RIFAT SERDAROĞLU : GİZLİ SERVİS


Rifat Serdaroğlu


GİZLİ SERVİS

Açıklama:<br />
http://3.bp.blogspot.com/-uGS4hdmho5o/T057t6aTVUI/AAAAAAAAX-E/oTExK0-ubqo/s320/http_izindemisiniz.jpgHikâye bu ya, üniversiteyi bitirdiği yıl, bir arkadaşının nikâh töreni için kiliseye giden Obama’ya,
Papaz Efendi yanaşmış;

“Evladım, seni Tanrının Ordusunda görmek isterim.” demiş.

Obama; “Papaz Efendi, ben zaten Tanrının Ordusuna kayıtlıyım.” diye yanıt vermiş.

Papaz; “O zaman niçin seni kilisede
hiç görmüyorum?”
 diye sormuş.

Obama yanıt vermiş; “Papaz Efendi, ben gizli servistenim!…”

Obama Gizli Servisten, Putin Gizli Servisten, bizim Türkiyelinin neyi eksik?

O da almış yanına Aposever Gizli Servis Başkanını, Obama’nın masasına oturtmuş!

Obama, Eşbaşkan’ı Türkiyeliye; “Bu Bey kim?”

Türkiyeli; “Mr. Fidan PKK ile Oslo görüşmelerimizi, açılım politikamızı ve
Suriye muhalefeti ile ilişkilerimizi organize eden Gizli Servisimizin Başkanı
ve benim temsilcimdir.”

Obama; Reyhanlı’da kamyon-kamyon bomba patlatılmasını,
size göre 51 bize göre 107 kişinin ölmesini, yüzlerce insanın sakat kalmasını önleyemeyen bu Bey mi bize bilgi verecek? 
Hani sizde bir laf var, ‘Kelin merhemi olsa, başına sürermiş’ diye, bizde bu lafın benzeri ise, ‘Coni’nin tırnağı olsa,
önce kendini kaşır.’ sözüdür. 
Biz, tırnağımız olmadığı ve canımız tatlı olduğu için Suriye’ye girmiyoruz ve size girin diyoruz. Siz gerçekten Mr. Fidan’a
güveniyor musunuz?”

Türkiyeli; “Sayın Eşbaşkan’ım, rica ederim.
Ben Mr.Fidan’a güvenmesem, hiç O’nu Oslo’ya PKK’nın para babaları olan
Avrupa Baronlarının karşısına oturtur muydum?
Kendisi benim korumam altındadır.
Ona dokunmaya kalkan Savcıyı anasından doğduğuna pişman ederim.
Görevi bitince O’nu da Pensilvanya’ya aldırırsınız.
Hem sonra, dünyanın en meşhur 100 kişisi arasına aldırdığınız
Sayın Öcalan ile O görüştü.
Benim Başbakan Yardımcılarımın, bakanlarımın, milletvekillerimin, danışmanlarımın bilmediklerini O bilir.

Ben işi O’nunla götürüyorum.
Ayrıca, Reyhanlı’daki patlamanın sorumlusunu da O buldu.
Patlamadan sorumlu Reyhanlı İlçesi Emniyet Müdürü ile
Kır Bekçisi Topal Salih hemen açığa alındı.
Diğer sorumlu olan, Suriye’ye gidecek bombaları yanlışlıkla patlatan
“Kör Beşir”
 adlı bir geri zekâlıdır.
Yanlışlıkla ‘Off’ düğmesi yerine ‘On’ düğmesine basmış.
Allahın körü işte n’olacak?
Yakında O’nu da yakalarız.

Obama: “Sevgili Biraderim ve Eşbaşkanım, senden bazı ricalarım olacak;

PKK ile açılım politikalarınız gayet iyi gidiyor.
Seni çok cesur buluyorum.
Ben aynısını yapamazdım.
Senin Türkiye’ye yaptığının binde birini Amerika’ya yapsaydım,
beni tekme-tokat aşağı alırlardı.
Seni kutluyorum.
Böyle devam et.

Bölünme olur, diyenlere aldırma.
Bölüne-bölüne büyümeyi onlara anlat!

Kerkük-Musul bizim olacak de!
Kafkaslara-Balkanlara-Afrika’ya sarkacağız de, aynen seçimlerde olduğu gibi
‘Büyük Düşünün”
 de.
Nasılsa

  • Seçim zamanı bilgisayar programcılarını ben sana tekrar gönderirim.

Okey?

Senden ricam; bizimkilerin ‘Pilli Tavşan’ dedikleri Deyvitoğlu’nu benden uzak tut.
Komşularla sıfır politika, dedi etrafında kavga etmediğin komşun kalmadı.
Benim Kanada ve Meksika ile aram iyi.
Buraya gelip de, beni komşularımla papaz etmesin. Uzak dursun, yeter.

Bir de, Senin Özel Paşanı bana gönder.
Benimkilere söz dinlemelerini, eğilerek beni selamlamalarını öğretsin.
Amerika’nın güvenliği söz konusu olunca beni hiç taktıkları yok.
İkide bir ‘yazılı emir’ diye tutturuyorlar, Operasyon yapamaz hale geldim, yahu…”

İki Eşbaşkan, Basın mensuplarının karşısına çıkmak için,
Beyaz Saray’ın uzun koridorlarında yürürken Obama, Türkiyeliye;

“Çok şanslısın kardeşim.
Türkiye’deki gibi bir basın ve yargı bende olsa, bir tane rakibim kalmazdı.
Kimse sana karşı kafasını kaldıramıyormuş.
İçeri attığın insanlar en az 5 sene sorgusuz-sualsiz tutuklu zindanlarda çürüyorlarmış.
Senin aleyhine yazı yazmak için adamda altı okka başak olması lazımmış.
Bizde öyle mi? Sözüm ona Başkanlık yapıyorum.
Bir haber yüzünden günlerdir Amerikan Basını beni rezil ediyor.
Ülkenin kıymetini bil. Fazla bir şey isteme.

Ben senin arkandan okur-üflerim.
Fırsat bulduğun anda Esed’e dal.
Nasılsa sende fazla nüfus var.
Hiç olmazsa vatan-matan diye insanlar güzelce ölsünler.
Kim sana ses edecek ki? Yürü be aslanım, kim tutar seni!

Not; Amerika zaferinden başarıyla ve heybesi dolu olarak gelen Türkiyeli,
tekbir sesleriyle kurbanlar kesilerek karşılandı!

Sağlık ve başarı dileklerimle. 20 Mayıs 2013

İLK KURŞUN

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir