Gazeteler… 28 Temmuz 2013


Gazeteler… 28 Temmuz 2013

Duvar çöktü: iki işçi öldü

* NEVŞEHİR (Cumhuriyet) – Nevşehir’in Ürgüp ilçesi Duayeri Mahallesi Fabrika Caddesi’nde işhanı inşaatında yapılan istinat duvarı çöktü. Bu sırada inşaat alanında çalışan işçilerden 3’ü, kum yığını ve enkaz altında kaldı. İşçilerden Mehmet Karasu (30) ve Kenan Toy (32) yaşamlarını yitirirken, yaralanan Halil Doğan (47) ise Ürgüp Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

file:/Volumes/orjinaller/28URGUPHAB

 

Hem düğün hem eylem

İstanbul Haber Servisi – Haydarpaşa Garı dün bir nikâha tanık oldu. “Çapulcu Düğünü” adı altında yapılan nikâhta Doa Güney ve Celal Karabulut çifti, birlikte yaşamaya ilk adımı attı. “Geldik, Direndik, Evlendik” pankartının açıldığı düğünde, katılımcılar, “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganı attı. Düğünde Haydarpaşa Garı’nın özelleştirilmesinin yanı sıra İstanbul’daki tüm tarihsel, kültürel, toplumsal alanların rant için yağmalanması da protesto edildi. Nikâhın ardından mutlu çift düğüne katılan dostlarıyla Boğaz’da bir tekne turuna çıktı. Protesto, tekne turuyla Boğaz’a taşındı. Damat Celal Karabulut, “Direne direne Haydarpaşa’yı da kurtaracağız” diyerek garın özelleştirilmesine tepki gösterdi. (Cumhuriyet, 28.7.13)

file:/Volumes/orjinaller/28HAYDARPASAGECE

 

Gültan KışanakDersim özür bekliyor

Yurt Haberleri Servisi – BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, çözüm sürecinde karakol yapımlarına tepki gösterdi. Tunceli’de düzenlenen “38’den Sakine’lere Kadın Özgürleşmesi” panelinde konuşan Kışanak, Tunceli’de dört bir tarafın karakollarla dolu olduğunu söyleyerek çekilme sürecindeki karakol yapımlarını eleştirdi. Kışanak,“Akşam benim kaldığım evde gösteriyorlar. Şu tepe kalekol, bu tepe kalekol, şurası kalekol. Ya böyle bir şey olabilir mi? Evinin balkonunda oturuyorsun, üç taraftan üç tane kalekol görüyorsun. İçtiğin çay zıkkım olup boğazına düğümleniyor yani” dedi. Tunceli’de soykırım yaşandığını, Tunceli halkı ve Alevilerin devletten yıllardan bu yana özür beklediğini anlatan Kışanak “Devlet adına resmi olarak Dersim halkında özür dilenmesi gerekiyor” diye konuştu. (Cumhuriyet, 28.7.13)

file:/Volumes/orjinaller/28GEZI1GECE

Tutuklu isyanı       : Gezi Parkı Direnişi sırasında tutuklananların aileleri, 4. kez Galatasaray’da buluşarak oturma eylemi yaptı. Aileler, tutukluların derhal bırakılmasını isted. Tutuklu Çağrı Aydan’ın ağabeyi Cihan Aydan, toplam 138 Gezi direnişçisinin tutuklu olduğunu, gözaltı ve tutuklamaların sürdüğünü belirterek

  • “Çocuklarımız susturulmak isteniyor. Eline satır, bıçak, pala alıp insanlara saldıranlar, üzerine araba sürüp kaza süsü verenler, Ali İsmail Korkmaz’ı katledenler gibi ortamı terörize edenler hakkında herhangi bir adli, idari yaptırım uygulanmazken; özgürlük isteyen, adalet isteyen, bu zulüm dursun diyen çocuklarımız ve yakınlarımız gözaltına alınıp tutuklandı. Katillerin dışarıda, barışçıl gösterilere katıldığı için, haksızlığa karşı çıkan çocuklarımız içeride olduğu bir adalet, adalet değildir.” dedi.

İftar saatine doğru ise polisin kurşunu ile katledilen Ethem Sarısülük’ün
ölümünün 40. günü dolayısıyla lokma dağıtıldı. (Cumhuriyet, 28.7.13)

************************

portresi

 

Av. Celal Ülgen : 

En şiddetli mahkûmiyet kararları çıkacak!

 

 

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi adı üstünde Özel yetkili bir ağır ceza mahkemesi.” Olağan günlerin değil, olağandışı dönemlerin, baskıcı ve özgürlük kısıtlayıcı dönemlerin mahkemesi olarak geçecek tarihe. Bu mahkemelerin
ilk uygulaması savunmanın sesini kısmak ve alabildiğince avukatları konuşturmamak oldu. Çağa, baskıya, şiddete, susturmaya tanıklık etmeyi, karşı çıkmayı, dik durmayı, seçenler hakkında suç duyuruları yapıldı, duruşmalardan kovuldu.

  • Hatta avukatlar mahkeme salonunun tam ortasında mahkeme başkanının talimatıyla eli coplu robokopların saldırısına uğradı.

Tarih elbette bu mahkemeleri layık oldukları yerlerine oturtacaktır.
Bu mahkemelerin Türk ceza yargısına verdiği zarar 10 yılda giderilemez boyutlara ulaştı.

Bu mahkemeler kanuna göre değil kendi alışılmış uygulamalarına göre yargılama faaliyeti icra ettiler.

Büyük projeler, üretilmiş deliller, sahte ihbarcılar, polis ile savcının, polis ile yargıcın kol kola olduğu-birlikte iş kotardığı organizasyonlar birbiri ardına
bu mahkemelerin aklanmasından geçti.

Baskıcı uygulamalar 

Bu mahkemeler şimdiye dek yaptıkları baskıcı uygulamaları taçlandırmak isteyecekler.

Bu açıdan tarihin en şiddetli mahkûmiyet kararları bizi bekliyor.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, 15 yıl, 20 yıl hapis cezaları
havada uçuşacak.

11 yıldır süren bu rejim aslında sivil bir darbenin, sivil bir diktanın rejimi olmuştur.

5 Ağustos (2013), totaliter unsurlar taşıyan bu faşist dönemin dibi olacaktır.
5 Ağustos, üretilmiş ve hukuka aykırı delilleri bir dönem hukukunun temel taşı yapan zihniyetinin yıkılışının başlangıcı olacaktır.

****************************************************

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir