Bir damla suyumuz kalmayabilir !…


Bir damla suyumuz kalmayabilir !…

Portresi_gulumseyen

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

Nükleer Fizik Uzmanı

 

Türkiye’de tarımsal kuraklık had safhaya ulaştı, önümüzdeki yıldan başlayarak
içme suyunda da kıtlık yaşanacağı tahmin ediliyor..

adsız

İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranı %41,8’e dek düşerken,
Türkiye genelinde de kuraklık tehlikesi baş gösterdi. Kentteki yağışlar da son 50 yıllık ortalamanın altında gerçekleşti. İTÜ öğretim üyesi, meteoroloji uzmanı Prof. Dr.
Orhan Şen
, Türkiye’de tarımsal kuraklığın çok ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayarak; “Beklenen yağışlar düşmezse 2014’te içme suyu kıtlığı
baş gösterebilir
” uyarısında bulundu.

İstanbul’un Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında aldığı yağışın 50 yıllık ortalaması 360 milimetre 2011’de 280 milimetreye düştü. 2102’de 418 mm’ye dek çıkan yağış ortalaması bu yıl 305 mm gerçekleşerek son 50 yılın ortalamasının altına indi. 2012 yılında barajlara yağışlara gelen su miktarı 880 milyon m3 iken, 2013’te 458 milyon m3’e düştü. Bu düşüş nedeniyle Melen ve Yeşilçay regülatöründen geçen yıl alınan 157 milyon m3’lük su miktarı bu yıl 202 milyon m3’e çıktı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Marmara Bölgesi’nde ilkbahar mevsimi yağış ortalamasında da düşüş yaşandı. Geçen yıl ortalama 216 mm olarak gerçekleşen yağışlar % 42 azalarak 126 mm’ye düştü.

adsız

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye’nin bütün bölgelerinde kuraklık yaşandığına dikkat çekti. Marmara’ya Mayıs ayından bu yana doğru düzgün yağış düşmediğini söyleyen Şen, “Yaz ayları da yağışsız geçti. Olması gereken kümülatif yağışlar düşmedi.
Sıcaklıklar da normallerin üzerindeydi. Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıkınca yağış da azalıyor. Bu yıl sıcaklık hiç mevsim normallerinin altına düşmedi.” dedi.
Şen, ocak ve şubattaki kar yağışlarının büyük önem taşıdığını vurgulayarak beklenen kar yağışları da gerçekleşmezse buğday üretiminde sorunlar yaşanacağını
dile getirdi. Prof. Dr. Orhan Şen, “Kuraklıkla aşırı yağışlar birbirinin kardeşidir.
Şiddetli yağışlar olduğunda ‘eyvah kuraklık geliyor’ diye korkmamız gerek” diye konuştu.

Yaşanan kuraklığın, ani yağışların, hortumların küresel iklim değişikliğinin etkileri olduğunu belirten Prof. Şen Türkiye’de 10-12 yılda bir yaşanan kuraklık periyotlarının
5-6 yıla düştüğünü söyledi. 2006-7 yıllarında hem içme suyunda hem tarımsal açıdan kuraklık yaşandığını, 2008’de normale dönüldüğünü anımsatan Şen, şimdi yeniden kuraklık periyoduna girildiğini belirtti. Prof. Şen, küresel iklim değişikliğine karşı Türkiye’de hiçbir önlem alınmadığını da vurguladı. BM’ye her yıl sunulması gereken sera gazı envanteri bildirimini Türkiye’nin ilk kez 2006 yılında yaptığını aktaran Şen, ikinci bildirimin ise 2013’e yapıldığını söyledi… Cumhuriyet (Özlem Güvemli)

Not   : Dünya ortalamasında kişi başına düşen erişilebilir / kullanılabilir yıllık su miktarı
2 bin m3, Türkiye’de ise ~1000 m3’tür. Nüfus artıkça bu miktar daha da azalacaktır;
bu suyun yaklaşık %70 kadarı Tarımda (sulamada) %20 kadarı da Endüstride kullanılıyor. İçme suyu ve evsel kullanım için ayrılan % 5’lik miktar (~50 m3 / kişi.yıl) kritiklik düzeyine inmiş durumdadır. æ

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir