Türker Ertürk: DÜŞMANLIĞIN DENKLEMİ


DÜŞMANLIĞIN DENKLEMİ

portresi_papyonlu

TÜRKER ERTÜRK

Geçtiğimiz cumartesi (AS: 16 Kasım 2013) Diyarbakır’da tanık olduğumuz kepazelikler ülkemizi yönetenlerin ihanet içinde olduklarını kuşku götürmez bir biçimde gösteren sayısız örneklerden biridir. Hala aymadıysanız sizi temin ediyorum daha büyük rezilliklere, ihanetlere, kan kin ve gözyaşına da şahit olacaksınız.
Söylemedi demeyin!

Geçen hafta başladığım Atatürk konusuna bu yazımda da devam edeceğim.
Şunu kabul ediyorum; Herkes benim gibi Atatürk’e büyük bir sevgi ve hayranlıkla bağlı olmak zorunda değil. Hatta sevmek zorunda bile değil. Ama Atatürk’e düşmanlık ediyorsa bilin ki, onun arkasında başka nedenler var.

Yobaz değilseniz Atatürk’e düşmanlık edemezsiniz

  • Bu topraklarda Atatürk eşittir çağdaşlaşmadır, Aydınlanmadır,
    bilim egemen kafalı ve eleştirel akla sahip insanın yaratılması projesidir.
  • Atatürk aynı zamanda eşittir antiemperyalist mücadeledir, üretebilmektir,
    ilahi mesajın doğru algılanmasıdır, tam bağımsız olma yolunda ilerlemedir, laikliktir, Milli birliğimizdir, bölünmez bütünlüğümüzdür, kurucu ideolojimizdir
    ve kusursuz demokrasiye giden yoldur.

Eğer su katılmamış yobaz değilseniz, bugün medeni dünyanın gözünün içine baka baka bunlardan bazılarına düşman olsanız bile açık açık düşmanlık edemezsiniz.
O zaman yapılması gereken, eşitliğin sol tarafına yani Atatürk’e düşmanlık ederek eşitliğin sağ tarafına dolaylı olarak düşmanlık etmektir.

Türkiye Cumhuriyetine tecavüz edilmiştir

Eğer birisi Türkiye’de Atatürk’e düşmanlık ediyorsa hemen yukarıda özetlemeye çalıştığım denklemin sağ tarafına bakın, mutlaka yerini bulacaktır.
Hiçbir şey nedensiz olmadığı gibi, Atatürkdüşmanlığının da mutlaka sebebi vardır.

  • Diyarbakır’da Türkiye Cumhuriyeti’ne tecavüz edilmiştir.

Bu tecavüz uzunca bir süredir devam eden Atatürk düşmanlığı ile Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonel davalarla kazanılan zeminin üzerine bina edilmiştir.
Bu zemin olmasaydı Irak’ın toprak bütünlüğü yok sayılarak,
elinde Türk Şehidinin kanı olan Barzani Diyarbakır’a gelemezdi.

İlkel bir millet tanımına ihtiyaç var

Dünyanın en modern, en çağdaş, en hoş görülü millet tanımı Atatürk’e ait olup Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ideolojisinde yerini almıştır. 

  • “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” 

diyor kurucu ideolojimiz. Bunun anlamı bizim Türklüğümüzün arkasında Araplık, Kürtlük, Çerkezlik, Arnavutluk, Boşnaklık, Lazlık, Türkmenlik, Tatarlık hatta Ermenilik, Rumluk ve Süryanilik de vardır

Fakat emperyalist projenin dünyanın merkezi konumunda bulunan ve jeopolitik olarak çok değerli olan bu topraklarda daha ilkel bir millet tanımına ihtiyacı vardır.
Her türlü evrenselliğine ve çağdaşlığına karşın Atatürk’e düşmanlığın ;dış destek bulmasında en büyük neden budur.

Ortadoğu taşeronu

İşte bu nedenle

  • Erdoğan liderliğinde AKP, Atatürk düşmanlığında
    emperyalizmle işbirliği yapmaktadır.

Farklı hedefleri de olsa ortak çıkarlar birlikte hareket etmeyi gerektirmektedir.
Batı’da bile Erdoğan için “ABD’nin Ortadoğu taşeronu olduğu” değerlendirmesi yapılmaktadır.

– Türk kimliğine düşmanlığın,
– Andımızı kaldırmanın,
– Milli bayramlarımızı kutlamanın yasaklanmasının, 
– Atatürklü Türk bayraklarına karşı düşmanlığın,
– Askere saldırmanın, 
– TC’yi yok etmenin ve
– Terörist seviciliğinin arkasında,

emperyalist projenin gerçekleştirilmesi çalışması vardır.

Bugün geldiğimiz aşamada yıpranan ve denetimden çıkan taşeronun,
yenisi ile değiştirilmesi söz konusundur. Projeyi kaldığı yerden aynen devam ettirecek birisi ve birileri aranmaktadır.

Saygılar sunarım.
İLK KURŞUN

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir