Kemalizm ve sol

Kemalizm ve sol

  • Türkiye’de sosyalist solun bir bölümü, Kemalizmi karalamayı devrimci bir tutum olarak görüyor.
  • Ancak gerçek şu ki, Kemalizmi ve Türk devrimini kavrayamayanlar, sosyalizmi de kavrayamaz.

Osman Bahadır

Ahmet İnsel,

  • “Sosyalist olduğum için anti-Kemalist’im. Bu vurgu hayati önemde bence.”

demektedir. (Bkz. Sol Kemalizme Bakıyor, Haz.: Levent Cinemre – Ruşen Çakır, Metis Yayınları, 1991, s. 207.).

İnsanlık tarihi, köleleştirme ve köleleştirmeye karşı mücadeleler tarihidir.
Kölelik, pamuk tarlasında olabileceği gibi, düşünce dünyasında da olabilir.
İki ülke arasındaki ilişkinin bir biçimi de olabilir, ailenin iki ferdi arasındaki bağın da.

  • Köleliğin araçları, ayak zincirleri de olabilir, kireçleşmiş dogmalar da.

Kölecilik, tarih boyunca çok farklı aşamalardan geçti ve çok çeşitli biçimlerde ve düzeylerde kendisini gösterdi. Köleliğe karşı verilen mücadelelerde önemli başarılar kazanıldı. Bugün ilkçağ köleciliğine veya 19. yüzyıl Amerika’sının plantasyon köleciliğine göre daha rafine biçimlerde kölecilik sistemleri var.

  • Günümüzdeki kölecilik daha ziyade görünmez ağlarıyla
    dünyamızı sarmalamış durumda.

Sosyalizm, her türlü köleciliğe karşı olan bir sosyal sistemin ve teorinin adıdır.

Sadece ücretli köleliği kaldırmakla yetinmez, ücretli köleliği üreten, meşru gösteren ideolojisiyle de savaşır, düşünsel ve toplumsal alanda köleciliğin tüm izlerini de silmeye çalışır.

Büyük Fransız devrimcileri, 1793’te Kral 16. Louis’yi giyotine gönderdiklerinde, yalnızca monarşiyi yıkmakla kalmamışlar, fakat aynı zamanda Kral’ın kutsallık hâlesini de parçalamışlardı. (Henüz erken ama yeri gelmişken sormadan geçmeyelim: İnsel, acaba “bir sosyalist olduğu için Fransız devrimine de
karşı olduğunu söyler mi?).

Rus devrimcileri de 1917’de Çar II. Nikola’yı iktidardan alaşağı ettiklerinde, gerçekte çarlık monarşisiyle birlikte, O’nun temsil ettiği teolojik egemenliği de yıkmışlardı.

1923 Türk devrimi de tıpkı bu iki büyük devrimde olduğu gibi,
Padişah Vahdettin’in saltanatını ortadan kaldırırken aynı zamanda O’nun kutsallık statüsüne de son veriyordu. (A. Saltık’ın notu : Fransız ve Rus devrimleri çok kanlı olmuş, Kral ve Çar ailesi yok edilmiştir. Oysa Türk Devrimi kansızdır, Osmanlı Hanedanı yalnzıca sürgün edilmiştir.. 1974’te bu karar da kaldırılmıştır..)

CUMHURİYET ÖZGÜRLEŞMEDİR

  • Cumhuriyet, egemenliğin salt padişahtan (veya bir monarktan) ulusa geçmesi değil, aynı zamanda ulusun iradesinin kaynağının da dinsel referanslardan seküler (laik) referanslara geçmesidir.

Cumhuriyet rejimini bu ikili niteliğiyle kavramayanlar, cumhuriyetten hiçbir şey anlamamış demektir.

Atatürk ve Kemalist kadrolar işte ilk günden başlaarak bu kavrayış içinde ülkeyi, modern eğitimi, kültürü, hukuk sistemi vb. ile özgür ve eşit haklara sahip yurttaşlardan oluşan gerçek bir cumhuriyet haline getirmek için yılmadan uğraştılar.

Bir sosyalist elbette Kemalizmi yeterli göremez.

Çünkü Kemalizmin programında ücretli köleliğin kaldırılması yer almamaktadır.
(A. Saltık’ın notu : 6 Ok’tan HALKÇILIK tam da bu hedefe yöneliktir..)
Ama bu, bir sosyalistin anti-Kemalist olduğu anlamına gelmez. Yalnızca onun daha ileri hedefleri bulunduğu anlamını taşır.

Çünkü anti-Kemalizm, tıpkı bugünkü iktidar sahiplerinin yapmaya çalıştığı gibi, Kemalizmin tüm özgürlük miraslarının reddi ve yok edilmesi demektir.

KEMALİZMDEKİ SOL

Kemalizm ülkemizde;
– modern eğitimi genelleştirerek,
– modern hukuk sistemini yerleştirerek,
– kadınların önemli haklara kavuşmasını sağlayarak,
– harf devrimiyle halkın eline bilgiye kolayca ulaşabilmenin anahtarını sunarak, – önemli ekonomik temel yapı girişimlerini başlatıp halkın yaşam koşullarını iyileştirerek,
bilimi ana referans kaynağı yaparak ve
– herhalde en önemlisi eşit haklara sahip yurttaşlar statüsünü yaratarak, yüzlerce yıllık düşünsel ve toplumsal kölecilik zincirlerinden önemli halkaları koparmıştır.

Kemalizmin solu işte buradadır.
Onun düşünsel ve toplumsal köleciliğe karşı olan içeriğinden kaynaklanmaktadır. Kemalizmle solu bağdaştırmakta zorlananlar, onun anti-köleci içeriğine baksınlar.

Ahmet İnsel’in yukarıdaki sözleri, Türkiye sosyalist solunun bir bölümünün Kemalizm hakkındaki düşüncelerini özetlemektedir. Ama Kemalizm’i doğru değerlendiremeyenler, sosyalizmi de doğru kavrayamazlar.

  • 1923 Türk devrimi, insanlık tarihinin en büyük devrimleri safındadır.

Bu devrim, ülkemiz insanının düşünsel ve toplumsal kölecilik zincirlerinin önemli bir bölümünü koparmıştır.

Sosyalizmin esas olarak ücretli köleliğin kaldırılmasından ibaret olduğunu düşünenler de yanılmaktadır.

Sosyalizmin, insan haklarına ve siyasi demokrasiye sahip olmayan bir toplumda “master teknoloji” ile kurulabileceğini sanan Stalin’in düşüncesinin de sosyalizmle bir ilgisi bulunmuyordu. Sosyalizm, köleciliğe karşı hayatın her alanında verilecek sürekli mücadelelerle kurulabilir ancak.

Köleciliğe karşı yürütülen düşünsel ve toplumsal mücadele uzun bir mücadeledir.

Sosyalistlere düşen görevlerden biri de, daha önce gerçekleştirilmiş devrimleri doğru değerlendirerek onların tarihsel miraslarına sahip çıkmak ve bu özgürlük miraslarını gelecek kuşaklara daha yüksek seviyelerde bırakmaya çalışmaktır.
(Cumhuriyet Bilim Teknik, 16.08.2013)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kemalizm ve sol” üzerine 2 yorum

  1. Ahmet İnsel mertçe yazmış hiç olmazsa; “Sosyalist olduğum için anti-Kemalist’im. Bu vurgu hayati önemde bence.”
    Eve, Kemalizm kesinlikle sol bir ideoloji değildir.. Ancak Sağ bir ideoloji, yani Emperyalizmin taşeronu, başıboş piyasa sistemini dayatan sömürgen kapitalizmin ideolojisi de hiç değildir. Tek boyutlu düşünenler bu gerçeği anlayamadıkları için, ya da -hinoğluhin-likten, Kemalizm=Sosyalizm yavesini okuyan kadrolardan, açıkçası Atatürkçülüğün antiemperyalist yapısını atlama tahtası olarak kullanmak isteyen solaklardan çok çekti bu ülke. (aynen demokrasiyi şeriata giden yolda atlama tahtası olarak kullanmak isteyen kadrolar gibi)
    Açıkça söyleyelim; Kemalizm/Atatürkçülük (pozitif aklı) bilimi rehber alan (hiçbir dogmanın geçerli olmadığı), Ulus-Devlet anlayışıdır.. Sevgi ve saygılarımla. æ

  2. 1923 BİR AYDINLANMA VE DEVRİM DEĞİL, YEZİD HİLAFETİNİN YENİDEN KURULMASIDIR!..

    Ahmet İnsel’in neden sosyalist olduğu ya da neden Kemalizme karşı olduğu bizi hiç ilgilendirmez… Bir insan istediği gibi düşünür, neyi ister, neyi beğenirse ona inanır.

    Yezid, Hz. muhammed’in ocağına incir dikten sonra; “Allah, bir daha bu dünyaya Peygamber göndermeyecek, kendisi de gelmeyecek diye Kur’an’a Göre Anlayışını;

    “Peygamber bir daha mezardan kalkmayacak diye” Sünnnete Göre Anlayışını;

    “Kendisi Halife diye,” Kıyas-ı Fukuha, İcma-i Ümmet Anlayışını getirmişti!..

    Aynı anlayışı Kemalizm; “Türkçe Ezan, Türkçe İbadet, Türkçe Kur’an, Türk İslamı, Kur’andaki İslam, Tevhid-i Tedrisat, Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevilikle Dedeliğin Yasaklanması, Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasıyla getirmiş; Dersim 3. Büyük Alevi Soykırımını yaparak Sünni Yezitçi Halifeliği pekiştirmiştir.

    Kemalizm de Yezit Hilafeti gibi halkı ve insanı; “üç yüz yılda öğrenilmesi mümkün Kur’an Hükümlerinin, kırk-elli bin yılda öğrenilmesi mümkün Sünnet Hükümlerinin, en az yüz bin yılda öğrenilmesi mümkün İcma ve Kıyas Hükümlerinin altına yatırmış; Sünni yezitçi Din adamlarının yapacakları Engizisyon baskısına MAHKUM ETMİŞTİR!..

    Bu nedenle, Türkiye’de Cumhuriyet adıyla Osmanlı’dan beş yüz yıl, Alevilikten bin yıl geride Yezit Hilafeti yeniden kurulmuştur. Altı ok da uygarlığa karşı dikilmiştir.

    İsmet İnönü’nün Kemalizmi, “ortanın soluna taşıması, insancıl, halkçı bir karakter aşılamaya çalışması,” önce 12 Mart Faşizminin, sonra 12 Eylül Faşizminin tepkisiyle karşılaşmış; HALKA VE İNSANA DÜŞMAN ULUS DEVLET ANLAYIŞINDA DONMUŞTUR.

    Bu nedenle, Ahmet İnsel sosyalist olduğu için Kemalizme karşıdır, ben Alevi olduğum için karşıyım… Halkın bir kısmı Türk Alevi olduğu, bir kısmı Kürt Alevi olduğu için karşıdır… Halka ve insana düşman bir ulus devlet anlayışını savunmak, Hitler Almanyasıını, Mussolini İtalyasını savunmaya benzer…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir