MÜSLÜMAN BAŞBAKAN


MÜSLÜMAN BAŞBAKAN

RifatSerdaroglu

RİFAT SERDAROĞLU

 

 

 

Salı günlerinde partilerin grup toplantıları sebebiyle “Gürültü Kirliliği” yine başladı. Kürsüde, boğazını patlatırcasına bağıran Erdoğan ve salonda “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye slogan atan bir avuç ziyaretçi! Konuşmada ne bir fikir var, ne bir yenilik var, ne de ülke hayrına bir haber var. Bir sürü zırvalık. Üfür, üfür ipe diz.

Erdoğan’ın konuşmasındaki iki konunun doğru anlaşılması gerek.

1) Her sabah “Türk’üm” demekle Türk olunmaz.
2) Sıkmabaşlı olarak okumak isteyenler, Arabistan’a gitsinler.

Sayın Erdoğan;

Türk olmak öyle kolay bir şey değildir.
Türk olmak için önce kendini Türk olarak hissetmek gerekir.
Vatanına-Bayrağına-Dinine-Diline-Tarihine bağlı olmak, fakat aynı zamanda eğitime-bilime- çağdaşlığa-aydınlığa-kadın erkek eşitliğine-doğruluğa sahip çıkmak gerekir.

İşte bu yüzden “Türk” olmak kolay bir şey değildir.

Siz Başbakan’ı olduğunuz Türk Milletinin adı olan “Türk” kelimesinden utanıyorsunuz, Türk kelimesinden, korkuyorsunuz. Nefretiniz bundandır.
Peki, “Müslüman’ım” diyorsunuz,
Her gün Müslüman’ım demekle, Müslüman olunur mu?

*Müslüman, her gün vatandaşlarının yüzüne baka-baka yalan söyler mi?
*Müslüman, “Sadaka Hırsızlarına” arka çıkar mı?
*Müslüman, hesabını veremeyeceği servete sahip olabilir mi?.
*Müslüman, kul hakkı yer mi?.
*Müslüman, Irak’ta Müslüman kadın ve kızlara tecavüz eden ABD Askerleri için “Sağ salim evinize dönmenize dua ediyorum” diyebilir mi?.
*Müslüman, “Camiler Kenti” denen Felluce’deki tarihi camilerin ABD Askerleri tarafından yerle bir edilip, Kuran-ı Kerimlerin nişangâh yapılması karşısında sessiz kalıp, ABD Askerlerinin arkasını sıvazlar mı?.
*Müslüman, kendi vatanındaki İncirlik Camisinin ABD Askerleri tarafından yıkılmasını,
Kuran-Kerim’in yırtılmasını görmezden gelebilir mi?
*Müslüman, canını polis zulmünden kurtarmak için camiye sığınan insanlara “Camilerde içki içip, alem yapıyorlar” diye iftira edebilir mi?.
*Müslüman, ihale yolsuzluğu yapar mı?
*Müslüman, kalpazanlıkla suçlanınca adaletten kaçar mı?
*Müslüman, El-Kaide Terör Örgütü militanlarını kendi ülkesinde besleyip silahlandırır ve Müslümanları öldürtmek için başka bir ülkeye gönderebilir mi?

Eyy Erdoğan;

Ne sizin inancınız bizi ilgilendirir, ne de başkalarının inancı sizi ilgilendirir.
Erdoğan olarak sizin inancınız, sizin bileceğiniz bir iştir.
Ama yürürlükteki Anayasa ve yasalara uymak zorundasınız.
Sizin işiniz demokrat olup, demokrasimizin standardını yükseltmek olmalıdır.

Eyy Erdoğan;

Sıkmabaşlı okumak isteyenler için bazıları “Gitsinler Arabistan’da okusunlar,
çölde yaşasınlar, ya seveceksin ya terk edeceksin dediler.
Siz kimsiniz yahu, ne hakla insanları kovarsınız?” dediniz.
Bu sözler belki eleştirilebilir ama siz asla eleştiremezsiniz.
Daha geçen gün, çevre duyarlısı ve ağaç kesimine karşı olanlar için
“Gitsinler Ormanda yaşasınlar” diyen siz değil miydiniz?
O söz, hukuksal engellere karşın ısrarla yasaları çiğnemek isteyenler için söylenmiştir.
Siz, Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kamuda Sıkmabaş Serbestliği” getirdiniz.
Bu problem sadece Bakanlar Kurulu Kararıyla çözülüyorsa, niçin 11 senedir çözmediniz?

  • Bakanlar Kurulu Kararı ne zamandan beri, Anayasa Mahkemesi Kararlarından ve yasalardan üstün hale geldi?

Yapılan tam bir hukuksuzluktur.

Müslüman, bilerek yasaları çiğner mi?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir