Anlayana Sivrisinek Saz…


Anlayana Sivrisinek Saz…

Gurkut_Acar_portresi

Av. GÜRKUT ACAR
CHP Antalya Mikletvekili
Padişahlara özenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
her sıkıştığında CHP’nin geçmişine saldırır.

Başbakan’ın “iki ayyaş” dediği o insanlar “akıl ve bilime dayalı laik, demokratik Cumhuriyet’i kurarak, kendisinin Başbakan seçileceği bir sistemi yaratmışlardır.

  • Oysa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin çekirdek kadrosu,
    demokratik rejimden bir diktatörlük yönetimi yaratmışlardır.

Çünkü, Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin tek elde toplanmasının adı diktatörlüktür!

Yüz elli yıldan fazla tarihi bulunan Danıştay’da başkanlık seçimi için aday çıkmaması
bu baskının ne kadar büyük olduğunun bir kanıtıdır.

Siyasette bu yetkileri elinde tutanlar Osmanlı Padişahlarıydı.

Onlar bile 1808 yılından yani “Sened-i İttifak” tan itibaren bu yetkileri paylaşmayı
kabul etmişlerdir.

1876’da ilan edilen “Meşrutiyet” ile başlayan süreçte ise,
artık bir meclisle, iktidarın ortağı “halk” olmuştur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Taksim’e dikmek için güzelim ağaçları söktürdüğü “Topçu Kışlası”nda çıkan 31 Mart 1909 gerici ayaklanmasından sonra
ne olmuştur?Harekat Ordusu İstanbul’a girmiştir.Çarpışmalarda 400 kişi ölmüş, 800 kişi yaralanmıştır.
Ya sonra?
“26 Nisan 1909 günü 240 Milletvekili ve 34 Ayan Meclisi üyesi İstanbul’da toplanmıştır.Padişah 2. Abdülhamit’in durumu hakkında gizli bir değerlendirme toplantısı yapmıştır.

Sonuçta Abdülhamit’in tahttan indirilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir (٭).

“Topçu Kışlası”nı çok iyi bilen, orada başlayan gerici ayaklanmanın anıtını dikmeye çalışan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bundan sonra olanları bilmiyor mu?

Elbette biliyor.

Abdülhamit gibi “tahttan indirileceği !” korkusu ile telaş içinde “karşı mitingler” düzenliyor.

Halkın ayak sesleri ödünü patlattı. Kabadayılığı ondan…

Abdülhamit kuşkusuz demokrasi yoluyla, seçim yoluyla gelmiş bir devlet başkanı değildi. Ama o padişahlığı üstlenebilmek için özgürlükçü bir anayasayı yürürlüğe koymayı taahhüt etmişti. Bakanlar Kurulu bu anlayışla O’nun padişahlığını desteklemişti. Ama O kısa zamanda meclisi kapatmış, anayasayı işlemez hale getirmiş ve koyu bir istibdat yönetimi kurmuştu. O da dünya tarihindeki benzerleri gibi iktidarını sürdürmeyi, ülkeyi özgürleştirme hedefine tercih etmişti. Yeniden anayasayı yürürlüğe sokması ve Meclisi toplaması İttihat ve Terakki’nin askeri güç kullanarak yaptığı baskıların sonucu olmuştu.

Osmanlı İmparatorluğu, İspanya’nın aynı tarihlerdeki 1. Cumhuriyet denemesinde olduğu gibi eline geçen özgürleşme ve çağdaşlaşma şansını kullanamamıştı.(٭٭)Recep Tayyip Erdoğan da aynı vaatlerle geldi.Ama Anayasayı kezlerce ihlal etti, kurduğu parti Anayasa Mahkemesi tarafından
“Laiklik karşıtı odak” olarak mahkûm edildi.
  • Yargıyı, başka maddelerin arasına gizlenmiş maddelerle,
    hile ve halkı kandırmak suretiyle bağımsız olmaktan çıkardı.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi ne yazık ki yalnızca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın emirlerine göre karar veren bir Meclis durumundadır.
Padişahlara diz çöktüren Türk Milleti, bunca demokrasi deneyiminden ve
90 yıllık Cumhuriyet döneminden sonra Recep Tayyip Erdoğan’a
kulluk etmeyecektir. 
1909 yılının Ağustos ayında Padişaha Meclis önünde Anayasaya uyacağına dair
yemin ettiren bir Millet; şimdi Anayasayı çiğneyen bu irticacı çekirdek kadroya mı
teslim olacaktır?
Aynı gün Başbakanı ve şeyhülislamı tayin yetkisinin kendisinde olduğunu kabul eden Padişah; bakanların atamasını başbakana bırakmak, Meclisin kendi başkanını ve başkan yardımcısını seçmesini ve antlaşmaları onaylama yetkisinin Mecliste olduğunu kabul ederek, kendisince zararlı gördüğü kişileri sürgüne gönderme hakkından vazgeçmek zorunda kalmıştır.(٭٭٭)Şimdi hem Cumhurbaşkanı olmayı hem de başbakan yetkilerini kendisinde toplamayı isteyen ve kendi kafasındaki teokratik devleti kurmayı hayal eden Recep Tayyip Erdoğan bilmelidir ki; Türk halkı 1909’dan geri gitmeyi yani yeni bir diktatörle yönetilmeyi asla kabul etmeyecektir…

Gezi Parkı direnişiyle de bu iradesini açık ve kesin olarak ortaya koymuştur.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az…

(٭) Onur Öymen; Demokrasiden Diktatörlüğe
İktidar Uğruna Demokrasiyi Feda Edenler,
Remzi Kitabevi, 2. bs. syf. 315
(٭٭)age syf. 316
(٭٭٭)age syf.316-317

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir