ARAPLAR LANETLİ TOPLUM MU?

Dostlar,

Sayın Aydın’ın aşağıdaki yazısı hakkında düşüncemiz :

Nurullah bey,
Bize göre hiçbir toplum lanetli değildir..
Lanetli toplum diye tarihsel – sosoyolojik bir kategori olamaz...

Sevgi ve saygı ile.
29.7.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

======================================

ARAPLAR LANETLİ TOPLUM MU?

portresi

Nurullah AYDIN
28 Temmuz 2013,
ANKARA

 

 

 

Müslümanlar; Yahudilerin ilahi yoldan uzaklaştığı için lanetli olduğunu söyler, savunurlar. Her türlü geriliklerinin, iç kanlı çatışmaların nedenini Yahudilere, bağlarlar.

Gerçekten Yahudiler lanetli mi? Yoksa Araplar mı lanetli toplum?

Peygamber İbrahim’in bir oğlu İshak, Yahudilerin atasıdır.

Peygamber İbrahim’in öbür oğlu İsmail ise Arapların atasıdır.

Yani Yahudiler ve Araplar soylarıyla kültürleriyle inançlarıyla aynı kökten gelirler.

Museviliğin kutsal kitabı Tevratkendi dönemine kadarki olaylardan söz eder.
Hıristiyanların kutsal kitabı İncil; kendi dönemine kadarki olaylardan söz eder.
Müslümanların kutsal kitabı Kur’an da; kendi döneminden önceki olaylardan söz eder.

7. yüzyıldan bu yana olan olaylar ise yazılı ve görsel kaynaklarda yer almaktadır.

Lanetli dedikleri Yahudiler 2 bin yıl sonra yurt edinmiş, devlet kurmuş, bilimde teknolojide dünyanın önde gelen toplumu olmuş. Araplar ise kanlı iç çatışmalarla, sefahatın lüksün içiçe olduğu sefil ve aşağılık bir yaşam içinde olmuşlardır.

Bu durumda Lanetli olan kim? Yahudiler mi, Araplar mı?

7. yüzyıldan bu yana dünya toplumları içinde lanetli olan toplum Araplardır.
Çünkü onlar son peygamber son kitap kendilerine geldikleri halde ondan yüz çevirdiler.
 

Peygamber Hz. Muhammed hakkı, dürüstlüğü, adaleti, eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği önerdi.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın ikinci arkadaşı Ömer’i katlettiler.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın üçüncü arkadaşı Osman’ı katlettiler.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın dördüncü arkadaşı Ali’yi katlettiler.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in torunu Hasan’ı katlettiler.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in torunu Hüseyin’i katlettiler.

Onlar ki; Hz.Muhammed’in soyu olan Haşimileri Orta Asya ve Endülüs’e sürdüler.

Onlar ki; Hz .Muhammed’in soyunu Mekke ve Medine’den uzaklaştırdılar.

Onlar ki; Muaviye ve Yezid devlet anlayışını tercih ettiler.

Onlar ki; Abbasi iktidarında Emevi liderlerini mezarlarından çıkarıp işkence yaptılar.

Onlar ki; Türklere ihanet etti, kahpece arkadan vurdu. 1916′da, Dünya Savaşı’nda Mekke Şerifi Hüseyin;  İngilizlerle işbirliği yaptı. Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak, Osmanlı’ya isyan etti ve Türk askerini kahpece arkadan vurdu.

Onlar ki; Petrol denizindeler ama dünya Müslümanları açlıktan kırılmaktadır.

Onlar ki; Arabistan’da şeriat derler batı ülkelerinde batılı gibi yaşarlar.

Araplar denilen topluluk; tarihin en soysuz, en karanlık, en ikiyüzlü, en hain topluluğudur.

Araplar; para, şehvet, servet gösteriş meraklısı bir toplumdur.

Araplar; karaktersiz, yalancı, dönektirler.

Araplar; çıkarı için ihanet ederler.

Araplar; birbirlerini İslam adına, petrol adına, iktidar için, katletmeyi iyi bilirler.

Arapların tarihleri; katliamlarla doludur.

Arapların en nefret ettikleri; Türklerdir.

Onların en sevdikleri; kapitalistlerdir, şeytandır, paradır, sekstir.

Türkiye’nin İslamcıları neden Arap hayranıdır?

Türkiye’nin İslamcıları neden Arap kültürünü düşünür, konuşur, yaşar, savunurlar?

Türkiye’nin İslamcıları neden Arap katillerine, İslam kahramanı diye övgüler düzerler?

Türkiye’nin İslamcıları neden yedinci yüzyıl Arap düşünce ve yaşam ağını kutsarlar?

Türkiye’nin İslamcıları neden insanlık değişim ve gelişim metodolojisini yok sayarlar?

Türkiye’nin İslamcıları neden Bilim ve teknolojide ses getiren ciddi çalışmaları yoktur?

Türkiyeli İslamcı Arapçılar; duyarsız, ruhsuz, kimliksiz ve kişiliksizdirler.

Köksüz, kimliksiz hainler; dillerinden milletimiz sözünü düşürmezler.

Köksüz, kimliksiz hainler; İslamcı görüntü altında milleti aldatmaya, milletin milli ve manevi değerlerini istismar etmeye devam ederler.

Türk Milleti, lanetli Arapları anladıkça; Türk kültür, tarih ve medeniyetini, çağdaş dünyanın onurlu, saygın bir üyesi olduğunu daha iyi anlayacak ve öze dönecektir.

Günün Sözü: Sığ derede yüzmekte zorlananlar, engin denizlere açılmaya
cesaret edemez.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“ARAPLAR LANETLİ TOPLUM MU?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir