İYİ YAŞLANMA

Dostlar,

“Yaşlanma” kaçınılmaz bir biyolojik süreç..

Taa ki “büyüme” sürmesin..

Büyüme sürerken yaşlanma yok varsayılır.
Aslında bu vasayım da tam doğru değildir. 2 yaşlarına bebek cesetlerinde bile,
ölüm sonrası (postmortem) yapılan otopsi incelemelerinde koroner damarlarda atherom plaklarına rastlanabilmektedir!

Dolayısıyla, büyüme sonlu olduğundan, bu dönemden sonra bir duraksama
(genç – orta yaşlar) ardından yaşlılık dönemi metabolik olarak kaçınılmaz görünmektedir. Giderek, biyolojik pil enerjisi biten canlının yaşamı ölümle
son bulmaktadır.

Yaşlanmayı geciktirmek, daha nitelikli bir yaşam ile birlikte götürmek ve
biyolojik pil ömrünün tümünü “yaşama katılan yıllar” ile tamamlamak olasıdır.

Bu süre 120 – 130 Dünya yılı olarak kestirilmektedir.

Denebilir ki, 60 yaşında, kendisine iyi çok bakmış bir insan;
tam tersi durumdaki 30 yaşında birinin güç ve zindeliğine sahip olabilmektedir.

Bu dizelerin yazarı olarak biz, 42 yaşında iken, 13,5 km’lik bir yürüyüşte 65 yaşında bir beyefendiye geçilmiştik. Bu beyefendi halen yaşamdadır ve 18 yıl sonra kendileri
83, biz 60 yaşında aynı yarışı yinelesek, gene geride kalan biz olurduk!

Bu bakımdan, aşağıdaki yansılar “İYİ YAŞLANMA” kapsamında çok fikir verebilir..

Iyi_yaslanma

İyi yaşlanmalar!

Sevgi ve saygı ile.
19 Kasım 2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir