AKP tarih olur


AKP tarih olur!

Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ

AKP iktidarı hangi güçle yıkılabilir?

Demokrasi Latince demos ve kratos kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir: “Demos” halk, “kratos” ise “erk” demektir. Demokrasi halkın iradesini esas alan yönetim biçimlerini anlatır. Demokrasilerin patronu halktır. Halk istediğini iktidara getirir, istemediğinden de iktidarı götürür.

AKP, bütün gücünü diğer siyasi partilerden daha çok halkı ikna ya da “manuple” etme araç, kaynak ve yeteneğine sahip olmasından almaktadır. Unutmamak gerekir ki,
Alamut Kalesi’nde Hasan Sabah da bütün gücünü müritlerine vaat ettiği ve uyuşturucu ile desteklediği sanal ve sahte cennet mitosundan alıyordu. Yönetilenler kendilerini yönetenlere yönetim gücünü vermezlerse iktidarlar yönetime devam edemezler.

Halk gücü AKP’yi yıkacaktır

Bütün demokrasilerde olduğu gibi Türkiye’de de AKP, iktidardan halk gücüyle yıkılabilir ve yıkılacaktır. Halkın gücünü ve tasvibini arkasına alabilen siyasi parti ve adaylar AKP’nin elinden hem yerel hem de merkezi idareyi alabilirler. Demokrasilerde halka rağmen iktidar olunamaz, halka karşı da iktidar da kalınamaz. Sorunun cevabı da bu noktada şekilleniyor: AKP iktidarını yıkacak olan halkın gücüdür.

Hükümet seçeneği nasıl ve hangi partilerin katılımıyla oluşturulur?

Hükümet olabilmek için öncelikle halkın tasvibini ve onayını almak gerekmektedir.
Türk halkının teveccühü hükümet tercihlerini belirler. Halk, herhangi bir partiye
tek başına ya da bir başka partiyle birlikte iktidar imkânı verebilir.

Birden çok partinin bir araya gelerek hükümet seçeneği oluşturma süreci her zaman pozitif sinerji yaratmaz. Teorik düzeyde mümkün gibi görünen bazı alternatiflerin pratikte karşılığı olmayabilir. Bu tür birliktelikler bazen amaçlananın aksine sonuçlar doğurduğu ayniyle vakidir. Sosyal bilimlerde iki ile iki toplandığında bazen üç bile olmayabiliyor.

  • Partilerin birbirlerine katılımı değil, halkın milli iktidar düşüncesine katılımının sağlanması gerekmektedir.

Bunun yolu da mevcut güdümlü iktidarı halkın umudu olmaktan çıkartmaktan geçmektedir.

Milli iktidar zorunlu ihtiyaçtır

Türkiye’nin geldiği aşamada gayri milli ve güdümlü hükümetleri kaldıracak takatı kalmamıştır. AKP’nin on bir yıllık yıkımını onaracak güçlü ve milli bir iktidara Türkiye’nin ihtiyacı her zamankinden çok daha fazladır. Milli iktidarın yolu milli hükümet ve
milli kadrolardan geçmektedir.

  • Türk milleti, ABD’nin Ortadoğu’yu İsrail ve Batı çıkarlarına uygun biçimde dizayn etme projesi olan BOP’un “eşbaşkanlığı”yla onur duyan bir iktidarı behemahal başından uzaklaştırmalıdır.

Millet iradesi kesin bir biçimde ortaya çıktıktan sonra milli hükümet seçenekleri de kendiliğinden şekillenecektir.

Artık muhalefet seçime devletle girecektir

İktidar seçeneğini oluşturacak yol ve yöntemler nelerdir?

Milli iktidarın matematik bir formülü yoktur. İktidar seçeneğinin deterministik bir algıyla değerlendirmek de mümkün değildir. Türkiye, her ihtimale açık siyasi bir ortamla
karşı karşıyadır. Tarihinde hiç yaşanmadığı kadar asimetrik bir siyaset ortamı
Türkiye’de mevcuttur. Muhalefet seçimlere bundan böyle devletle girecektir.

AKP’nin on bir yıllık iktidarı döneminde parti propaganda makinesi haline getirdiği STK’lar, devlet bürokrasisi, işadamları, burjuvazi, belediyeler, Diyanet görevlileri, medya, televizyonlar, gazeteler, gazeteciler, akademisyenler, programcılar, sanatçılar, sendikalar, spor kulüpleri, sosyal yardım kuruluşları, “Akil Adamlar” AKP’nin lehinde seçime gireceklerdir. AKP’den daha çok AKP’li kuruluşlar seçimlerde büyük rol oynayacaklardır.

Milli duyarlılığı olan siyasi unsurlar ilkönce sivil alandaki mücadeleyi kazanmak zorundadırlar. Bu noktada Atatürk’ün “hattı müdafaa yok sathı müdafaa vardır” ilkesi esas alınarak her alanda AKP’nin oluşturduğu merkezlerle mücadelede öncelikle denge kurulmalıdır.

Zorluktan çok umut var

Önümüzde hangi zorluklar duruyor ve bunlar nasıl aşılacak?

Önümüzde zorluktan daha çok umut ve imkân vardır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri siyasetin kimyasını değiştirecek niteliktedir.

İktidarın dış politikası iflas etmiştir.

“Çözüm süreci” yıkım sürecine dönüşmüştür.

Dolar aldı başını gidiyor. Petrol fiyatları tahammül sınırını aşmış durumdadır.

Ekonomi alarm veriyor.
Zaman iktidarın aleyhine işliyor. Muhalefetin ciddi alternatif ve duruş göstermesi halinde AKP iktidarını tarih olmaya mahkûm edilebilir.

Yeni hükümet hangi programı uygulamalıdır?

Hükümet programı için önce hükümet olacak gücü halktan almak gerekmektedir.
Ancak milli bir hükümetin ilk ele alması gereken hususlar şunlar olmalıdır:

Milli onarım projesi

AKP döneminde Türk Milleti inkâr edilmiş, TSK suç örgütü olarak sunulmuş ve
Devletin de çivisi çıkmıştır. Bu yaklaşımın sonucu olarak kurumlar işlevsiz kalmış, uygulanan ekonomik politika halkı ticaret ve tüketim toplumu haline getirmiş,
dış politika uygulanan ayaküstü kararlarla ülkeyi felakete sürükleyecek bir aşamaya getirmiştir.

  • Türkiye’nin bir milli onarım projesini acilen devreye sokması gerekmektedir.

Tüketim odaklı ekonomiden üretim odaklı ekonomiye geçmek, ithalat rejiminden ihracat rejimine geçmek, ekonomiyi sıcak ve milliyetsiz paraya dayalı olmaktan çıkarmak şarttır.

Dış politika parametreleri acilen ve tamamen değiştirilmelidir. İktidarın AKP burjuvazisi yaratmaya yönelik özelleştirmeleri, satışları, ihaleleri, kiralamaları derhal gözden geçirilmelidir.

Anayasayı AKP Anayasası, Yargıyı AKP Yargısı, Devleti AKP’nin parti devleti haline getirme faaliyetlerine derhal son verilmelidir. (AYDINLIK, 02 Eylül 2013)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir