Psikolojik Savaş Teknikleri

Dostlar,

Aşağıdaki temel bilgileri paylaşalım..
Dikkatli olalım..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 30.7.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=================================

Psikolojik Savaş Teknikleri

Psikolojik Savaş; klasik anlamdaki savaşın kazanılması veya kaybedilmesinde. savaştan sonra da üstünlüğün devam etmesinde yahut sorunların çözülmesinde insanların ruh haline etki ederek sonuç almak olarak tarif ediliyor.

Psikolojik Savaş yöntemlerinden biri propagandadır. Propaganda savaşta çok güçlü bir silahtır. Bu durumda amaç genellikle içerdeki veya dışarıdaki düşmanı insanlık dışı olarak göstermek ve ona karşı nefret yaratmaktır. Bazı özel kelimeler kullanarak veya bazı özel kelimeleri kullanmaktan sakınarak düşman hiç yapmadığı şeyler için suçlanır ve bu sayede zihinlerde hatalı bir imaj oluşturulur. Çoğu propaganda düşmanın gerçek veya hayalibir haksızlığın sebebi olduğu hissini vermek ister.
Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir. Propagandanın etkili olabilmesi için inanılır, basit, ilginç, tutarlı, sık sık tekrar edilmesi, bölgesel veya genel gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Propagandacı özellikle mücadelenin sonucunu belirleyecek olan tarafsızlar, fikri olmayanlar ve tereddütlü olanlar üzerinde çalışırlar. Araçları ise söz, yazı ve resim ile ilgili bütün araçlardır.

Psikolojik savaş yöntemlerinden bir tanesi kontrollü gerilim stratejisidir.
Egemenlik duygusu evrensel bir duygudur. Güç odakları bu duygunun etkisi ile ellerindeki kontrolü kaybetmemek için gerilimi artırırlar ve gerilimden çıkar sağlarlar. Potansiyel tehlike olarak algıladıkları tehlikeyi kendi savaş kurallarına çekmeye çalışırlar. Kendi savaş kuralları şiddettir. Şiddetle beslenirler, şiddetten yararlanırlar. Kontrollü gerilim, güçlü tarafın egemenliğini elinde tutmak için geliştirdiği bir yöntemdir, kısa vadede sonuç verir. Uzun vadede silah geri teper. Uluslararası güç odakları, özellikle silah endüstrisinin kontrollü gerilim stratejisini her zaman kullanmıştır.

Derin devlet değil derin odak!

Dr. Hablemitoğlu suikastında dört yarar elde edilmesinin planlandığı düşünülebilir. Birincisi, Dr. Hablemitoğlu’nun düşmanlarına saldırı için fırsat ortaya çıkarılmıştır. İkincisi maktul kişinin ilgilendiği konulara dikkat çekilmiştir. Üçüncüsü maktul kişi bazı konularda sınırları aştıysa -eğer– durdurulması sağlanmıştır. Dördüncü yarar Doç. Hablemitoğlu’nun PKK’lı Turancı diye suçlanmış olması radikal milliyetçi eğilimleri harekete geçirir. Avrupa Birliği’ne giriş sürecini engelleme niyetinde olanların, ulusalcılığı tabulaştırmış kişilerin bu ortamdan yarar sağlayacağı düşünülebilir. Kontrollü gerilim stratejisinde suçlanan taraf kendi savaşını kendi belirlemelidir. Şiddete şiddetle karşılık vermek saldırgan tarafın orman alanına girmektir. Doğru, onurlu, açık, net duruş gösteren taraf psikolojik savaşta uzun vadede kazanan taraf olur. Dolayısıyla Necip Hablemitoğlu suikastını incelerken, bu olayla birlikte ulaşılmak istenen psikolojik harp hedefinin
ne olduğunu da analiz etmek gerekir.

Psikolojik savaşın saldırı ve savunma silahı; propaganda, eğitim ve provokasyondur. Cephanesi ise; söz, yazı, resim, broşür ve e-posta şeklindeki bilgidir. Bu savaş tarzının amacı, insanları ikna etmek ve onları değiştirmektir. Yöntemi de beyin yıkamadır. Yani hedef insan beynidir, insan beynine hükmetmektir. Bu olayla birlikte açıkça görülmektedir ki, gerek Hablemitoğlu suikastı gerekse belli başlı faili meçhuller hep belli kesimleri hedef göstermeyi amaçlamıştır. Bu da bu tür olayların ortak bir psikolojik harp argümanına sahip oldukları anlamına gelmektedir.

Çinli General Sun–tzu, 2500 yıl önce bu konuda bir kitap yazmıştır.
Türk devletlerin parçalanması sürecinde kullanılan PS yöntemi, bugün için de geçerliliğini sürdürmektedir. Sun–tzu’nun kimi önerilerine bakmak yararlı olacaktır:

  • 1– Hasım ülkelerde iyi olan şeyleri gözden düşürünüz.
  • 2– Hasım ülkelerin hakanlarının başarılarını küçük göstererek şöhretlerine gölge düşürünüz ve zamanı geldiğinde de kendi halkının onları hor görmesini sağlayınız.
  • 3– Adi ve aşağılık kişilerin işbirliğinden yararlanınız.
  • 4– Düşman halkın kendi aralarında olan uyuşmazlık ve kavgalarını yayınız.
  • 5– Hasmınızın geleneklerini gülünç hale getiriniz. (Ersan İnan, 1997)

Öyle görülmektedir ki bu öneriler, Türkiye’nin hasımları tarafından yıllardır
oldukça başarılı bir biçimde sürdürülmektedir.

Propaganda nedir? 

Bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, doktrin ve görüşlerdir. Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı fayda sağlamasıdır. Bununla birlikte propaganda ile, hasım grubu ekonomik ve politik yalnızlığa itmek amaçlanır. Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen düşman, ileride tekrar sorun oluşturacaktır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi, ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür. İşte Türkiye’de yapılmak istenen şey de budur. Türkiye, coğrafyasından ötürü son derece önemli bir coğrafyada bulunmaktadır ve bu yüzden düşmanları tarafından destabilize edilmek istenmesi doğaldır.

  • Propagandanın cephanesi söz ve kelimelerdir.

Burada hatırlamamız gereken Goethe’nin çok güzel bir sözü var.

  • Goethe, “En güçlü silah, zamanı gelmiş fikirdir.” der.

Propaganda yöntemi, gelişigüzel sarf edilen sözler değildir. Üzerinde çok uzun düşünülmüş, zaman ve zemin iyi hesaplanmış, şekil ve ölçüsü doğru belirlenmiş ve hedef kitlesi tayin edilmiş bir faaliyettir.

Türkiye ne zaman istikrarlı bir ortam yakalasa, Türkiye’de bu tür psikolojik harp argümanları devreye girmektedir. Yukarıda tarifini vermeye çalıştığım psikolojik savaşın önemli yöntemi propagandanın farklı türleri vardır.

  • 1– Beyaz propaganda.
  • 2– Gri propaganda.
  • 3– Siyah propaganda.
  • 4– Silahlı propaganda.
  • 5– Karşı propaganda.

Beyaz propaganda                   :

Açık biçimde yapılan bir propagandadır; kaynağı bellidir ve kendisini tanıtmak ister. Açık ve şeffaftır. Beyaz propaganda da doğruluğa önem verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar.

Kazanımı, en güçlü tarafı, karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır. Beyaz propagandanın zayıf tarafı, yayılma menzilinin sınırlı olmasıdır. Serbestçe dolaşamaz. Düşman kendini korumak için karşı propaganda olanaklarını hemen kullanırsa tehdit ve bozulmayla sonuçlanabilir. Yapılan propaganda hakkında toplumda kuşku uyanıyorsa,
silah geri tepmiş olur, böylece de güven zayıflar.

Beyaz propagandanın malzemesi haberlerdir. Hasım tarafın hatalarını, suiistimallerini malzeme olarak kullanırlar. Bu malzemenin ne zaman, ne şekilde, nasıl ve hangi ölçüde kullanılacağı planlanmalıdır.

Psikolojik savaşın hedefi;
kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yapmak,
sonuç olarak direnci zayıflatmaktır.

Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için beyaz propaganda yönteminde belirlenen doğru hedefi, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmamak gerekir. Eğer beyaz propagandaya maruz iseniz; sabırla ve ısrarla zihinlerde oluşan gediği kapatacak söz, davranış ve eylemlerde bulunmalısınız. Propagandada kullanılan yanlış bilgilerle ilgili şüpheler, karşı propaganda şeklinde ısrarla anlatılmalıdır.

Gri propaganda

Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi olan gri propaganda bulanık bir propagandadır. Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğu da kesin değildir. Gri propagandanın
ana malzemesi “rivayetler”dir. Çalışma tarzı açık propaganda gibi sınırlı değildir, aşağıda tanımını vereceğim kara propaganda gibi serbesttir.

Güçlü yönü, muhatap tarafında iyi kabul görmesidir. İnsan üzerinde propaganda hissi doğurmaz. Propagandayı çıkaranlar belirsiz olduğu için, gri propagandada
en heyecanlı konular kullanılabilir. Bu tarzda, genellikle doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek amaçlanır. Senaryo iyi yazılmışsa eğer “rivayetler” dilden dile dolaşır.

Örneğin 12 Eylül 1980 öncesi TBMM ve hükümetin anarşiyi ortadan kaldıracak bir çözüm üretmesine fırsat verilmeyerek, bu kötü ortamın askeri darbe için zihinlerin hazırlanmasında kullanıldığı emekli General S. Demcioğlu tarafından açıklanmıştı.

Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek olabilir. Yahut, tam, yeterli ve açık olan bir şeyi kuşkulu göstererek gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış gibi davranılır. Böylece zihinlerde istenen soru işareti uyandırılır.

Dolayısıyla bu tür suikast olaylarını analiz ederken, aslolan hedef ülkede yaratılmak istenen psikolojik etkidir.
(http://sosyolojik.wordpress.com/2010/01/05/psikolojik-savas-teknikleri/)

…………………..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir