SEVR’CİLER VE “OSMANLICILAR” LOZAN BOZGUNU’NA YAZGILIDIRLAR!


SEVR’CİLER VE “OSMANLICILAR” LOZAN BOZGUNU’NA YAZGILIDIRLAR!

portresi


Prof. Dr. Özer OZANKAYA

Toplumbilimci

Çağdışı kalıp yarı-sömürgeye dönüşmesi yüzünden I. Dünya Savaşı’na sürüklenen Osmanlı Halife-Sultan yönetimi, 10 Ağustos 1920’de, sömürgeci uşağı bir sözde halife-sultan hükümeti olarak kalmak karşılığında, Türk Ulusu’nun bağımsızlığına son verip onu binlerce yıllık yurdu olan Anadolu’dan silip atmayı amaçlayan

Sevr Andlaşması’nı Saltanat Şurasında onaylayıp imzalamıştı.

Bu, Osmanlı Devleti için doğal bir sondu.

Çünkü Osmanlı Devleti Orta Çağ ölçülerine göre en güçlü durumda iken,
16. yüzyıldan başlayarak

– Batı Avrupa’da düşünce ve inanç özgürlüğü yolunu açan
Rönesans ve Reformasyon devinimlerinin,
coğrafi keşifler ve bilimsel buluşların,
Sanayi Devrimi‘nin tümden dışında kalma aymazlığını sergilemiş
,

böylece Batı’daki ulusal toplum ve ulusal devlet olma gereğini de ıskalamıştı.

Bu yüzden de Osmanlı yönetici sınıfı, asıl dayanağı olan Türk Ulusu’nun bağımsızlık ve gönencinden sorumlu, ona karşı hesap vermekle yükümlü bir devlet olma bilincine
hiç ulaşamamıştı.

Bugün de “Ecdadım Osmanlı!” diyen ve Lozan’ın 90. yıldönümünü bile anmaktan uzak duranların, aynı nedenlerle, yani Rönesans ve Reformasyon devinimlerinin anlamını hâlâ kavramamış ve bilimsel yönteme dayalı düşünüş yapısına
hâlâ ulaşmamış
, ona hâlâ karşıt kalmış olmaları nedeniyle, “ulusluk” ve “yurtseverlik” bilincinden de yoksun kaldıkları, “milletim!” derken Orta Çağın “ümmet”ini kastettikleri, “yurt (vatan)” kavramından yoksun oldukları için “yurd”u sömürgecilere ve
onların maşası bölücü eşkıyaya pe şkeş çekmekte duraksamadıkları,
İngiltere Kraliçesini Ankara’da kabul etmek yerine, İstanbul’u işgal etmenin ve
Sevr’i dayatmanın simgesi olan İngiliz savaş gemisinde ziyaret ettikleri … görülmektedir.

Oysa “Sevr”, Mustafa Kemal’in deyişiyle:

  • “… Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış bü­yük bir yok etme eylemini tamamladığı sanılan” bir antlaşmaydı ve 90 yıl önce, yüreğinde
    ulusal bilinci ateşlenmiş Türk ulusunca, Osmanlı tarihinde benzeri bulunmayan bir siyasal utkunun eseri olan Uluslararası Lozan Andlaşması’yla çökertilmişti.”

Sevr’i hortlatmak isteyen ve bunun için Türk Ulusal Bağımsızlık ve Aydınlanma Devrimi’ne düşmanlık güden sömürgecilerle, Vahdettin’leri “ecdatları” sayan işbirlikçileri, kötücül ereklerine ulaşamayacaklar; Türk ulusu, 76 milyonu bir ve
birlik olarak, Lozan’da elde ettiği yaşama hakkına saldırmak isteyenleri
her zaman bozguna uğratacaktır.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir