AKERLER AÇLIK GREVİNDE!

AKERLER AÇLIK GREVİNDE!

 Davanın 5 Haziran 2*13 Çarşamba günkü duruşmasında muvazzaf subayların tutukluluk hallerinin devamına kararı mahkeme başkanının muhalefetine rağmen oy çokluğuyla geçti.

Bu karar sonrasında bazı muvazzaf askerler avukatlarının ikna etme çabalarına rağmen 9 Haziran günü açlık grevine başladılar.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez yaşanan bu olay sonrasında açlık grevindeki muvazzaf subaylar basın açıklaması metni hazırladılar.
İşte o basın açıklaması:
Yargının Hukuksuzluğu ve Keyfiliği…

NASIL BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ?

Davada her şeyin bu kadar açık bir şekilde komplo olduğu belli iken,

Ortada hiçbir somut delil yok iken,

Yargılamada ifade veren biz sanıklara iddia makamı ve mahkeme üyeleri tarafından bir tek soru dahi sorulmazken, 

Tamamen itibarsızlaştırmaya ve tasfiyeye yönelik,

Baştan sona hukuksuzluk ile dolu bir utanç sürecinin içindeyiz.

MÜCADELEMİZ NEDEN?

Hak etmedik, masumuz ve hedefiz.

Her şeyden önce insanız, sonra ise ülkesini seven askerler. 

Bireysel ve aile olarak hayatımız çalınıyor, özgürlüğümüz gasp ediliyor. 

Bugün bizim hayatımız ama ya yarın? 

NEDEN BU HUKUKSUZLUK?

Mesele ben meselesi değildir, mesele insanların yaşam biçimlerine müdahale sonra da vatan meselesidir.

NEDEN YALNIZIZ?

Herkes sinmiş, daha doğrusu korkutulmuş.

Peki, yarınlar, yani geleceğimiz olan çocuklarımız. Korktukça onlara daha iyi bir ülke mi bırakacağız?

KADER BİRLİĞİ, SİLAH ARKADAŞLIĞI!

Biz savunma verirken, ailelerimiz dışında sizce başka kimler vardı?

SORUŞTURMA SONUCU KURULAN İDDİANAMEDE 300’DEN FAZLA SİVİL BÜROKRATIN DA İSMİ GEÇİYOR.

Onların suçsuz olduğundan kendimiz kadar eminiz.
Fakat ileri demokraside neden sadece askerler yargılanıyor?

357 sanık; 316 asker, diğerleri siviller

Bir kurumdan yıllardır evrak sızıyor, sadık mensupları bu evraklar nedeniyle tutuklanarak tasfiye ediliyor. Bir kurumdan bu kadar evrak sızıyorsa suç kimdedir? Biz suçsuz olduğumuzu biliyoruz,
ya siz?

HUKUKA SAYGI…

“Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) bir hukuk devletidir. Hukuka inanıyoruz, arkadaşlarımızın en kısa sürede aklanacaklarından hiçbir şüphemiz yoktur.” İfadesini gerçekte hukuka saygının mı, yoksa çaresizliğin ve kolaycılığın bir ifadesi olarak mı görüyorsunuz?

Ortada delil yok, kuvvetli suçlu şüphelisi olarak günümüzün modası askerler var. Önce peşinen tutuklama, sonra sekiz ay boyunca soruşturma… Ancak yine delil yok. Yargılama sürecinde ise; sunulan delillerin, ifadelerin ve savunmaların da bir anlamı yok. Değerlendirmelerde olmayan delillerin, olmayan şüphesiyle itham edilen suçların üst sınırları dikkate alınıyor. Yani asker için tutuklama tedbir değil, tasfiye için bir araç.

BUNDAN SONRA SIRA KİMDE?

Gelinen aşamada tasfiye edilenlerin sayısı binleri aşıyor, terör örgütü bile şimdiye kadar TSK’ya bu kadar büyük darbe vurup, mensuplarını sindiremedi. 

Biz her şeyden önce bir insan olarak hukuk adı altında zulüm görüyoruz. 2013 yılında duruşmalarına başlanan ve bugüne dek tutuklu sanığı olduğumuz 2010/640 numaralı soruşturmada; hukuka ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerimize karşı gösterilen, özensiz fiil ve tutumlar 05 Haziran 2013 tarihinde İzmir 12’nci Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK. 10’uncu Madde ile Yetkili) oy çokluğu ile verdiği tutukluluğumuzun devamı kararı ile doruğa çıkmıştır. Şimdiye kadar yaşadığımız hukuksuzlukları çeşitli şekillerde dile getirdik fakat anlaşılamadık. Maruz kalmış olduğumuz bu haksızlığa dikkat çekmek maksadıyla 9 Haziran 2013’den itibaren 5 (beş) gün süreyle
yemek yemeyeceğiz.

Vazifesini tam yerine getirememiş olanın vicdan yarasına
ne mazeretin, ne ilacın şifası deva getirir.

Yüce Türk Milletine!...”

(Haber Kaynağı: OdaTv.com)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir