Fatih Hilmioğlu’na Acil Tahliye Çağrısı!

Dostlar,

Dostumuz gazeteci – yazar Sayın Ahmet Mümtaz İDİL bir kampanya başlatmış..

Prof. Dr. Fatih HİLMİOĞLU için..

“Herkesin başına gelebilir, kimsenin hayatı garanti değil.
Herkes bu yargı önünde bir gün tutsak kalabilir ve hastalanabilir.”

diyor ve aşağıdaki erişkeyi veriyor..

Ziyaret edip imza vermek gerekiyor..

Sanırım biz az önce 971. imza olduk..

Değerli İdil, bizi aşağıdaki gibi yanıtladı :

*****

Sevgili AHMET, 

“Tüm Türkiye: Tutuklu bulunan Fatih Hilmioğlu hocanın tutuksuz yargılanması ve bir an önce tahliye edilmesi gerek. Her gün ölüme daha çok yaklaşıyor.” başlıklı kampanyama imza verdiğin için teşekkürler. 

Bu kampanyanın başarıya ulaşması için arkadaşlarından da imza vermelerini ister misin? Arkadaşlarınla Facebook’ta paylaşması çok kolay — kampanyayı Facebook’ta paylaşmak için buraya tıklaman yeterli. 

Aşağıda arkadaşlarına iletebileceğin bir örnek email bulunuyor. 

Tekrar teşekkürler — değişimi birlikte gerçekleştiriyoruz, 

Ahmet Mümtaz İdil 

*****

Siz de çabalayın..

Bu sitede sevgili arkadaşımız, dostumuz Fatih hoca için çoook yazı yazdık..

Kayalara çarptı sanki..

Ama artık duvara dayandık..

Fatih hocanın sağlığı gerçekten kritik..

Hem beden hem de ruh sağlığı ağır derecede bozuk..

cenaze_toreni_17.10.12

Kansere dönüşmüş Hepatit C hastalığı.. eşlik eden ağır depresyon..
Oğlunu yitirmesiyle iyice yerleşen ve yıkıma götüren..

Ceza_Muhakemeleri_Yasasi_infazi_erteleme

İlgili mahkeme kamuoyuna duyarsız..

Oysa yasa maddesi çok açık : Ceza Muhakemeleri Kanunu md. 16/2 yukarıda..

Ya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül?
Anayasanın 104. maddesindeki görev ve yetkileri bağlamında cezasının kaldırılıp affedilmesi de olanaklı olmakla birlikte; istenen “infazın ertelenmesi” dir..
Yasa hükmü çoook açıktır..

  • Göz göre göre insanımızı öldürmeyelim, katil olmayalım..

Bir Kuddusi Okkır olayı daha yaşamayalım..

Kuddusi_Okkir_cinayeti_gorduk
İlgili Özel Yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne,

Adli Tıp Kurumu‘na

ve..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e belki de son çağrıdır..

Yarın çok geç olmadan!

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t%C3%BCm-t%C3%BCrkiye-tutuklu-bulunan-fatih-hilmio%C4%9Flu-hocan%C4%B1n-tutuksuz-yarg%C4%B1lanmas%C4%B1-ve-bir-an-%C3%B6nce-tahliye-edilmesi-gerek-her-g%C3%BCn-%C3%B6l%C3%BCme-daha-%C3%A7ok-yakla%C5%9F%C4%B1yor?share_id=qJIgVXXsKr&utm_campaign=twitter_link_action_box&utm_medium=twitter&utm_source=share_petition

Sevgi ve saygı ile.
12 Ocak 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Fatih Hilmioğlu’na Acil Tahliye Çağrısı!” üzerine bir yorum

  1. O MAHKEME GÜNLERİNDE YOLA ÇIKARDIĞINIZ HAZIR KITALARI NEDEN FATİH HİLMİOĞLU İÇİN ÇIKARMIYORSUNUZ?

    Fatih Hilmioğlu’nu, Malatya İnönü Üniversitesi’nin rektörüyken tanımıştık. İyi ve değerli bir adamdı, kelimenin tam anlamıyla gerçekten adamdı…

    Ama çoğumuz gibi yanlış düşünüyor, tamamen yanlış bir Atatürkçü mücadele yapıyor, gazetelere, tvlere yanlış demeçler verip yanlış şeyler söylüyordu.

    Üniversite’de sık sık, çoğunluk kimsenin izlemediği konferanslar paneller düzenliyor; kendini fasulye gibi nimetten sayan etiket ve rütbe sahibi kişileri çağırıp PROTOKOL KOLTUĞUNDA FOTOĞRAF ÇEKTİRİYORDU.

    Birgül Ayman Güler’in konuklar arasında bulunduğu bir panelde 12 Panelist olmasına karşılık; İZLEYİCİ SIRALARINDA İSE BENİMLE BİRLİKTE yalnızca 8 (sekiz) KİŞİ VARDI…

    Ve içlerinde Birgül Ayman Güler’in olduğu 12 Etiket ve Rütbe sahibi tanınmış kişinin hiçbiri ağzını açıp; “Fatih bey, böyle panel ve konferansların hiçbir faydası yok!.. Bunları yapmayın…” demedi. Hepsi, “ne zaman emrederseniz, ben hazırım,” deyip; Uçak bileti, yıldızlı otel ve yemek ücreti karşılığında her zaman geleceğini söyleyip gitti.

    1950’li yıllardan bu yana “ATATÜRKÇÜ OLMAYAN ÇEVRELER, EN ZEKİ, EN ÇALIŞKAN, EN SADIK , EN FEDAKAR ÇOCUKLARI TOPLAYIP ÇEKİRDEKTEN ADAM YETİŞTİRİYORLAR!..”dı. Fatih Hilmioğlu ise; Birgül Ayman Güler gibi kimsenin umurunda olmayan etiket ve rütbe sahiplerini davet edip PROTOKOL KOLTUĞUNDA FOTOĞRAF ÇEKTİRİYORDU… Ve bu fotoğraf çektirmenin başını belaya sokmaktan başka bir anlamı olmadı, olamazdı…

    Fatih Hilmioğlu’nun başı, Ergenekon Davalarıyla belaya girdi. Nazım Hikmet’e; “SEN ORDUYU İSYANA TEŞVİK ETTİN!..” denmiş, 15 yıl ceza verilmişti; ama bu kadarcık cezayla yetinemişler; “SEN DONANMAYI DA İSYANA TEŞVİK ETMİŞSİN!..” demiş, yirmi yıl ceza da oradan kesmişlerdi. Fatih Hilmioğlu’na da “Sen Ergenekoncusun!..” denilerek Nazım Hikmet gibi ceza kesmişlerdi.

    Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’te Adalet yoktu… Özgürlük ve Eşitlik gibi Adalet de kimsenin aklına gelmemişti. İçeri düşünceye kadar Adalet Fatih Hilmioğlu’nun aklına gelmemişti. PROTOKOL KOLTUĞUNDA BİRLİKTE FOTOĞRAF ÇEKTİRDİĞİ ETİKET VE RÜTBE SAHİPLERİNİN AKLINA DA GELMEMİŞTİ.

    Ergenekon Davaları başladıktan sonra, Adalet başta ADD’ler olmak üzere birçok kişi ve çevrenin aklına geldi… Ama yanlış geldi… Kimileri Silivri’de bir “Akılsızlar Çadırı” kurdu ve Adaleti bu akılsızlar çadırında aradı… Kimileri Silivri’ye yüz bin kişilik çıkarmalar yapmaya başladı. Oysa, sonuçta bir dava olduğuna ve bir mahkeme baktığına göre; SİLİVRİ’DE MÜMKÜN OLDUĞU KADAR KISA, AMA CİDDİ BİR SAVUNMA YAPMAK YETERLİYDİ.

    Başta az akıllı Kocasakal olmak üzere Avukatlar, “ATATÜRK VE CUMHURİYET DÖNEMİNDE ADALET YOKTU!..” dememek için ciddi bir savunma yapmadılar ve yapamadılar. Sanıklara, ısrarla “tutsak,” dediler ve Silivri’ye Mahkeme günleri yüz binlerce kişi götürerek, “MAHKEMEYİ BASMA…” pozisyonuna girdiler ve Sanıkların en ağır cezalara çarptırılmasına vesile oldular.

    Fatih Hilmioğlu gibi hasta sanıklar içinse hiçbir şey yapmak akıllarına gelmedi… Yüz binlerce kişiyi toplayıp Silivriye dökenler, konu HASTA SANIK FATİH HİLMİOĞLU olunca kıllarını kıpırdatmadılar.

    Yüz binlerce kişiyi otobüslere doldurup Mahkeme basmaya gidenler; Fatih Hilmioğlu için bir heyetin “hapiste yatamaz raporu vermesi” yeterli değil mi?.. Toplayın bir otobüs, toplayın iki otobüs, toplayın on, yirmi, elli, yüz otobüs ve Adli Tıb’bın sağır kulaklarına seslenin!..

    “O, 8 Temmuz’da Silivri’de Buluşalım,” Akılsızlığını niye yaptınız?.. Mahkeme basmakla, Sanıklar tahliye edilmez; ama Adli Tıb’bın dikkatini çekecek bir gösteri fatih Hilmioğlu’nu ölümden kurtarabilir.

    Evet… Ahmet bey, “o gereksiz Silivri Çıkarmaları” yerine; keşke Fatih Hilmioğlu gibi hasta sanıklar için gerekli bir tepki gösterseydiniz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir