü yoksa bu tiplerin yuvalandığı maskeli bir
çıkar organizasyonu mu, karar versin.

TÜSİAD Laik – demokratik – hukuk devletinden yana tavır alsın.

Biraz ilke, biraz etik, biraz millet ve Cumhuriyet değerlerine saygı,
biraz din ve Allah’la aldatanlara karşı mesafe, biraz adam olmak çok mu zor?
Elbette işadamı olmak kolay ama adam gibi adam olmak çok zor!

PARALEL DEVLETİN, PARALEL KASASI MI VAR?

  • Kaynağı ve sahibi meçhul para girişleri 4.8 milyar dolara çıktı.

Yeni açıklanan 2013 yılının 11 aylık ödemeler dengesi bilançosuna göre, bir önceki yıl 2.1 milyar dolar olan 11 aylık net -hata noksan kalemi, 2013 yılında 4.8 milyar dolara fırladı.

  • Bu kadar büyük kaynağı ve sahibi meçhul döviz hareketlerini
    kimler yapıyor?

Bu paralar kara para mı, yabancı servisler tarafından yönlendirilen spekülatif para mı, kriz ve seçim dönemlerinde bu para trafiği nasıl boyut kazanıyor?

Yoksa paralel ve kayıt dışı bir hazine ve paralel bir kasa mı var?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir