RT ERdoğan’ın “Dört dörtlük Aleviyim” saçmalaması..


Dört dörtlük Muaviyesin
+++++++++++++++++++++

Ali Serdar Bolat
21 Temmuz 2013
Tayyip Bey: “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük Aleviyim” dedi.
Hiç danışmanı yok mudur? Aleviliğin Ali’yi sevmek demek olmadığını
O’na anlatmıyorlar mı?
Ali İsmail Korkmaz’ı öldürdün,
Mustafa Ali Tombul’u komaya soktun, öbür Ali’yi sevsen ne olur,
sevmesen ne olur.
Zamanımızın Ali’si olan Atatürk’e kin kustun,
1300 yıl önceki Ali’yi sevsen ne olur, sevmesen ne olur.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Genel Başkanı Murtaza Demir:

  • “Aleviler Ali’yi de sever, Atatürk’ü de, insanı da. Kibri ve kinine yenik bir Başbakan’ın Alevi olmasının hiç bir ihtimali yoktur.”
“Demokratik tepkimizi “öldürün” diyerek, yurttaşlarını taammüden öldüren polisleri
taltif ederek engelleyemezsin. En demokratik hakkını kullanırken öldürülen
bu insanların ailelerinden ve toplumdan özür dilemelisin.
Öldürenlerin cezalandırılmalarını istemelisin…”
Murtaza Demir, Tayyip Bey’in “Aleviyim diye ortaya çıkıp Hz. Ali’nin yaşam tarzından uzak olanlara söyleyebilecek hiçbir şeyim yok.” suçlamasına şu cevabı verdi:

  • “Aleviler Ali’yi namaz kıldığı, abdest aldığı, Ramazan Orucu tuttuğu için değil, mazlum olduğu, Ehli Beyt Ailesinin ulusu (yücesi) olduğu, lanet olası Muaviye, Mervan ve Yezid’in gadrine muhatap olduğu, hakkının-hukukunun çiğnendiği, zulmedildiği için aynı zulmü paylaştıkları için seviyorlar.
  • Türkiye’yi yöneten Mervanlar da Alevileri ezmiyor mu; hak ve hukuklarını gasp etmiyor mu?”
***********
Bu inanç, Türklerin binlerce yıllık Gök Tanrı inancıdır. Kökü kam inancına (Şamanizm‘e) dayanır. Yazılı olmayan, sınıflaşma öncesi bu inanç, etkileşime geçtiği kültürlerin inançlarından da ögeler alan, kendini zenginleştirebilen bir inanç biçimidir. Budizmden, Zerdüşt dininden de etkilenmiş, o inançlardan da bazı ögeler almıştır.
Türkmenler İslamiyetle temas ettiğinde, Kerbela olayından etkilenmişler ve Ali ailesini inançlarına dahil etmişlerdir. Buraya dikkat etmek gerekir: Ali ailesini inaçlarına dahil etmişlerdir, Ali ailesinin ibadet biçimlerini, yani İslami ibadet biçimlerini değil. Tabii, Ali ailesi aynı zamanda Muhammed ailesi olduğundan, kendilerini Müslüman olarak tarif etmişlerdir. Bu, aynı zamanda, “Dört semavi dinden birine dahil değilsiniz, demek ki kafirsiniz” bahanesi ile Müslümanlar tarafından öldürülmemek için de uygun bir korunma biçimi idi. Buna Kızılbaşlık da denir. Türklerin dinsel inançlarının İslamiyet adı altında devam etmesidir.
Murtaza Demir’in ifade ettiği gibi:

Ali – Hasan – Hüseyin yani Ehl-i Beyt, Müslüman oldukları, namaz kılıp oruç tuttukları için değil, Muaviye zulmüne maruz kaldıklarından ve zulme boyun eğmediklerinden dolayı Türkmenleri etkilemiş ve Ehl-i Beyt sevgisi bu yüzden Türkmen oymaklar arasında yayılmıştır. 
 
Bu sevgi dolayısıyla kendilerini Müslüman olarak tarif etmişlerdir. Ancak bu tarif, onların semah vesaire gibi Türk ibadet usullerini terk edip namaz, oruç, hac vesaire gibi
İslami ibadet usullerini kabul etmelerini, camiye gitmelerini gerektirmez. Çünkü onların ibadetlerini yaptıkları binlerce yıllık cemevleri vardır. Kendilerini Müslüman olarak tarif etmeleri, binlerce yıllık Türk inançlarını ve ibadet biçimlerini terk ettikleri, onların yerine Arap inanç ve ibadet biçimlerini koydukları anlamına gelmiyor. 
 Günümüzde Alevilik olarak adlandırılan bu Türk inanç sistemi, İslamiyetten binlerce yıl daha eskidir. Tayyip Bey’in ve O’nun gibilerin anlamadığı, daha doğrusu anlamak istemediği gerçek budur.
Onlar, kendilerine Alevi dememişlerdir. Bin küsur yıl boyunca Kızılbaş Türkmenler olarak tanınmışlardır. Onlara Alevi sıfatının takılmasının tarihi yüz-yüzelli yıl kadar önceye dayanır. Türkmenler, kendilerine takılan bu sıfatı benimsemişler ve kendilerini böyle adlandırmışlardır. Dolayısıyla, Alevilere “Ali, Hasan, Hüseyin camiye gidip namaz kılardı, oruç tutup hacca giderdi, siz de onlar gibi yapın..” derseniz, kopkoyu cahil olduğunuzu ortaya koymaktan başka bir şey yapmıyorsunuz demektir.
Hem sana ne? İnsanlar nasıl ibadet etmek isterse etsin, bu seni niçin ilgilendiriyor?
Sen devlet yöneticisi misin, tarikat şeyhi mi.
Van minıt… Hani demokrattı? İnsanlar isterse camiye gider, isterse cemevine,
isterse kiliseye, isterse hiçbirine. Binlerce yıldır camiye gitmeyen insanları ne hakla camiye gitmeye, namaz kılmaya zorluyor? İnsanların istediklerini yapmaya hakları
yok mu? İnsanların inançlarına karışma hakkını nasıl oluyor da kendinde görüyor? İnsanların kutsal bildikleri bir mekana ne hakla “cümbüş evi” diyerek hakaret edebiliyor? İnsanlar orada cümbüş yapmıyorlar, eğlenmiyorlar, inançları gereği
ibadet ediyorlar. Bunu bilmemesi imkansız. Demek ki, kendisininkinden başka inançları yok etmeye çalışıyor. Buna demokrasi değil, diktatörlük denir.
***********
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül:

“Sen dört dörtlük Muzviye taklidisin.
Mısır’da kötü bir Firavun taklidisin.
Libya’da, Ömer Muhtar’ı idam edenlerle bir olup Kaddafi’yi linç eden zihniyetin ortağısın.
Suriye’de Muaviye’nin ta kendisisin.
ABD ve AB nezdinde “Çağdaş bir Osmanlı Paşası” olarak kabul gördün,
ama paşalığın ömrü tükendi.
Sen, demokrasiyi sandıktan ibaret sanan bir demokrasi fukarası,
ama hak edilmemiş bir servetin zenginisin.”
***********
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel:

“Hiç bir Alevi “Dört dörtlük Aleviyim ben” demez. Kim diyorsa, Alevi değildir.”
***********
Tayyip Bey, 2011 seçimlerinde Kılıçdaroğlu üzerinden Alevi düşmanlığı yaparak
oy avcılığı yapmıştı. İşte söyledikleri:
– 30 Nisan 2011 Muş Mitingi: “Biliyoruz ki Sayın Kılıçdaroğlu Alevilik kültürüyle yetişmiş bir insandır, Alevidir.”
Meydandakiler: “Yuuuuuuhhh!”
– 4 Mayıs 2011 Kastamonu Mitingi: “Hani Alevilik kültüründen gelen birisidir ya,
hani Alevilik vardır ya kendisinde.”
Meydandakiler: “Yuuuuuuhhh!”
– 5 Mayıs 2011 Amasya Mitingi: “Malum Alevilik kültüründendir ya, kendisi de Alevidir ya.”
Meydandakiler: “Yuuuuuuhhh!”
– 8 Mayıs 2011 Kahramanmaraş Mitingi: “Herhalde Alevi olduğuna göre bunu iyi bilir.”
Meydandakiler: “Yuuuuuuhhh!”
Alevileri, Aleviliği meydanlarda yuhalattı.
Şimdi dört dörtlük Alevi olduğunu hangi yüzle söyleyebiliyor?
***********
Türkmen semahı
Tayyip Bey’in Alevi düşmanı eylemleri ve sözlerinden bir demet:
İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde dozerlerle Karacaahmet Sultan Dergahı‘nı yıkmaya çalıştı.
Cemevlerine “Cümbüş evi” diyerek, “Ucube” diyerek  Alevilere hakaret etti.
“Cemevi kültürel mekandır, ibadet yeri camidir” diyerek Alevilerin binlerce yıllık inanç sistemini yok saydı.
  • Alevi katili Yavuz’un adını 3. köprüye verdi. 
İktidarda olduğı 11 yıl boyunca , cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması için verilen yasa tekliflerini reddetti.
Sivas katillerinin avukatları ile birlikte AKP’yi kurdu,
onları Bakan, Belediye Başkanı, Anayasa Mahkemesi Üyesi yaptı.
Sivas davası zamanaşımına uğrayınca “Hayırlı olsun” dedi.
Esad’ı “Alevi” diyerek eleştirdi. Suriye’de Alevi katliamı yapan yobazları besledi, silahlandırdı.
“Ben Alevilerin neden Başbakanı olayım ki, bunun için bir sebep mi var?” diyerek, sadece Sünnilerin Başbakanı olduğunu söyledi, Alevileri dışladı, bölücülük yaptı.
Alevilerin “Zorunlu din dersleri kaldırılsın” taleplerine kulaklarını tıkadı.
Tam tersine, imam hatip okullarını yaygınlaştırdı.
***********

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“RT ERdoğan’ın “Dört dörtlük Aleviyim” saçmalaması..” üzerine bir yorum

  1. HERKES, “BEN ALİ’YİM, ALİ BENİM, BEN ALEVİYİM, ALEVİLİK ALİ’Yİ SEVMEKSE; BEN DÖRT DÖRTLÜK ALEVİYİM,” DİYEBİLİR…

    Alevilik, İslam’ın Everest Tepesi, en yüksek aşaması, kıldan ince yolu, uygarlık ve aydınlık yüzüdür. Bu nedenle, herkes, ancak elinden geldiği kadar Alevi olur…

    Kimse, “sen neden Everest Tepesine çıkamadın?” diye suçlanmayacağı gibi, kimse az ya da çok Alevi olduğu ya da hiç olmadığı için suçlanamaz; kimse, “ben dört dört Aleviyim,” dediği için, yalancı da çıkarılamaz.

    Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Alevilik, Ali’yi sevmek ise; ben dört dörtlük Aleviyim,” demesinde bir hata yada bir saçmalık yojk. 1400 yıldan bu yana tekrarlan bir sözü, bir kere daha söylemiş, bir kere daha tekrarlamıştır.

    Türkiye Cumhuriyeti dönemi, Aleviliğin, en kötü, en karanlık, en çok zülüm zorbalık gördüğü ve soykırıma uğradığı dönemlerinden biridir… Laik Cumhuriyet diye Yezit Hilafeti Türkçe’ye çevrilmiş, Türkçe Ezan, Türkçe İbadet, Kur’an’daki İslam, Türk İslamı diye Yezit Hilafeti yeniden kurulmuş; Alevi soykırımını emreden bütün Fetvaları “İCMA-İ ÜMMET KARARI adıyla YÜRÜRLÜKTE TUTAN SÜNNİ YEZİTÇİ HALİFELİK ÖRGÜTÜ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI kurulmuş; Alevilere zerre kadar bile Hak ve Hukuk tanınmamıştır.

    1935 Tunceli Kanunu’yla Dersim 3. Büyük Alevi Soykırımı planlanmış ve Alevilerin kaynağı bilinmeyen bir ırktan geldikleri, akılsız mantıksız bir dine inandıkları, bu nedenle, hem fikren, hem fiziken ortadan kaldırılmaları gerektiği Kanunun amir hükmü olarak kabul edilmiştir.

    Alevilerin ve Aleviliğin Cumhuriyet ve Cumhuriyetin kurucularına bir diyet borcu olmamış, tarihin her döneminde olduğu gibi gene Aleviler varlıklarını gizlemek, kimliklerini ve inançlarını gizlemek zorunda kalmışlardır.

    Murtaza Demir gibi, Alevilerin “İSLAM DIŞI BİR KAFİR VE DİNSİZLER TOPLULUĞU OLDUĞUNU İDDİA EDEN” kişiler ise; Alevilerin “Mum Söndü Ayini” yaptıklarını iddia eden kişilerden farklı değildir.

    Cumhuriyet döneminde bütün Alevi Dedeleri katledilmiş, itibarsızlaştırılmış ya da görevlerini yapamayacak duruma getirilmiş; Alevilere bulaştırılacak pislik aranmış ve Murtaza Demir gibi kişiler “Alevilik Dışı bir Kafir ve Dinsizler topluluğudur,” demeye mahkum edilmiştir.

    CHP, Baykal’ın Penisi’nin keyfi ile yönetildikten sonra sözde Alevi Kılıçdaroğlu, Fethullahçıların Maskesi olarak genel Başkanlığa getirilmiştir… Başbakan arada sırada “Alevi, Alevi Kültüründen gelme demese” Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması kimsenin aklına gelmemektedir.

    “Ben Aleviyim, Alevilik’te Kur’an Kursu, Kur’an dersi yoktur?” demek Kılıçdaroğlu’nun aklına geliyor mu?.. Hayır…

    Fethullahçı Danışmanları ne derse, ne yazarsa; sözde Alevi Kılıçdaroğlu onu söylüyor… Alevilere zerre kadar yararı dokunacak bir laf söylemiyor, bir iş de yapmıyor.

    Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği bir Fethullah’a yarıyor, bir Sayın Erdoğan’a… Kardeşi Celal’in inşaat bekçiliği yaptıracak kadar adam, Fethullahçı Danışmanların yerine bir Alevi Danışman almayacak kadar insan… Sayın Erdoğan’ın Alli’yi sevmekten gelen Aleviliğini Kılıçdaroğlu’na da, Murataza Demir’e ve benzerlerine bin kere tercih ederiz!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir