Nevzat Kocabıyık şiiri: Mustafa Kemal

Şiir köşesi …

Nevzat Kocabıyık şiiri: Mustafa Kemal 

portrresi2

divider_cizgi

MUSTAFA KEMAL

Hey gidi koca Mustafa Kemal’im hey !
Sarmışsın yüreklerimizi damar damar
Kucaklamışsın Anadolu’mu sımsıcak
Elbet yeni nesiller
Senin eserin olacak.

Varsın bağırsın yobazlar
Avazları çıktığı kadar
Seni asla…
Seni asla unutturamazlar.
Hey gidi koca Mustafa Kemal’im hey !

Sakarya’da düşmanı siperden söken
Kocatepe’ye Türk bayrağını diken
Ve İzmir’de denize döken… heyy!…
Dev gibi gemileri batıran
Her savaşta kendini öne atan

Çanakkale’de destanlar yaratan
Selam sana heyy!…
Vur davulcu var gücünle
Yürü Mehmetçik çelik süngünle,
Oyna pamukçu zeybeğim denginle,

Yer, gök inlesin
Bu vatan senin
Bu toprak senin
Sen yücelerden yücesin heyy!…
Hey gidi koca Mustafa Kemal’im heyy!…

Severmişsin yanık Ömer’i, Yemen türküsünü
Severmişsin bu memleketin
Şehirlisini… köylüsünü.
Senin sevdiklerini
Biz de severiz be Atam

Çal davulcu var gücünle,
Yer, gök inlesin
Çal kemancı, ince ince
Bütün cihan dinlesin…
Hey gidi koca Mustafa Kemal’im heyy!

Varsın bağırsın yobazlar
Mustafa Kemal’li yürekleri asla kandıramazlar.
Aydın kişiye kucak açan,
Yolumuza ışık saçan,
Bir koca deryasın.

Sana dinsiz diyenler utansın…
Kim ne söylerse söylesin
Sen gelmiş geçmiş en büyük dahisin,
Yaşamın boyunca ilim ve fen demişsin,
Yaşamın boyunca hiç yenilmemişsin…

İki bin yılına geldik Mustafa Kemal’im
Hala çıkmaz sokaklarda memleketim
30 Ağustoslar, 10 Kasımlar değil sadece,
Her günümüz hesap günü olmalı artık

Bu Ulus, çağdaş olmalı
Şaha kalkmalı artık.
Uyanın… Kalkın… Şahlanın… Heyy!
İlim kapılarına yaklaşın dostlar
Gün günden beter geliyor
Kavgayı bırakıp kucaklaşın dostlar…

divider_yesil_fiyonk

Nevzat Kocabıyık
10 Kasım 1997

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Nevzat Kocabıyık şiiri: Mustafa Kemal” üzerine 2 yorum

  1. Nevzat 10 Kasım 1938 öldü Mustafa Kemal
    Haberin olsun bir daha kalkmayacak
    Hatta Toprağa hasret kaldı on beş yıl
    Sergilendi bir müzede eski kalıntılar gibi
    ve kimse utanmadı bundan

    Nevzat 10 kasım 1938’de öldü Mustafa Kemal
    Ve bir avuç toprağa hasret gitti de
    En kötü mezarlığa övgüler mezarlığına gömüldü
    Ne bilimden haberi var ne sanattan
    Yatıyor muhtemelen utanç içinde

    Nevzat 10 Kasım 1938’de öldü Mustafa Kemal
    Karanlık bir mahzende yatıyor ve yatacak
    Ve mozolesine çelenk konulmsıyla idare edecek
    Ve Sünniliğe göre kıyamet günü yükü gayet ağır
    Sırtında tabutu, mozolesi ve bil cümle Anıt Kabir

    Nevzat 10 kasım 1938’de öldü Mustafa Kemal
    Münkir ve Nekirle bekliyor Kıyamet gününü
    Sünniliğe göre işi gayet zor
    Namaz kılmamış oruç tutmamış diyet ödememiş
    Ve tabutunda taşıcakmış rakı ve şarap şişelerini

    Nevzat 10 Kasım 1938’de öldü Mustafa Kemal
    Sen idrak etmesen de herkes biliyor
    Bir daha mezardan kalkılmayacağını
    Ve bu dünyada padişah olsa da
    Mezarda bir karıncanın gücünden yoksun kalındığını

    Nevzat 10 Kasım 1938’de öldü Mustafa Kemal
    Sana düşen doğrusu şu, yanlışı şu demek
    Senin için Ölüleye Bağlı Olmak’tan kötüsü yok
    Mustafa Kemal için övgüler mezarlığı en kötüsü
    Yatıyor en karanlık en kötü mezarda

  2. AHMET BEY, BENİM İÇİN “DOST ACI SÖYLER, AMA DOĞRU SÖYLER,” DEMENİZ GEREKİRDİ!..

    Asla kırmızı görmüş boğa gibi bir tavrım yok!.. “Dost acı söyler, ama doğru söyler,” demeniz ve benim tavrımı böyle yorumlamanız gerekirdi.

    Ben sözün eğrisini değil, sözün doğrusunu söylemeye çalışıyorum… Atatürk’ten söz etmem için bir neden varsa; Atatürk’ten söz ederim… Gerekiyorsa; herkesten söz ederim… Geçenlerde gerektiği için, sizin sitenizde Stalin’den söz ettim.

    Benim itirazım hiçbir gereği yokken; “her derde deva bir ilaç gibi Atatürk’ten söz etmeye, Mezardaki Ölüden Medet Ummaya ve dünyanın en kötü siyaseti olan ÖLÜYE BAĞLI OLMAYA”dır!..

    Ölmüş, mezara gömülmüş bir insanla her türlü kavga ve her türlü dava sona erdiği gibi; ölmüş, mezara girmiş insana her türlü bağlılık da sona erer… Benim itirazım yetmiş beş yıl önce ölen Atatürk’le siyaset yapılmasına ve dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü iktidarlarından birinin karşısına, Ölüye Bağlı Olmakla çıkmanızadır…

    Birkaç ay sonra Belediye Seçimleri var!.. Siz Atatürk’e bağlı olmakla ya yüzde bir, ya yüzde iki oy alıp kaybedeceksiniz!.. Çünkü halk, ölüye değil, DİRİYE OY VERİR…

    Birkaç ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var ve Cumhurbaşkanı’nı halk seçecektir!.. Siz Atatürk’e bağlı, Atatürk İlkelerinden sapmayacak bir aday göstereceksiniz ve kaybedeceksiniz!.. Çünkü halk gene ölüye değil, diriye oy verecektir.

    Bu nedenle, 2015’teki Genel seçimlerde de halk gene ÖLÜYE DEĞİL, DİRİYE OY VERECEK ve siz gene kaybedeceksiniz… Dünyada Ölüye ve Ölüye Bağlı olanlara oy veren bir halk, bir millet ve bir insan topluluğu yoktur.

    Ahmet bey, şiirde askerde olduğu gibi yalnızca isimlerle hitap edilir!.. Mustafa Kemal Bey, Mustafa Kemal Beyefendi denilmediği gibi, Nevzat bey, Nevzat Beyefendi de denilmez… Daima Nazım, Yahya Kemal denilir… En fazla da Şair Nedim, Şair Eşref denilerek kendilerinden sözedilir…

    Nevzat Kocabıyık’ın yaşamadığını bilsem, bu yazıyı yazmazdım… Bu nedenle, kendisinden özür dilerim… Nur içinde yatsın… Allah rahmet eylesin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir