LAİK DEVLET ÖZGÜR TOPLUM İÇİN AYDINLAR BİLDİRİSİ

Dostlar,

Sitemizde LAİKLİK BİLDİRİSİ‘ne daha önce yer vermiştik..

Bir kez daha sunuyor ve imzaya açıyoruz..

İlgili erişkeyi (linki) tıklayarak imza verebilirsiniz..

*****

LAİK DEVLET ÖZGÜR TOPLUM İÇİN
AYDINLAR BİLDİRİSİ

Laik devlet özgür toplumun temeli demokrasinin güvencesi,
Büyük Atatürk’ün Türk Ulusuna bıraktığı en büyük emanetidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin vazgeçilmez yapı taşı olan laiklik, Atatürk ilke ve devrimlerinin ve çağdaş hukuk devletinin temelini oluşturmuş ve “kul”dan “birey”, ümmet” ten “ulus” yaratarak insanımıza
en büyük onuru yaşatmıştır.

Cumhuriyetin “Aydınlanma Felsefesi”ni içlerine sindiremeyenler,
dini siyasal rant aracı olarak kullanarak halkımızı din ile aldatma’yı sürdüregelmişler, din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan laikliği ortadan kaldırmayı hedef seçmişlerdir.

  • Mevcut iktidar, önceki gerici partilerden devraldığı, l
    aik devleti yıkma girişimlerini hızla sürdürmektedir.

Özel yaşamlara müdahale etmeyi kendine hak gören, tek tip birey ve
gençlik yaratmayı amaçlayan fetvayı yasaların üstünde gören,
toplumsal sorunlara bilimsel değil, dinsel referanslarla çözüm arayan,
kamu kurumlarında hızla kadrolaşan ve DİN DEVLETİ yaratma hayalini adım adım uygulayan

  • iktidarın baskıcı müdahaleleri Anayasayı, yasaları ve Anayasa Mahkemesi kararlarını açıkça çiğneme (ihlal) niteliğindedir.

Kadın kıyafetini siyaset aracı kılarak, kadın sömürüsünün en çarpıcı örneklerini sergileyen iktidar, okullarda başlattığı türban baskısını, kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişleterek Anayasal suç işlemiş,
daha sonra bu suça TBMM’yi de ortak ederek sorumluluğuna siyasal paydaşlar aramıştır

İktidarın kadına bakışı,

“Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer; ya satılıktır ya da kiralık..”

ağır hakaret hakaret cümlesiyle özetlenmiş durumdadır. Öğretim sisteminde 4+4+4 ile başlatılan gericileşme, okullarda hem kız çocuklarına hem öğretmenlere türban baskısıyla pekiştirilmektedir. Görünüşte dini,
gerçekte ise siyasi simge olarak kullanılan bu araçla, kamu hizmetinde
eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri yok edilmiştir.

1994 yılında,

  • “Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor,
    bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek”

diyerek yola çıkan gerici zihniyet rengini giderek koyulaştırmakta ve halkın günlük yaşamının baskı altına alınmasına uzanmaktadır. İktidar, öğrenci yurtlarında ve evlerinde “kız–erkek yan yana olmaz” biçimindeki utanç verici aşağılamalarla; öğretimin “kızlı–erkekli yapılmasının yanlış olduğu”,
“kent içi otobüslerin kadın- erkek ayırımına göre düzenlenmesi” gibi çağ dışı uygulamaları dayatmaktadır. Anayasa Mahkemesi tarafından “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olarak tescillenmiş iktidar, bu saptamanın ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir

İktidar, dünyevi kurallara dayandırılması gereken devlet işlerini, dini gerekçelere dayandırmaya başlamıştır. Gerçekten de yapılmakta olan,
Devlet işlerinin kaynağının siyasetçe yorumlanmış dini buyruklara dayandırılmasıdır. Kimse bu gerçeğin gözden kaçırılmasına
hizmet etmemelidir

Çağdaş ve demokratik devletlerde hukuksal düzenlemelerin kaynağı
yoruma bağlanmış dini kural ve buyruklar değil, toplumun sosyal ve iktisadi gereksinimleridir. Bu, her tür din ve inanç özgürlüğünü güvence altına alan laik devlet ilkesi demektir. Bugün ise, Türkiye’yi ihvanlaştırma amacıyla anayasal laik devlet ilkesi açıkça ihlal edilmektedir

Halkımız laik devlet ilkesini benimsemiş ve içselleştirmiştir.
Böyleyken, halkın siyasi temsilcileriyle kanaat önderlerinin şu ya da
bu nedenle yılgınlığa düşmeye, doğruları savunmaktan vazgeçmeye
hakları yoktur.

Laik, demokratik, özgürlükçü bir Cumhuriyeti savunan siyasal parti ve
toplum kesimlerinin “yeni sahte mağduriyetler yaratmama ve
bu yöndeki AKP çabalarını boşa çıkarma” gerekçesiyle takındıkları tutum da sonuç vermemiş, laikliği yok etmeyi hedefleyen iktidar,
anında daha ileri adımlar atmaya yönelmiştir.

Gelinen bu noktada laiklik ilkesinden ödün vermek gericiliğe teslim olmak demektir, böylesi bir teslimiyetin bedeli ise ödenemeyecek kadar büyüktür

Bizler, din bezirganı iktidar ve siyasetçilerin;

Hoşgörü kandırmacası ardında toplumun bireylerini “başörtülü bacım–başörtüsüz kadın” veya “dindar nesil – ayyaş nesil” biçiminde ayrıma
tabi tutmasını kabul etmeyeceğimizi;
• Dini değerlerimizi siyasi çıkarlarına alet etmelerine göz yummayacağımızı;
• Laik devleti ortadan kaldırmalarına asla rıza göstermeyeceğimizi;
• Laik ve demokratik Cumhuriyetten, Atatürk ilke ve devrimlerinden
asla ödün vermeyeceğimizi
• Din devleti kurmaya kalkışanların, halka hesap vermesi için çalışacağımızı
kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir