70 yıl önce Lozanın 19. yıldönümünde yazılan bir makale..

Mutlu bir yıldönümü : LOZAN

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin efsane Anayasa Hukuku (Teşkilat-ı Esasiye) hocası Prof. Dr. Bülent Nuri Esen hocamızın (1911- 1975) Lozan Antlaşması’nın 19. yıldönümünde, günümüzden 70 yıl önce yazdığı makale çok düşündürücü ve öğretici.. Lozan haftası nedeniyle paylaşmak istedik.. Hocamızın hala öğretici ve dünden bugüne ışık tutan yazılarını, adına açılan web sitesinde okuyabilirsiniz.. http://www.bulentnuriesen.com/
Prof. Dr. Bülent Nuri ESEN
İst. Üniv. Hukuk Fak. http://bulentnuriesen.com/gazete/lozan.htm,
Ulus Gazetesi, 24.07.1942

Bir milletin hak fikri, onun mensuplarında şahsa hürmet ve millet halinde yaşamak iradesinin temelini teşkil eder.

İsviçre’nin önemli bir adalet şehri olan Lozan 24 Temmuz 1923’de tarihine ün katan bir törene sahne oldu: Barış kurultayına gönderilmiş bulunan Türk elçileri başlarında Edirne mebusu, Hariciye Vekili İsmet Paşa olduğu halde Lozan antlaşmasını imzaladılar. Bir yanda “yedi düvel”, bir yanda da biz vardık. Günler gelip geçti. Biz “zaferlerimizle mağrur” olmadık. Durmadan çalıştık.

Bugün dünyaya dal budak salan afet bizi çarkları arasına alamıyorsa bunu milletçe namuskâr ve faziletli yaşayışımıza, antlaşmalarımıza bağlılığımıza, Türklük şuurumuzdaki beraberliğe borçluyuz. On dokuz yıl, onu geçmiş zaman diye seyrettiğimiz vakit ne kadar uzak görünüyor. Mesafenin uzun sanılması yaptığımız işlerin, başardığımız devrimlerin, başka Miletler ölçüsünde asırlık oluşundandır. Böyle olmasa idi, 24 Temmuz Türk ulusal hayatında bir tarih günü diye anılmaz ve kutlanmazdı.

Her milletin hayatında tarihini işaretleyen takvim yaprakları vardır. Halk bunları koparıp kendi inanışları âlemindeki kutsal yere asar. Ve sonra, dünyanın güneşi her dolanışında o da kendini hatıranın heyecanı içine bırakır. Geçmişteki başarıyı anmak yarına daha iyi hazırlanma kudretini aşılar.

Millet cesareti ve millet gururu köklerini tarihin büyük günlerine salmışlardır. Kökü besleyen toprak ne kadar sağlam ve bereketli ise milletçe çalışma kabiliyeti ve topluluk şuuru da o kadar verimli ve yüksek olur.
24 Temmuz günü bütün bu özellikleri gösterir.

Lakin, bu kadarla kalmaz. Onda millet hayatının yalnız bir cephesi saklı değildir. Bu tarih,
millet hayatının çeşitli cephelerini kucaklamıştır. Milletin ekonomik, sosyal ve hukuk varlıklarında,
kültür durumunda en büyük ve en feyizli evrimlerin ilerlemelerin başlangıcı, hareket noktası olmuştur.
Bu derece geniş tesirleri haiz bir olayın bilhassa gösterdiği vasıf hukukidir, denebilir. Bunun içindir ki
24 Temmuza “Lozan günü” dendiği gibi “hukuk günü” adı da veriliyor. Lozan antlaşması ile Türk hukuk hayatında baştanbaşa bir değişme meydana geldi. Bu değişmeyi antlaşma değil, biz yaptık.

Antlaşma, yenileşme kararımızı göstermek bakımından önemlidir.

Büyük devletler Türk milli benliğinde saklı kuvvetleri aşağı yukarı tahmin etmiyor değillerdi.

Ancak, bu kuvvetlerin ne yapısını bilebiliyorlar ve ne de ölçüsünü takdir edebiliyorlardı.

Osmanlı İmparatorluğunu yıkmış olan çeşitli sebepleri dolambaçlı çarelerle yaşatmak emelini gizleyen (kendi vatandaşlarına adalet teminatı sağlamak endişesi) suretiyle iddialar ortaya attılar.

Onlara bugünkü samimiyetimizin sıcaklığı ile garp medeni milletleri seviyesine yükselmiş bir kültür hayatını yaşamak kararında olduğumuzu bildirdik.

On dokuz yılda kaydettiğimiz ilerlemeler ve tırmandığımız basamakların sayısı sözümüzün eri olduğumuzu bir daha ispat etti. Bugün birbirleriyle vuruşmakta olan milletlerle dostluğumuzun sırlarından biri de buradadır. 24 Temmuzun hukuk hayatımızda açtığı alanları devlete şeklini ve kuruluşunu veren hukuk düşünüşünden gündelik yaşayışımızı düzenliyen büyük kanunlara kadar olan tekmil yenilikler diye gösterebiliriz.

Bir halk ve hukuk devleti yaratmak azmimizi Lozan’da bütün cihana haykırdık. Gene orada memleketimiz adalet mekanizmasına yeni bir yapı vermek kararımızı belirttik. Bugünkü Türk hâkimi Lozan’ın kendisine aşıladığı ruhla adalet işini görüyor. Kafasını kaplıyan hak düşüncesi Lozan’dan önce bu memleket hukuk adamlarında görülen bir hak düşüncesi değildir.

Eski zihniyet, menfaatleri hak tanımak yolunda yürüyordu. Bugünkü hukuk görüşümüzde haklar menfaat teşkil ederler. Lakin her menfaat, hak meydana getirmez. Eski düşünüş, menfaatte hak gördüğü için ferdin menfaatini topluluğun hakkına feda etmekten çekiniyordu. Lozan’ın açtığı hukuk yenileşmesi devri halk diline kadar geçen “birimiz hepimiz için” fikrini yerleştirdi. Bir milletin hak fikri onun mensuplarında şahsa hürmet ve millet halinde yaşamak iradesinin temelini teşkil eder.

Bu temelin sağlamlığı milletlerin hakka bağlılığından ve adalet duygusunun temizliğinden çıkar. “Lozan zaferi” bu bağlılığı ve bu duyguyu dünyaya izhar edişimizin ifadesi ve delilidir.

Büyük bir millet layık olduğu halde kendisinden esirgenmiş olan saygıyı Lozan’da tekrar kendi gücü ile kazandı. Ne kadar övünsek az, ne kadar kıskansalar yeridir.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir