Oturacak evi yoktu; üniversite kuruyor!


Oturacak evi yoktu; üniversite kuruyor!

portresi_kravatli

Sabahattin ÖNKİBAR

İddİanın sahİbİ Başbakan’ın onlarca yıllık yol arkadaşı Adalet eskİ Bakanı Şevket Kazan‘dır ve bana şöyle demİştİ:

-Tayyip Bey, belediye başkanı olmadan önce Kasımpaşa’da sıradan bir muhasebeciydi ve geçinemiyordu. Öyle ki bizzat benim teklifimle ona Parti Genel Merkez Kararı ile kirada oturduğu ev için para gönderiyorduk.

Nereden nereye!

Oturacak evi bile olmayan Tayyip Erdoğan ailesi şimdi üniversite kuruyor ki
İbn-i Haldun ismini taşıyacak olan bu üniversite için TBMM’ye yasa tasarısı bile sunulmuş.

İyi de bu değirmenin suyu nereden geliyor? Ödediği vergilerden hareketle Emniyet Gıda’dan harçlık dışında para kazanamayan Erdoğan bu birikimi maaşı ile mi yaptı? Kendi yazılı bildirimi ile bankalarda 4 trilyona yakın parası, aile bireyleri için Çamlıca’da yapılan villa kompleksi ve büyük oğlu Burak’a
6 gemi, küçük oğlu Bilal’a pırlanta mağazası ortaklığının yanı sıra şimdi bir de üniversite! Erdoğan kaynağı açıklarsa sütunumuzda açıklamaya hazırız.

Örgüt Ergenekon’da değil devlette!

Yine biz kezlerce yazdık arşivler ortada demeyeceğiz çünkü benim gibi başkaları da yazdı ki Nedim Şener bunun için kitap çıkardı.

Yazdıklarımızın özeti şuydu:

Hrant Dink, hedeflenen Ergenekon tezgahına zemin ve kamuoyu oluşturma adına öldürtülmüştü ve ardında F Tipi örgütle siyasi irade vardı.

Nitekim Erhan Tuncel bu durumu afişe etti ve Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer gibilerin isimlerini verdi!

Tablo net; yasa dışı örgüt aslında Ergenekon davasında değil,
polis ve yargının içinde yani devletin merkezinde!

Peki bunun anlamı Ergenekon’un tertip olduğunun bir kere kanıtlanması
değil midir?

Altını çizerek yazıyorum, yalnızca bu polis şefleri değil, bu tezgaha bulaşan yargı mensupları da zerre kuşkunuz olmasın; bir bir hesap verecek ve
o güne yaklaşılıyor.

İşte kriz işaretleri!

Fitch ve Moodys dahil bütün uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının
son raporlarına göre en kırılgan ülke Türkiye ve en önemli sorunu önümüzdeki bir yıl içinde yapacağı 205 milyar dolarlık dış ödeme (borç!) ile her geçen gün artan cari açık!

Kırılganlığı artıran husus ise dış kaynak gelmemesi bir yana sıcak paranın çıkmaya başlaması ki, Haziran’dan Kasım’a tablo eksi 3.9 milyar dolardır.

Evet bütün dünyada borsaları rekor üstüne rekor kırarken, İstanbul borsası düşüyor çünkü yabancılar kriz endişesi ile Türkiye’ye mesafeli.

Uzmanlara göre Dolar için önümüzdeki ilk üç ay için dillendirilen rakam
2.4 YTL dolayı ki; bunun anlamı, dışarıdan ucuz dolarla borç alan
Türk özel sektöründe iflasların başlamasıdır.

Özetle, sata sata yolun sonuna geldik ama bu işlerden anlayanların
ortak kanısı, kıyametin eşikte olduğudur! (6.12.13)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir