Türkiye, ayağına ikinci kurşunu sıkarken… / While Turkey squeezes 2nd bullet on her feet ad..

Zindanlarda iken bile kendi derdini unutup ülkesinin-vatanının-milletinin-kardeş ülkelerin dertleriyle hemhal olan bu yiğitlere selam olsun! Aşk olsun ki,
Silivri zindanlarında tutsak iken bile düşünüyor, olanaksızlıklar içinde yazıyor ve paylaşarak biz “hapiste olmayanlara” (!?) yol gösteriyorlar.. Mehmet Bedri Gültekin işte o yurtseverlerden yalnızca biri.. Devrimci bilinç işte böyle yaman bir donanımdır; en zor koşullarda bile kişiyi dik, onurlu, saygın kılar.. Helal olsun size
Türk Devrimcileri; dayanın, şafak patladı patlayacak!
Elbette AYDINLANMA KAZANACAK.. Türk milleti bu lanetli gidişe “dur!” diyecek.

Olmak ya da Olmamak

Mehmet Bedri Gültekin
mbgultekin@ip.org.tr, 24 Temmuz 2012

Türkiye, ayağına ikinci kurşunu sıkarken…

Amerika’nın; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar aracılığı ile desteklediği terör çeteleri, Şam başta olmak üzere Halep ve ülkenin diğer bölgelerinde sabotaj ve saldırılarını yoğunlaştırırken, ülkenin kuzeyinde bulunan Kürt yerleşim yerlerinde de PYD (PKK) harekete geçti.
PKK kaynakları, 19 Temmuz’da Kobani’de, 20 Temmuz’da Afrin ve Cindere’de,
21 Temmuz’da ise Derik’te yönetimin “halk tarafından” üstlenildiğini duyurdular.
Esad yönetiminin, ABD destekli terör grupları ile savaşırken yeni bir cephe açmak istemediği anlaşılıyor. Nitekim adı geçen yerlerde hiçbir çatışma yaşanmamıştır.
Suriye devlet görevlileri, “sorun çıkarmadan” geri çekilmişlerdir.
16 aydır Suriye yönetimine karşı yürütülen saldırıdan yararlanan PKK,
Kürt yerleşim yerlerindeki durumunu adım adım sağlamlaştırdı. Son saldırı ile birlikte “harekete geçme zamanının” geldiğini düşündü.
Ve şimdi de Kuzey Suriye’de iktidarını ilan etmiş bulunuyor.

İKİNCİ KURŞUN

ABD’yi bir yana bırakalım
PKK, Suriye’de gerçekleştirdiği bu büyük hamleyi tamamen AKP iktidarına borçludur.
AKP’nin, ABD’nin istekleri doğrultusunda Esad yönetimini devirmek gibi bir çabası olmasaydı, PKK’nin bu başarıyı elde etmesi söz konusu olamazdı.
Kısacası, AKP Türkiye’yi bir kez daha arkadan hançerlemiştir.
Veya sorumluluğu sadece AKP’ye yıkmayalım. 16 aydır yaşanan gelişmeye sessiz kalan herkes sorumludur.
Türkiye, kendi ayağına bir kurşun daha sıkmıştır. Bu “ikinci kurşun”dur.

BİRİNCİ KURŞUN

Türkiye, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra, kendi topraklarına “Çekiç Güç”ün konuşlanmasına izin vererek kendi ayağına “ilk kurşun”u sıktı.
Bölünmeye giden bir süreci böylece bizzat başlattı.
Altı ayda bir TBMM’de Çekiç Güç’ün görev süresinin uzatılmasına oy vererek, Kuzey Irak’ta bir Kukla Devlet’in adım adım kurulmasına destek olanlar aslında Türkiye’nin altını oyuyorlardı.
Geldiğimiz yer ortadadır. Türkiye’ye yönelik bölücü terörün güvenli üs bölgesi Barzanistan’dır.
PKK, buradaki üs bölgesine dayanarak Güneydoğu’da yerel iktidar mevzilerini ele geçirdi. Türkiye’nin en önemli siyasi aktörlerinden biri haline geldi.
Şimdi Suriye’de atılan adımlar da, Kuzey Irak sayesinde mümkün olmuştur.

BARZANİSTAN BÜYÜYOR

Bundan sonra olacakları tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Suriye’deki “Özerk Kürt Bölgesi” ile Kuzey Irak’ta ki Barzanistan birbirine eklemlenecektir.
Ortaya çıkan yeni oluşum, Barzani+PKK damgasını taşıyacaktır.
Hatta PKK’nın bu süreçte, Kuzey Irak’ı da kapsayan bütün alanda, daha etkin bir duruma kavuşacağını söyleyebiliriz.
Kısacası “Barzanistan” büyüyor. Ama bu büyümeyle birlikte PKK
daha etkin konuma yükseliyor.

ABD STRATEJİSİ

Bu gelişme ABD’nin bölgemize ve Türkiye’ye ilişkin stratejisine uygundur.
Hatta ABD’nin gerçekleştirmek istediğinin tam da bu durum olduğunu söyleyebiliriz.
Kuzey Irak’ta temeli atılan İkinci İsrail, şimdi Suriye’ye doğru genişletiliyor. Türkiye’ye yönelik kuşatma tamamlanıyor.
Sonraki adım İkinci İsrail’e Türkiye’nin Güneydoğusunun da dahil edilmesidir.
Kendi ayağına kurşun sıkmaya devam eden bir ülke bu sürece direnemez. “Direnememe” durumu yaratmak da uygulanmakta olan planın bir parçasıdır.
Ergenekon tertibi de bu anlamda Türkiye’nin kendi ayağına sıktığı
bir başka kurşundur

“OYNANAN ROL”

PKK çevreleri, Suriye’de Kürt halkının “fırsatı değerlendirerek kendi
bağımsız inisiyatifiyle harekete geçtiğini” söylüyorlar.
Bu parlak sözler, PKK’nın sonuç olarak ABD emperyalizminin hedef aldığı
Şam yönetimine karşı harekete geçtiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Kuzey Suriye’de olan; bir yandan ABD’nin Şam yönetimini devirme planına,
öte yandan İkinci İsrail’i Batı’ya doğru uzatarak nihai olarak Türkiye’yi parçalama planına hizmet etmektedir.
Gültan Kışanak ABD gezisinde, “rol olmaya hazır olduklarını” söylemişti.
İşte o “rol” şimdi oynanıyor.

TÜRKİYE DİRENECEKTİR

Bir ülke göz göre göre intihar eder mi? Tarihte bunun örneği var mı?
Bu yazıyı yazarken böyle bir örnek bulabilir miyim diye düşündüm, bulamadım.
Türkiye gibi binyılları bulan bir devlet geleneğinin mirasçısı olan bir ülke,
kendi ayağına kurşun sıka sıka ölüme gitmez!
Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen bu olmayacaktır.
Türkiye önce ayağına kurşun sıkanlardan kurtulacak, sonra bu bölgedeki emperyalist oyunları bozacaktır.

mbgultekin@ip.org.tr

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir