Yekta Güngör Özden : ÖRTÜ

ÖRTÜ

SÖZCÜ, 18.11.13
http://sozcu.com.tr/2013/yazarlar/yekta-gungor-ozden/yine-ortu-408537/

portresi

 

Yekta Güngör Özden
yektagozden@sozcum.com

Sıkma-bohçabaş için “özgürlük” diyenlerden kimileri TBMM’de eleştiri yapan,
görüş açıklayan CHP Milletvekili Şafak PAVEY’e terbiyesizce saldırdılar.
Bir milletvekilinin kürsü özgürlüğüne katlanamayan, karalamalar ve yalanlarla
O’nu güç durumda bırakmaya çalışan yetersiz, bilgisiz, iktidar piyonu ve maşası kadın-erkek yandaşlar, çığırtkan saldırganlar kendi durum ve düzeylerini
ortaya koymuşlardır.

Muhalefetin de payı olan bu iktidar açılımında demokrasi kötüye kullanılmış,
laik cumhuriyet yara almış, açılışının 93. yılında Meclis’in, kuruluşunun 90. yılında Cumhuriyet’in niteliği bozulmuştur. Sorunlar aşılmamış, cumhuriyet Türkiyesi aşınmış, muhalefet ve devlet kuşatılmıştır.

  • Artık başka kılık, giysi ve dinsel simgelere devletin her biriminde yol, kapı,
    kucak açılmıştır.

Tüm bunlar muhafazakâr olduğunu bağıra bağıra söyleyen iktidar partisinin seçim,
oy, iktidar amacıyla halkımızın tertemiz inancını sömürme oyunudur.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında bir devlet büyüğünün eşi, peçenin atılmasından sonra

  • “Allah Mustafa Kemal’den razı olsun, sayesinde dünyayı görüyoruz. sözüyle

Fransız bilim adamı Claude Bernard’ın “Laboratuvara girerken inancımı dışarıda bırakıyorum” sözünün derin anlamı hepimizi düşündürmelidir. Devlet görevindeki yansızlığın, akıl ve bilim egemenliğinin gerektirdiği yaşam biçimi tersine dönmüştür.
Yandaş medyanın çarpıtmalı nitelemeleri, dizdikleri övgüler, utanıp sıkılmadan kullanılan sakıncalı sözler, Bülent ECEVİT’in karşı çıktığı durum için “Merve Kavakçı ayıbı” diyen bulanık anlayışlılar, “Hidayet, devlet ve hukuk”un ne olduğunu bilmeyen, iktidarın nereye gittiğini, ülkeyi ne duruma düşürdüğünü görmeyen aymazlar, çıkarcılar kimbilir yarınlarda nasıl anılacak? “Sıkmabaşlı kadın milletvekili genel kurula katılacaksa şapkalı kadın milletvekili de katılabilir. Başka örtülü ve giysili de” denilirse ne olur? Ecevit’i eleştiren çocuklar ondan daha aydın, daha demokrat, daha ilerici midir?

Neden

Yükseköğretim kurumları için uygun bulunmayan düzen TBMM için uygun olur mu?
Bu bir başlangıçtır. Sorun aşılmadı, başta CHP, muhalefet aşıldı. İsviçre’den
40 yıl önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanıyan Mustafa Kemal’den
daha mı inançlı-dindar, daha mı anlayışlı, daha mı uygar, daha mı demokrat ve daha mı kadınlara saygılılar? Atatürk’ün tesettürün peçesinden, gericiliğin pençesinden kurtarıp uygarlığın ışıklı penceresini açtığı Türk kadınına verilen değer, sınırlama ve yasaklama ile mi korunur? Başını kapatanlar kaptırmış sayılırlar. “Hacc’a gittikten sonra mı Müslüman oldular?” eleştirel sorusunu soranlara rastlanmaktadır.

  • Kadınlarımızın başı torbaya bohçaya sokulamaz.

İlkeli, kararlı, tutarlı olmak varken, güven duyurmak ve pekiştirmek varken,
oy getireceğini sanarak iktidara destek veren muhalefet partileri yanılmıştır.
Sıkmabaş için AKP dururken Tayyipgiller öbür partilere oy vermezler.
MHP dik dursaydı belki partilerinden hoşnut olmayan öbür partilerin seçmenlerinin oyunu alabilirdi. CHP bu nedenle oy alamaz, başka nedenlerle aldığı oylarda
bu nedenle olumsuz değişiklikler olasıdır.

İktidarın siyasal sıkışıklıklarda kurtarıcısı olan MHP sıkmabaşa hep destek vermiş, CHP ise “Bu sorunu biz çözeriz” söylemiyle bir tür olanak ve kolaylık sağlamıştır.

Durum

Hangi alanda olursa olsun önyargılıların, yandaşların, çıkarcıların, laik cumhuriyet
ve kurucularına karşı çıkanların, aymazların, bağnazların temelsiz ve geçersiz değerlendirmeleriyle iktidara yalakalık yapanların anlatımlarının hiçbir önemi yoktur. Siyasal tarihimizin ak sayfalarına düşülen kara satırların sayısı artmıştır, o kadar.

Öğrencilerin kaldıkları evler için yasa çıkarabileceklerini söyleyen Başbakan’la, demokrasi yolunda köklü değişiklikler yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı’nın tutumları, baskıcı antidemokratik gidişin genişleyip yaygınlaşarak süreceği kuşkularını artırmaktadır.

  • AB’nin beş yıl sonra yeni bir başlık açması oyalamanın, kullanma,
    yararlanma stratejisinin yinelenmesidir.

Gezi Parkı direnişinin karşılığını almak için yürütülen sorgulamalar, açılan davalar, öğrencilere yönelik suçlama ve karalamalar Cumhuriyetin aydınlığıyla giderilecek, Atatürk güneşinin önündeki kara bulutlar yitecektir. Yurttaşları dinleri ve soyları nedeniyle ayrıştırıp partizanlıkla kutuplaştırma çabaları önlenecektir.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir