Güler ve Batum’un Açıklamalarıyla İlgili Düşünceler


Güler ve Batum’un Açıklamalarıyla İlgili Düşünceler

Sayın Onur Ömen, " Kuzey Suriye" yerine "Suriye'nin kuzeyi" denilmesinden yanayız. Ahmet Saltık, 28.7.12

 

ONUR ÖYMEN

 
İki değerli milletvekilimizin yaptıkları önemli açıklamanın metnini aşağıda sunuyorum.

Bu arkadaşlarımızın görüş ve kaygılarına ben de katılıyorum.

Ayrıca, Anayasanın ilk 4 maddesinin güçlendirilmesnin önerilerilmesi,
bence bu maddelerin bir şekilde değiştirilmesinin öngörüldüğü anlamına gelir.

Oysa CHP kezlerce bu maddelerin değiştirilemeyeceğini açıklamıştı.

Yeni anayasaya ilgili kimi beyanlar, bu arada Öğretim Birliği ilkesine bağdaşmayan öneriler bence CHP’yi ilkelerinden ve programından uzaklaştırıyor.

Esas kaygı verici olan bazı CHP’li milletvekili ve parti yöneticilerinin
CHP’nin temel çizgisiyle bağdaşmayan beyanlarına karşı
Parti tabanından gelen tepkilerin çok sınırlı kalmasıdır.

Yerel seçimler yaklaşırken Partiyi yıpratacak beyanlardan kaçınılması gerektiği doğrudur, ama burada esas görev CHP’nin ilke ve programıyla,
Atatürk dönemindeki temel düşünce ve uygulamalara sahip çıkma görevimizle bağdaşmayan beyanlarda bulunanlara düşmektedir.

Bu çerçevede, Cumhuriyet döneminde kabul edilen il ve ilçe adlarının değiştirilmesine yönelik önerileri de şahsen çok sakıncalı görüyorum.

Onur Öymen

=============================

BASIN DUYURUSU

27 Eylül 2013, Ankara

Sayın Atilla Kart, CHP’nin milletvekili sıfatıyla CHP Anayasa taslağındaki bazı önerilerle ilişkili olarak “kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, karalama ve spekülasyonlara yol açılmaması amacıyla” bir açıklama gereği duymuş ve kamuoyuna bir basın açıklaması yapmıştır. Bu açıklamada, CHP Anayasa taslağında “ortak vatan – tek devlet” ile “eşit yurttaşlık” önerildiğini; “ilk 4 maddenin güçlendirilmesi”nin de önerilerimiz arasında yer aldığını belirtmektedir.

Bu açıklama, Sayın Atilla Kart’ın anayasaya yaklaşımı konusunda kamuoyunda var olan CHP ilke ve değerlerine aykırılık yönündeki endişelerin haklı olduğunu ortaya sermiş ve sabit hale getirmiştir.

“Ortak vatan”, ulusal siyasetin temsilcisi olan CHP’nin değil etnik siyasetin temsilcisi olan partilerin değeridir. Vatan, üzerinde yaşayan toplumun “ulus” haline geldiği siyasi sistemlerin coğrafyasıdır. Vatanın “ortak” olması için, bir coğrafyada birden fazla ulusun tanımlanmış olması gerekir. CHP’nin temel değerlerine göre vatan, üzerinde vatandaşlık bağıyla yaşayan her bir yurttaşındır; hepimizindir. Bizim için “ortak vatan” değil “hepimize ait olan tek vatan” vardır.

“Tek devlet”, CHP terminolojisinde yer almaz. Bu da etnik siyaset yapanların kamuoyunu serinletmek amacıyla kullandıkları bir terimdir. Bizim açımızdan konu, yine etnik siyasetin ve bunun yanı sıra yeni Osmanlıcılık rüyası gören bazı dinci çevrelerin federal devlet özlemlerine karşı savunduğumuz “üniter – tekçi devlet”ten ibarettir.
“Eşit yurttaşlık”, bir ülkede toplulukların (halkların, milliyetlerin, cemaatlerin) birbirlerine eşitliği temelinde kurulan sistemi anlatır. Farklı etnisite ve inanç topluluklarının hukuki-siyasi olarak tanınması; farklı toplulukların birbirleri karşısında konumlandırılması demektir. Bu etnikçi anlayış, bir tür yeni-feodalizm icadıdır. Oysa CHP Programı, devletin yurttaşların etnik köken, inanç, cinsiyet, vb. topluluk özellikleri karşısında kör kalmasını, bunlardan bağımsız olarak her yurttaşın birey olarak eşitliğini yükseltir. Bizim için “eşit yurttaş” değil, “yurttaşların eşitliği” ilkesi esastır.

Sayın Kart anayasaya ve evrensel kavramlara böyle yaklaşıyorsa, anayasanın “ilk dört maddesinin güçlendirilmesi” hedefine ulaşamayacağı çok açıktır. Üstelik tam tersine İlk 4 Maddeyi içeriksiz, güçsüz ve temelsiz bırakacaktır. Bu yaklaşım, CHP için çok açık olan “ilk dört madde kırmızı çizgimizdir” ilkesini reddetmek anlamına gelmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER      Prof. Dr. Süheyl BATUM
CHP İzmir Milletvekili, PM Üyesi          CHP Eskişehir Milletvekili

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir