Lice olaylarının düşündürdükleri

Lice olaylarının düşündürdükleri

portresi2

 

Onur ÖYMEN

PKK terör örgütünün son yıllarda Güvenlik Kuvvetlerimize ait karakollara yaptığı saldırılarda çok sayıda askerimiz şehit olmuş veya yaralanmıştı. Lice’de şimdi takviye edilmekte olan karakola da 19 Kasım 2008 tarihinde PKK’nın düzenlediği intihar saldırısı sonucunda iki askerimiz şehit olmuş ve 3 askerimiz de yaralanmıştı. Bunun üzerine
bu karakolların yeterli güvenlik koşullarına sahip olmadığı eleştiri konusu olmuş ve karakolların güçlendirilmesi siyasi şahsiyetler ve basın tarafından haklı olarak talep edilmişti. Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığının Kasım 2008’de imzaladığı bir protokolle ihtiyaç duyulan yerlerdeki karakolların güçlendirilmesi kararlaştırılmıştı.

Basında yer alan haberlere göre, PKK’nın Kandil’deki lideri Karayılan ise
20 Haziran 2013’Te verdiği bir demeçte karakolların yapımını ve onarımını eleştirmiş ve bunun “sürece” zarar vereceğini söylemiş. Son günlerde PKK yandaşı siyasetçilerin de aynı doğrultuda demeçleri oldu.

Hükümetin İmralı’daki görüşmelerde bölgede yeni karakol yapılmayacağı, mevcutların da güçlendirilmeyeceği yolunda bir taahhütte bulunduğuna ihtimal vermek istemiyorum. Aksi takdirde böyle bir taahhüt devletin egemenlik haklarını kısıtlamayı kabul ettiği anlamına gelir ki, hiçbir hükümetin bunu yapmaya hakkı ve yetkisi yoktur.

Birkaç gün önce Lice’de meydana gelen ve maalesef bir vatandaşımızın ölümüyle sonuçlanan olayları bu genel çerçeve içinde değerlendirmek gerekir. O olayın bütün yönleriyle aydınlatılması ve gerekli adli işlemlerin yapılması kuşkusuz gereklidir.
Ama oradaki karakol inşaatına saldırının bir özgürlük ve demokrasi arayışı gibi değerlendirilmesi ve ülkenin başka yerlerindeki özgürlük hareketleriyle bir tutulması bence isabetli değildir.

Şimdi bazı siyasetçilerin “Hükümet bir taraftan demokrasiyi, özgürlüğü, barışı getireceğim diyor, bir yandan da adım başı karakol inşa ediyor. Bu karakollar neden inşa ediliyor?” yolunda beyanlarda bulunmasını anlamak zordur.

Bence eleştirilmesi gereken, askerlerimizin can güvenliği açısından büyük önem taşıyan bu karakolların takviyesinde niçin bu kadar gecikildiğidir.

Bölgedeki son gelişmeler;

– PKK’nın askeri birliklerimize saldırıları,
– komutanların helikopterine ateş açması,
– adam kaçırma olayları,  
– PKK’nın kendi polis gücünü oluşturduğu,
– yolların denetimini ele geçirmeye çalıştığı…

yolundaki haberler terörün tümüyle sona erdiği, artık bölgede güvenliğin ve huzurun
tam olarak sağlandığı yolundakı bazı beyanların ne kadar temelsiz olduğunu gösteriyor.

  • PKK yöneticilerinin, beklentileri karşılanmazsa yeniden terör eylemlerinde bulunacakları yolundaki sözleri kaygıları arttırıyor. 

Başından beri, yabancıların, kendi beklentilerine uygun olduğu için hararetle destekledikleri, ancak hukukun temel ilkeleri ve ülkemizin bütünlüğü ve güvenliği açılarından pek çok yanlışı ve eksiği olan “sürecin” ne kadar kırılgan olduğu
son gelişmelerle bir kere daha ortaya çıkmıştır. Bu sürece destek veren siyasi partiler
ve siyasetçiler tarih karşısında büyük bir sorumluluk üstlenmişlerdir.

Saygılar, sevgiler.
1.7.13
Onur Öymen

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir