İSLAMDA REFORM ZORUNLULUĞU

Dostlar,

İSLAMDA REFORM ZORUNLULUĞU

konulu yazımız pdf olarak aşağıdadır.

Okumak / indirmek için lütfen erişkeyi (linki) tıklar mısınız??

ISLAMDA_REFORM_ZORUNLULUGU

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 24.8.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“İSLAMDA REFORM ZORUNLULUĞU” üzerine 2 yorum

  1. İSLAM SİSTEMLEŞMEDİĞİ İÇİN İSLAM’DA REFORM ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR!..

    Hırıstiyanlık, Büyük Roma Sistemiyle yüzlerce yıl mücadele etmiş, Yasal ve Anayasal çerçeve kazanarak sistemleşmiş ve her açıdan kurumlaşmıştır.

    İslam ise on üç yılda devlet düzeni olmuş ve sistemleşememiştir.

    Hz. Ali ve Ehlibeyt’in İslamı sistemleştirmek, bir davranış ve yaşama düzeni oluşturmak, kurallara ve yasalara bağlamak için yaptıkları mücadele de yenilgiyle sonuçlanmış ve İslam halifelerin keyfi hareketlerine mahkum olmuştur.

    Hırıstiyanlığın Reformu, kurumlaşma ve sistemleşmesinde olmuştu. Hırıstiyanlıkta reform, kurumlaşma ve sistemleşme de yapılan değişmelerdi.

    Mesala Hırıstiyanlık’ta, Engizisyon Kararlarını bir Mahkeme veriyordu. Engizisyon mahkemsinde Savcı vardı, Hakim vardı, Avukat vardı, İddia ve İspat vardı, bir Adalet ve Hukuk düzeni vardı… Reform da, bu var olan öznelerin iyileştirilmesi, adalet ve Hukuka yakışacak seviyede değiştirilmesi ve geliştirilmesi idi…

    İslam’da ise; iki küçük kızını diri diri toprağa gömen Hz. ömer Adaletin sembolü kabul edilmişti. Bu nedenle, Savcıya, Avukata, Hakime, İddia ve İspata, Adliye ve Hukuk Düzenine ihtiyaç duyulmamıştı. Bir adam kendisini Allah’ın yerine koyuyor; Kur’an ve Sünnetten çıkardığı delile göre; “KATLİ VACİPTİR!.. KELLESİNİ VURUN…” diyebilecek kadar kesin kararlar veriyordu.

    Hırıstiyanlığın Engizisyon Mahkemesinde reform yapmak mümkündü…

    Kur’an’a ve Sünnete göre karar verilmesinde reform yapmak ise mümkün değildir.

    Eğer, Hz. Ali ve Ehlibeyt gibi, “Kur’an bizim evimize indi, Kur’an’ın böyle bir anlamı yoktur!… Peygamber, bizim babamız ve Dedemizdi, Sünnetin de böyle bir anlamı yoktur…” diyemiyorsanız; Sünni Din Adamları, sizi kandırmakta da 1400 yıllık tecrübeye sahiptir.

    Bu nedenle, Cumhuriyet’in din ve Laiklik politikasının tamamen yanlış olduğunu kabul edeceksiniz… Cumhuriyet’in Türkçe Ezan, Türkçe İbadet, Türkçe Kur’an, Türk İslamı ve Tevhid-i Tedrisatla yeniden canlandırdığı Yezitliği terk edeceksiniz.. Ve Sünni Yezitçi Din Adamlarının karşısına Hz. Ali ve Aleviliği çıkaracaksınız…

    İslam’da başka türlü reform olmadığı gibi, Hz. Ali ve Alevilik, Cumhuriyet’in Laikliğinden bin yıl ilerdedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir