Rifat Serdaroglu : DÜNYANIN JANDARMASI

 

DÜNYANIN JANDARMASI

Rifat Serdaroglu

portresi3
ABD dünyanın en büyük teknolojik silah gücüne sahip bir ülkedir.

Öyle ki, ABD bugün tüm askeri yatırım ve araştırmalarını durdurma kararı alsa, onun silah gücüne sadece iki ülke, ancak 20-25 yıl sonra yetişebilir.

Böylesine önemli “vurma-öldürme” gücüne sahip ABD, “Dünyanın Jandarması” olarak adlandırılır.
Peki, ABD bu gücünü dünya barışı ve insanlığın gelişmesi için mi, yoksa başka ülkelerin insanlarını yok etme pahasına kendi yararı için mi kullanmaktadır?

ABD’nin yakın tarihte Güney Amerika’da, Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta, Tunus’ta, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de yaptıklarına bakınca yapılanın “Jandarmalık” değil,
tam bir soygun ve katliam düzeni olduğu açıkça görülmektedir.

Örnek olarak Irak’ı seçelim;

Saddam gibi çılgın bir diktatörü önce kendi yararı için var edip İran’a karşı kullanan, sonra “Irak’ta Kimyasal Silah” var diye yalan söyleyip Irak’ı işgal eden ABD, Irak’ın tüm yeraltı ve yerüstü zenginliklerine önümüzdeki elli yıl için el koyan ABD “Dünyanın Jandarması” olarak değil, “Vahşi Kovboy” gibi davranmıştır.

Irak’ta ABD tarafından yapılan soygun ve yağma öyle bir açgözlülükle yapılmıştır ki, Iraklıların binlerce yıllık tohumlarını korudukları, geliştirdikleri “Tohum Bankaları” önce soyulup Norveç’e gönderilmiş sonra da yerle bir edilmiştir. “Irak’a demokrasi getireceğim” iddiasıyla giren ABD, dünyanın en zengin kütüphanelerine sahip Irak’ın binlerce yıllık kitaplarını, binlerce yıllık tarihi eserlerini çalıp ülkesine götürmüştür.

Bu hırsızlıkları yapan, suçsuz çocuk ve kadınları acımadan öldüren ve tecavüz eden ABD dünyanın jandarması değil, kendi çıkarı için öldüren-soyan-zorla alan eşkıyalar gibidir.

ABD, şimdi de Suriye’yi vurma planlarında tüm masraflarını “Arap Ülkelerinden” alacağını açıklamıştır!

Dünyanın en büyük devleti olan ABD, “Dünyanın Jandarmalığından”,
“El-Kaidenin taşeronluğu” işine soyunmuştur!

ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerini, El-Kaidenin Hava ve Deniz Kuvvetleri gücüne çeviren Başkan Obama bu durumdan memnun mudur?

Ya demokrasileri ile övünen Amerikalılar?
Amerikalıların unutmamaları gerçek şudur :

İnsanları öldürüp, zenginliklerini alabilirsiniz ama akılları-vicdanları ve tarihi öldürüp çarpıtamazsınız. Bu ayıplar bir zamanlar yok ettiğiniz Kızılderili soykırımı gibi
alnınıza yapışıp kalacaktır!

KIVIRTMA UZMANI

Mısır’da ki darbeyi protesto etmek için AKP Hükümeti, Büyükelçimizi geri çekmişti.
Dün T.C. Büyükelçisi tekrar Mısır’a gönderildi!
Mısır Hükümeti ise, “Türkiye bizim içişlerimize karışıyor” gerekçesiyle
Büyükelçisini Ankara’ya göndermedi!

Amerika’nın telkiniyle Büyükelçiyi Mısır’a gönderen Türkiye, cami avlusuna bırakılmış çocuk gibi yine orta yerde yapayalnız kalıverdi.
Türkiye’yi tüm komşularıyla papaz eden Davut oğlu, bakalım bu olayı nasıl kıvırtıp açıklayacak?

Hafta sonu için Selçuk Maruflu’nun gönderdiği bir fıkrayı size aktaralım.
Herkes anladığı gibi yorumlamakta elbette ki özgürdür;

“ABD’de bir süpermarkette, müşteri “yarım kivi” almak istiyor. Tezgâhtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga çıkıyor, tezgâhtar koşarak müdürün yanına gidiyor.

‘Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor.’ der demez şöyle bir arkasına dönünce ne görsün, müşteri onun arkasından gelmiş, ensesinde duruyor!
Tezgâhtar hemen müşteriyi işaret ederek; ‘Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim’ diyor. Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen verip gönderiyorlar.
Müdür bir saat sonra tezgâhtarı çağırtıyor.
‘Tebrik ederim, çok zekice davrandın, iyi idare ettin, nerelisin sen?’
‘Brezilyalıyım efendim.’
‘Amerika’ya niye geldin?’
‘Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya fahişe, ya da futbolcu!’
Müdür; ‘Biliyor musun benim karım da Brezilyalı…’
‘Yaaaaaa öyle mi, yenge hangi takımda futbol oynuyor?”

Sağlık ve başarı dileklerimle
Rifat Serdaroğlu
07 Eylül 2013

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir